UEFA öcüsü ile ne amaçlanıyor?



Bugünler gerçekten insanın normal alışkanlıklarını bozuyor. Biraz önce Ahmet Çakar okudum. Şöyle diyor: "UEFA, TFF'nin kararından diğer bir deyimle olayı ötelemesinden tatmin olmadı. Peki tatmin olmayınca ne yaptı? Cornu'yu İstanbul'a yollayıverdi." Yazının finali harikulade "Bu (Hüsnü güreli olayı) bile TFF'nin başını derde sokabilir."

Ahmet Çakar yalnız değil tabi. Sağda solda ve medyanın gerekli gereksiz her bölümünde UEFA'nın Türkiye'ye çok ciddi yaptırımlar uygulayacağı, Allah korusun Türk Futbolunu Avrupa'daki UEFA organizasyonlarından ihraç edebileceği, hepimizi mahfedeceği, Avrupasız kalacağımız vesair gibi senaryolar dolaşıyor. Galatasaray'ın basın açıklamasında beyan ettiği gibi şayet "biz yapmazsak UEFA yapacak ve bu da başımıza belalar açacak"

Ülke içerisinde yapılan hukuksuzlukların dışarıdakiler, batılılar, Avrupalılar tarafından mutlaka görülüp, ağabeyimiz tarafından cezalandırılacağını düşünmek, AB süreci ile birlikte kafamıza çakılmış bir "senaryo". Bu senaryonun AB ve Avrupa Konseyi için sağlam bir dayanağı da var, bir yandan AB Komisyonu Türkiye'deki gelişmeleri izliyor ve raporluyor, diğer yandan da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi insan hakları ihallerini denetliyor, çeşitli yaptırımlarda bulunabiliyor. Bunun da bildiğiniz gibi yasal temelleri var. (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasanın 90. maddesi vs)

Yine de bu senaryonun AB için doğru olması UEFA'yı bir öcü olarak gösterme akılsızlığına bizi düşürmemeli. Medyamız ne yazık ki bütünüyle cahil cüheladan oluşuyor. Bilgiler üzerine değil zanları ve umutları üzerine yorumlar yapan, değerlendirmelerde asli yükü kişisel beklentilerin, husumetlerin taşıdığı bir medya kompozisyonunun en altında kalmış spor yazarları da hepten cahil, bütünüyle bilgisiz ve müthiş bir cesarete sahip.

Calciopoli olayı hakkında Türkiye'de hemen hemen kimse bir şey bilmezken ve detaylı tek bir araştırma dahi yayınlanmamışken, İtalyan Federasyonunun son derece delikanlı bir şekilde şike yaptığı KESİN olan Juventus'u küme düşürdüğü efsanesi üzerinden sunulan görüşler dahi nasıl bir cehalet atmosferi içerisinde olduğumuzu da ispatlıyor.

Dün Calciopoli'ydi, bugün yeni efsane ise "UEFA bizi mahfedecek" vahlanması. Şimdi bakalım, UEFA hakkında konuşanlar, UEFA açıklamalarını ne kadar ciddiye alıyor, UEFA kurallarına ne kadar hakimler ve esasında UEFA ismini hangi amaçla toplumu manipüle etmek için kullanıyorlar:

İDDİA: UEFA "Yüzde 1 dahi şüphe varsa küme düşürün" dedi.

Gerçek: UEFA böyle bir şey demedi, esasında tam tersini dedi.

5 Temmuz 2011 tarihli Deutsche Welle

UEFA basın bürosu sözcüsü, Deutsche Welle Türkçe Servisi'ne yaptığı açıklamada, UEFA’nın direkt olarak Fenerbahçe olayına karışmak istemediği vurguladı. Aynı yetkili, “Şu anda ortam çok karışık UEFA olarak geleceğe yönelik herhangi bir spekülasyonda bulunmak istemiyoruz. Ancak, bizim için hukukun temel kurallarından olan suçsuzluk karinesi esastır. Tersi ispatlanana kadar insanların masum olduğu ilkesi bir evrensel hukuk kuralı. O nedenle soruşturma sürüyor olsa da Fenerbahçe yasal hakkı doğrultusunda, Türkiye Futbol Federasyonu'nun vereceği karara göre, Şampiyonlar Ligi'ne katılabilecek. UEFA’nın Fenerbahçe’nin maçlarını askıya aldığı veya alacağı gibi bir durum söz konusu değil. Bu Türk futbolunun iç sorunudur. Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe ile ilgili kararları alacaktır. Bizim açımızdan ise evrensel hukuk kuralları geçerlidir” dedi.

Top Türkiye Futbol Federasyonu'nda

Fenerbahçe soruşturmasında UEFA’nin olayın herhangi bir tarafı olmadığını vurgulayan, basın bürosu sözcüsü, Deutsche Welle Türkçe'ye yaptığı açıklamada “Biz konunun Türkiye ve Türk futbolu için ne kadar hassas ve önemli olduğunun farkındayız. O nedenle olayın bir tarafı gibi gösterilmek istemiyoruz. Bizim açımızdan bu soruşturma tamamen Türk Futbol Federasyonu'nun konusudur” dedi.


7 Temmuz 2011 tarihli Deutsche Welle

Deutsche Welle Türkçe Servisi’nin görüşüne başvurduğu UEFA’nın, e-posta aracılığıyla gönderdiği resmi açıklamada, ayrıntılı bilgilere yer verildi.

Türkiye Süper Ligi’ndeki çeşitli takım, sporcu ve yöneticilere yönelik iddiaları yakından takip ettiklerini vurgulayan UEFA, bu konuda sorumluluğun ise Türk makamlarında olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Şüpheli maçlar, Türkiye Futbol Federasyonu'nun sorumluluğu, Türk yargısı ve ceza hukukunun yargı yetkisi kapsamındadır. Bu nedenle UEFA, bu konunun muhtemel sonuçları hakkında yorum yapamayacaktır” denildi.

Şampiyonlar Ligi'ne katılabilecek mi?

UEFA tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, klüplerin UEFA kupalarına katılabilmesi için, doğrudan ya da dolaylı herhangi bir şekilde müsabakaların sonuçlarını etkileyecek bir faaliyet içinde bulunmamış olmaları gerekiyor. UEFA, Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'ne katılacak klüplerden bu konuda yazılı taahhüt talep ediliyor. Bu kurallar, UEFA Şampiyonlar Ligi yönetmeliğinin 2.04, ve 2.05 nolu paragraflarında, UEFA Avrupa Ligi yönetmeliğinin 2.07 nolu paragrafında yer alıyor.

UEFA kaynakları, yargının yürüttüğü soruşturma devam ediyor olsa da Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne katılma durumunun olabileceğini, yargı süreci tamamlanana ve suçu ispatlanana kadar herkesin masum olduğunu, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne katılması ya da katılmaması konusunda Türkiye Futbol Federasyonu'nun vereceği kararın beklendiğini kaydediyorlar.

Türkiye Futbol Federasyonu'na destek

UEFA yaptığı yazılı açıklamada, şike soruşturması hakkında Türkiye Futbol Federasyonu ile sürekli iletişim içinde olduğunu, 4 Temmuz tarihinde TFF'ye gönderdiği mektupla da işbirliği ve destek mesajını ilettiğini duyurdu. Yazılı açıklamada, “UEFA, her tür şike olayına ve futbol müsabakalarıyla bağlantılı suç faaliyetlerine karşı sıfır tolerans tavrını yinelemiştir” denildi.


12 Temmuz, UEFA

UEFA confirms it is monitoring the situation on a daily basis, and that it is in close contact with the Turkish Football Association (TFF) on this issue.

There is no doubt this is a complex case which is still evolving, but the matches under suspicion clearly fall within the sporting jurisdiction of the TFF and the legal jurisdiction of the Turkish judicial system. UEFA therefore cannot comment on any potential outcomes.

Given the information received so far by UEFA there is nothing according to the UEFA statutes or regulations that leads UEFA to refuse entry to any of the clubs currently involved in the investigations in Turkey.


Şimdi bu "0 tolerans" lafı nasıl olup da "yüzde 1 bile şüphe varsa düşürün" haline dönüştürüldü? Akıl almaz bir manipülasyonla karşı karşıyayız. UEFA zero tolerance politikasından bahsediyor, bu da ancak şike yaptığı sabit olan bir takımın hiçbir ayrıcalığa uğramaması gerektiği anlamına geliyor, oysa UEFA'ya karşı çok hassas Türk basını, UEFA'nın "masumiyet karinesi, Türkiye'nin iç sorunu, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne katılır" açıklamalarını bütünüyle bir kenara atıyor ve bilinçli bir şekilde, çarpıtarak, UEFA'nın TFF'ye Fenerbahçe'yi küme düşürmesini telkin ettiğini, bu olmazsa da başımıza büyük belalar geleceğini ifade ediyor.

İDDİA: UEFA aynı Bosna Hersek'i ihraç ettiği gibi Türkiye'yi de ihraç eder.

Gerçek: Hiç alakası yok.

Bakın Bosna Hersek kararının gerekçesi ne:

The Bosnia and Herzegovina Football Federation (NFSBiH) has been suspended until further notice by FIFA and UEFA as of today, 1 April 2011.

This decision was necessary as the general assembly of the NFSBiH did not adopt the statutes according to the FIFA and UEFA requirements. Both Executive Committees of FIFA (on 28 October 2010) and UEFA (on 4 October 2010) requested the NSBiH to adopt the statutes according to the FIFA and UEFA minimum requirements no later than 31 March 2011, otherwise the association would be automatically suspended.

The NFSBiH general assembly held in Sarajevo on 29 March 2011 did not achieve the necessary quorum of support to adopt the NFSBiH statutes. Only 22 out of the 54 delegates present voted in favour of amending the NFSBiH statutes. Consequently, the NSBiH loses all its membership rights with immediate effect and until further notice.


UEFA Bosna'yı hangi sebeple ihraç etmiş? Bosna Futbol Federasyonu, üç başkana sahip, halbuki UEFA ve FIFA'nın üye federasyonlar ile ilgili bazı şartları var. O şartlardan bir tanesi de Federasyonların müstakil, bağımsız ve belirli tek bir şahısla yönetilmesi. UEFA ve FIFA Bosna Federasyonundan bu şartları yerine getirmesini istiyor. Yani bir tüzük değişikliği talep ediyor. Ancak bu tüzük değişikliği gerçekleşmiyor. Bu sebeple de geçici ihraç kararı ortaya çıkıyor.

Bizim olayımızda, yerel federasyonun yargılama alanına giren bir şike soruşturması var ve bu durumdan müstakil olarak yerel federasyon sorumlu. Yargılama sürer, deliller ortaya çıkar, soruşturma safhası biter. UEFA'nın acil bir karar beklentisi yok, yargılama sürecinin devam etmesini ve nihayetinde bir karar verilmesini istiyorlar. Bu süre zarfında da soruşturmaya tabi olan hiç kimsenin "suçlu" kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla ona göre de muamele edilemeyeceğini beyan ediyorlar. O halde Bosna tipi bir kararın ortaya çıkması mümkün değil, çünkü (1) UEFA'nın böyle bir karar yetkisi yok, disiplin hükümleri belli (2) Hali hazırda ortada bir usulsüzlük, UEFA regülasyonlarına aykırı herhangi bir uygulama yok.

İDDİA: UEFA soruşturmaya el koyar. Kesilemeyen yerleri o keser. Ormanda UEFA için 10 kaplan gücünde derler. Sen UEFA'yı bulamazsın UEFA isterse seni bulur. UEFA, Conan the Barbarian mizaçlı bir kurumdur, şunu iyi biliniz ki prensim atlantis çöktüğünde krallıkları ayaklarının altına alan odur.

Gerçek: UEFA fenni sünnetçi sanki anasını satayım. Kesiyor, biçiyor, hayal gücünüzü sevsinler.

Önce bir UEFA tüzüğüne bakıyoruz. Ne diyor 52. madde?
"Disciplinary measures may be imposed for unsportsmanlike conduct, violations of the Laws of the Game, and contravention of UEFA’s Statutes, regulations, decisions and directives as shall be in force from time to time."

Demek ki UEFA disiplin talimatnamesine (aaa öyle bir şey var değil mi) bakacağız. Bakacağız ki öğreneceğiz hangi durumda kime ne ceza veriliyor. 2011 versiyonu da şurada, açıyoruz şimdi "UEFA Disiplinary Regulations Edition 2011'i, ne gördük? UEFA müsabaka sonucunu etkilemek ve spor ahlakına aykırı davranışlara ANCAK kendi turnuvalarında gerçekleşmiş ise doğrudan ceza verebiliyor. Kulüplerden de bu tip davranışlar içerisinde olmadıklarına yönelik teminat bekliyor. Şayet kulüp herhangi bir zaman diliminde bu tip bir davranış içerisindeyse de ihraç ediyor. Yani? Yani UEFA iç meselelere karışmıyor canım kardeşim, buradaki soruşturma sürer, UEFA da izler, denetler, buradaki yargıya göre kararını verir.

İDDİA: CAS yolları kapalı. CAS'a kimse gidemez. CAS'ı unut sen unut.

Gerçek: Açıklamayı yapmak için Behzat Ç. amirime başvurduk bak ne dedi: "Ya kapalı.. Başını kapalı."

UEFA STATÜSÜ MADDE 59

Each Member Association shall include in its statutes a provision whereby it, its leagues, clubs, players and officials agree to respect at all times the Statutes, regulations and decisions of UEFA, and to recognise the jurisdiction of the Court of Arbitration for Sport (CAS) in Lausanne (Switzerland), as provided in the present Statutes.


UEFA STATÜSÜ MADDE 61

The CAS shall have exclusive jurisdiction, to the exclusion of any ordinary court or any other court of arbitration, to deal with the following disputes in its capacity as an ordinary court of arbitration:
a) disputes between UEFA and associations, leagues, clubs,
players or officials;
b) disputes of European dimension between associations,
leagues, clubs, players or officials.
The CAS shall only intervene in its capacity as an ordinary court of arbitration if the dispute does not fall within the competence of a UEFA organ


UEFA STATÜSÜ MADDE 62

Any decision taken by a UEFA organ may be disputed exclusively before the CAS in its capacity as an appeals arbitration body, to the exclusion of any ordinary court or any other court of arbitration


Türkiye Futbol Federasyonu disiplin yargılaması bittikten sonra şayet şike suçunun sabit olduğu "kanaatine" varırsa Fenerbahçe'yi şampiyonlar ligi'nden çekecek mi? Çekecek. UEFa'ya bildirecek mi? Bildirecek. UEFA bunun üstüne bir karar verecek mi? Verecek. İşte o karar CAS'a gider. Sonra Porto kararı emsal karar olarak değerlendirilir, cahil cühella medya ve kimi kulüplerin gazları sonucunda verilecek herhangi bir kararda oradan ışık hızıyla Türkiye'ye girer.

Sözlerimi Platini'nin şu sözleriyle bitirmek istiyorum:

"(12 Temmuz'da yapılan açıklamadan bahisle) Aldığımız kararlar var ve Avrupa kupalarından ihraç etmeden önce şike yaptıklarından emin olmamız gerekiyor"

SONUÇ

1- Türkiye Futbol Federasyonu ve yargılama organları UEFA üzerinden manipüle edilmeye çalışılıyor.

2- UEFA'nın açıklamaları ve kuralları dikkate alınmıyor. Tam tersine, UEFA adına sahte açıklamalar üretiliyor ve varolmayan kurallar varmış gibi gösterilerek genel bir kanı oluşturulmaya çalışılıyor.

3- UEFA kuralları ve açıklamaları hakkında hiçbir bilgisi olmayan ortalama kamuoyuna bütün bunlar gerçekmiş gibi sunularak kamuoyu kandırılıyor.

Neden?

Çünkü şayet TFF üzerinde bir baskı kurularak, TFF'nin "küme düşürme" kararı alması sağlanmazsa, ceza yargılamasında şikenin olmadığı tespit edilecek. Hedeflenen, TFF'ye karar aldırarak, bir "uzman görüşü" sahibi olmak. Şüphesiz TFF alanında hakim ve uzman ve şike olup / olmadığını tespit etmeye yetkili bir otorite. Bu otorite "şike vardır" açıklamasını yaptıktan sonra mahkeme de aynı "bilirkişi raporu" gibi bu kararı dikkate alacak ve bu yönde bir karar verecek. Bu sayede de, yetersiz delillerle, tevil edilmiş bulgularla başarılamayacak bir şey, TFF üzerinde kamuoyu baskısı kurdurularak başarılmış olacak.

O hesap Lozan'dan döner, şimdiden söyleyelim.


16 comments:

  1. Unknown dedi ki...

    Papazın Çayır'ını çok seviyorum. Yazıda katılmadığım tek bir nokta var. Sonuç bölümünün 1. maddesinde "Türkiye Futbol Federasyonu ve yargılama organları UEFA üzerinden manipüle edilmeye çalışılıyor." Yargı organları manipüle edilmeye çalışılan taraf değil, basına bilgi sızdırarak manipüle etmeye çalışan taraftır.

  2. Unknown dedi ki...

    Pardon yargı ile savcılık makamını karıştırdım bir an :)

  3. TolgavOz dedi ki...

    Yine bizi aydinlandirdiginiz için tesekkür ederim. Allah sizi basimizdan eksik etmesin.

  4. Cengiz dedi ki...

    Hocam ben gazeteciyim diye ortada dolanan, sözümona tarafsız hödükler bile şuncacık bilgiye ulaşıp yorumlamaktan acizken bir de UEFA maddelerini çevirmeden yazmışsın. Hadi biz anladık da gazete manşetinden başka bir şey okumayanlar ne yapsın?

    UEFA'dan medet umanlar da "Ulan uefa başkanı Fransız, eh biz de yarım Fransız sayılırız. Yapsın bize bir kıyak da son umut, düşürsün şu Feneri" diye iç mi geçirdiler ki?

  5. Adsız dedi ki...

    Bu yazı da gösterdi ki türk medyası, hooijdonk'un tabiriyle "quality turkish media" olay patlak verdiği ilk andan beri reyting derdinden dolayı sadece manipülasyon peşinde. alakasız konularla konuyu bir şekilde daha fazla para eden fenerbahçe camiasının başına yıkmaya çalışıyorlar. şu spor basınında bir tane adam gibi adam yok mu? diğer ülkelerdeki şike olaylarınbın boyutu, diğer ülkelere verilen cezalar hakkında bir bilgi sahibi değilken, "sonumuz şunlar gibi olur" yaygarasında bulunmaları spor basını için doğal da, ya büyük kulüplerin(!) basın açıklamalarında da aynı şeyleri söylemelerine ne demeliyiz. herkes yüzeysel, herkes kafasına göre yorum yapıyor. o çok sevilen, akil spor yazarı meleke'nin bile geçenki yazısında yürüttüğü mantığı mantığı gördük. bu şike olayında bataklığa sürüklenenler kulüplerden daha çok spor basınıdır. lanet olsun hepsine.

  6. Cengiz dedi ki...

    Bu da o medyanın son marifeti, burdan buyrun:

    http://spor.milliyet.com.tr/uefa-dan-f-bahce-icin-sok-talep-/spor/spordetay/24.08.2011/1430839/default.htm

    UEFA Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarından men edilmesini TFF'den talep etti, eğer siz men etmezseniz biz ederiz dedi. UEFA zaten kendi organizasyonuna katılan bir takımla ilgili karar alamayacak kadar aciz bir kurum olduğu için TFF'nin UEFA adına karar almasını lütfedip Fenerbahçe'yi men etmesini kuraların çekileceği güne kadar beklediği, Platini'de büyük bir Aziz Yıldırım korkusu olduğu, eğer TFF men etmez de UEFA men ederse Aziz Yıldırım içeride bile olsa hayatımızı karartır diye tasalandığı bildirildi. Euro 2016 adaylığında Platini'nin kulis yapmasını içine sindiremeyen TFF'nin topu UEFA'ya atıp Aziz Yıldırım'ın bütün hışmını Platini'ye odaklamasını sağlayarak bir anlamda intikamını almış oldu. Şimdi ise Platini kan terleyerek CL kura çekiminin arefesinde vereceği karar için kara kara düşünmekte olduğu öğrenildi. (tam da QTM ifadesi oldu)

    Mübarek Ramazan günü ağzımı bozmaya hiç niyetim yoktu ama söyleyeceğim; daha önce de bir yorumda yazdığım orospu ruhlu medya böyle olsa gerek.

  7. Akaliptos dedi ki...

    Elinize saglik.

  8. Adsız dedi ki...

    Teşekkurler dostum güzel analiz. ;)

  9. fishersad dedi ki...

    analiz güzel de tff'nin kararı analizi çürüttü yada anlamsız kıldı! madem şike konusunda tereddüt var idi. neden fenerbahçe küme düşürülmedi? çok net bişey söyleyeceğim 1) fenerbahçenin şimdiye kadar söylediği "yargılamanın sonucunu bekleyelim" sözü federasyonun bir süre önce aldığı "fenerbahçenin küme düşürülmemesi" kararını etkilememiştir. Federasyon etik kurulun raporu ve yasaların ona verdiği yetkiyle bu kararı almıştır 2) yargılama sonucu şike suçu kanıtlanması ihtimaline karşılık TFF yine yasaların ona verdiği yetkiyle fenerbahçeyi avrupa kupasından men etmiştir. 3) fenerbahçeye mahkeme sonucunda her iki kararda da tazminat hakkı doğmuştur. a) sezon içerisinde fenerbahçe küme düşürülür ise bu sezon ve önümüzdeki sezon ligde yer alamayacaktır ve bunun sorumlusu "devam" kararı alan federasyondur. b) fenerbahçe suçsuz bulunur ise Şampiyonlar liginden men eden tff sorumludur ve tazminat davasına katlanır. Bu durum can sıktı. o kadar ciddi baskı varken fenerbahçeyi küme düşürmeyen federasyon, bu men kararını nasıl alabildi? hangi gerekçeyle? varsa bir gerekçesi o gerekçe şike ihtimali yada gerçeği değilmidir? bu durumda o gerekçe küme düşürülmeyle neden sonuçlanmadı?

  10. barisek13 dedi ki...

    teşekkür ederim çok güzel yazı olmuş tebrikler

  11. aethewulf dedi ki...

    kararı uefa almadı, tff aldı. güya uefanın mektubu üstüne almışlar, o mektupta şu yukarıda yer aln, 5 temmuz tarihinde özetle uefa'nın beyan ettiği şeylerden farklı bir şey varsa ben de ne olayım. rezalet. rezalet.

  12. aethewulf dedi ki...

    ne amaçlandığını doğru bilmişim de, bunun ne kadar etkin olabileceğini tahmin edememişim.

  13. gumgumok dedi ki...

    uefa'nın konumu aslında çok açıktı. Biz ne kadar hukuki açıklamaları yerli yerinde yaptılar diye görsek de, uefa 'marka'ya bakar. Tıpkı pazarda dolaşan bir marka hakkında yapılan tüm olumsuz yorumların markaya zarar vermesi gibi; onlar da gerek türkiye basınında gerekse türkiye basının kaynak olarak alan avrupa basınında çıkan haberler; ister istemez fenerbahçe üzerinde şaibe yarattı ve marka değerini hukukun önünde gören uefa, böyle gayrihukuki bir karar aldırdı.

    Emniyet, savcı, medya işbirliğiyle henüz iddianame bile yokken suçlanan insanlar sebebiyle koskoca bir camia hakkında böyle bir karar aldırdılar. Bundan sonra federasyon iddianameye kadar, ortada şike suçunun olmadığı ya da olduğuyla ilgili bir karar almayacağı için; en doğrusu bizim ligden çekilmemiz ve bundan sonra tüm gücümüzle bu ortamı yaratanlarla savaşmamızdır.

  14. Dohavo dedi ki...

    Madem bizim adımız şikeye karıştı diğer avrupada oynayan hamsizon ve 8taşıda çekeceksin ulan!Çekeceksin..Pazar günü galiba eylem var.Renkdaşlar.

  15. nowanda dedi ki...

    hırsımdan ağlayacağım artık yemin ederim. Şu ülkenin nefret dolu siyasi ikliminden, magazin iğrençliklerinden, adeta foseptik kokulu medyasından kaçıp sığındığımız tek limanımız futbolu, Fenerbahçemi ne hale getirdiler. Bütün bu başımıza gelenler temiz futbol için mi, buna samimiyetle inanan var mı gerçekten? Geçen sezonun bütün maçları şikeli olsa bugünkü geldiğimiz nokta kadar kirlenmezdi Türk Futbolu. Elimizdeki son oyuncağımızı aldınız. Temiz futbol adına alenen tecavüz ettiniz Futbola..Şu mübarek gün dilerim Allah gani gani belanızı verir inşallah. Bu sezon zaten futboldan da ligden de birşey beklemiyordum, tek tesellim Şampiyonlar Ligiydi, üç beş maç futbol heyecanı yaşayacaktık, çok gördüler onu da. Her gün hevesle okuduğum, bu kirli savaşa karşı resmen tek başına direnen sayın blog yazarı kardeşlerim, iyi ki varsınız..Sizleri kardeşim gibi seviyorum emin olun. Ne olur sesimiz olmaya devam edin. Gün olur devran döner, bir gün bunların hesabı sorulur bu leş kargalarından.

  16. erdemcapar dedi ki...

    The UEFA Emergency Panel, composed of the UEFA President and four members of the UEFA Executive Committee, met today following "the decision of the Turkish Football Federation to withdraw Fenerbahçe SK from the UEFA Champions League 2011/12 due to the fact that the club has been involved in match-fixing."

    "The Turkish Football Federation has shown with this decision that it takes its full responsibility in the fight against corruption."

    bu açıklamalara rağmen nasıl çıkıp hala "UEFA Fenerbahçe'yi sokmuyor kupalara" deniyor, anlamıyorum?

    http://www.uefa.com/uefa/mediaservices/mediareleases/newsid=1666864.html

Yorum Gönder