Sağlı sollu ataklar - 3



Yahu bırakın da, Aziz Yıldırım yalakalığıyla en son suçlanacağım yerlerden birinde, Papazın Çayırı'nda doya doya bir sınırsız yabancı hakkı savunusu yapayım. Diyeceksiniz nereden çıktı bu? Türk futbolunun geleceği hakkında kaygılandığım, ligimizin ve futbolumuzun nurlu ufuklara koşması için ne gibi önlemler alınması gerektiğine kafa yorduğum için falan değil elbette; sırf kemiksiz 30 milyon TL'ye patlayan Mehmet Topuz'u seyrederken çektiğim eziyetten, 19 Mayıs'ta kabir azabı gibi geçen o 90 dakikadan ötürü.

Yabancı oyuncu sınırlamasının kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Hem de öyle İngiltere'deki gibi şu kadar maç milli olma şartı falan da getirilmeden. Türkiye kalitesiz yabancı cenneti olacakmış, umurumda değil. Zira bu piyasanın bir dengeye erişmesi için, yurt dışındaki muadilleri senede 100 bin avroya 'Allah bereket versin' derken, bizim Türk futbolcular deve yüküyle para kazanarak yattığı için, sırf Türk diye Topuzlara, Kâzımlara, Gökhan Ünallara, Vedersonlara verdiğimiz paraya acıdığım için. Diyeceksiniz ki, parası senin cebinden mi çıkıyor kardeşim? Valla diğer takımları bilmiyorum da, Fenerbahçeliysen eğer aynen öyle oluyor kardeşim. Yönetim kombinesiydi, formasıydı, kanarya kanatlı yağmurluğuydu, dergisiydi, gazetesiydi, 55 liralık kale arkası biletiydi derken; fitil fitil getiriyor burnumuzdan dermansız Mehmet Topuz'a ödenen paraları.

Yabancı sınırlaması kalkınca bir iki üç daha fazla Josico gelecek diye düşünüp nifak sokmayın şu gül gibi ortamımıza. Ben, 'takımı yabancı oyuncuyla dolduralım, kupaları birer birer nah alalım' demiyorum, 'hele şu piyasa dengeye gelsin, sırf lacivert pasaportunun yüzü suyu hürmetine, futbolun temel kurallarından bihaber olan adamlara çil çil avroları yedirmeyelim' diyorum.

Thomas Doll Doll Doll

Laf Gençlerbirliği maçından açılmışken kıymetli Erfurtlular, Gençler'in hocası Thomas Doll'un atkıları, ceketleri, bir bütün olarak stili sizin de dikkatiniz celb ediyor mu? Üstad sanki maç biter bitmez Tunalı Hilmi'de sergi açılışına katılacak, elinde şampanyasıyla sarı lülelerini sallayarak günümüz modern sanatı hakkında ahkâm kesecekmiş gibi durmuyor mu? Tamam iki dirhem bir çekirdeksin de Thomasım, sen de bizim gibi 80'leri yaşamadın, Antalya sahillerini şenlendiren zevksizlik abidesi Alman turistlerin tavukgötü saç modelini sen de gururla taşımadın mı bir zamanlar? (Aha da belgesi. Bir de şu var ki, buna bismillah çekmeden bakmayın derim.) Eee o zaman afran tafran kime? Sen de çıksana Herr Daum gibi, Bay Karaman ya da Bay Kurtar gibi şöyle tiril tiril eşofman takımınla, karıştırmasana kafamızı.

Muhsin Bey

Tabii iki dirhem bir çekirdek hocalar bahsine gireceksek, Sivas'ın janti hocası, Afrika kıtasının en meşhur Türk'ü Muhsin Ertuğral'ı da unutmamak lazım. Takım küme düşecek ama Muhsin Hocam, Yavuz Turgul'un filmindeki adaşı gibi briyantinli saçları, dar kesim takımları, şık atkılarıyla, tane tane verdiği güzelim demeçlerini soğukkanlılıkla sürdürüyor. "Pazartesi hocaları hiç kaybetmezler!" özdeyişi de Muhsin Ertuğral hocamızındır, unutmayalım. Yeri geldi, evimizden bir diyalog aktararak kapatayım bahsi. Pazar akşamı maç özetleri izleniyor:

SPİKER: Maçtan önce Mehmet Özdilek, Muhsin Ertuğral'a başarılar diliyor.
EVİN KADINI: Tiyatro yaşamında mı?

Rus Rıdvan'ı Arşavin

Sağlı sollu ataklar dizimizde kör topal, Adapazarı işi bir bilinç akışı yöntemiyle ilerliyoruz, Allah sonumuzu hayır eyleye. Arşavin meselesi de diyalog aktarmaktan çıktı. Faal futbolcular içinde Rıdvan Dilmen'e en çok benzettiğim topçu olan güzel kardeşimiz Andrey Arşavin, web sitesinde okurlardan gelen sapır saçma sorulara oturup cevap veriyormuş. Okumak isteyenler için sorular ve cevapları şurada ama ben en sevdiğim cevabı aktarmak isterim buraya:

SORU: Merhaba Andrey, ben de senin gibi futbol oynamak istiyorum.
CEVAP: Oyna o zaman.

Fildişi Sahili ile Türkiye kardeş ülke olsun

Gerçi sonradan yalanlandı ama ben istiyorum Guus Hiddink'in Dünya Kupası'nda Fildişi Sahili'ni çalıştırmasını. Dünya Kupası'na hazırlık niyetine Türkiye'yle de bir maç ayarlarsa Fildişi Sahili federasyonu, bir taşla iki kuş meseline yeni bir boyut kazandırır Guus hocamız. Düşünsenize, tek maçla iki takımı da görmüş, tartmış, oyuncuların form durumu hakkında bilgilenmiş olacak. Mesela ilk devre Türkiye'yi, ikinci devre Fildişi Sahili'ni yönetebilir. Sonra mesela kardeşlik vurgusunu arttırmak adına Kader Keita, bir devreliğine Türkiye forması giyebilir. Hiddink maç sonunda Fildişi Sahili televizyonuna onların durumunu, bizim muhabirlere de Türkiye'nin durumunu anlatabilir. İktisat tahsilimiz bir boka yaramadı bari dandik ekonomi yazarlarının kullanmaya doyamadığı o aptal klişeyle bağlayayım lafı: Tam bir kazan-kazan durumu değil mi sevgili Erfurtlular? (Gerçi kazan deyince benim aklıma keşkek, löp et, helva falan geliyor ama.)

Hiddink demişken, adam Ağustos'ta gelecek diye federasyonu tefe koyanları da anlamıyorum. Öyle ya da böyle adamlar gitmiş, piyasanın en iyi milli takım hocalarından birini, daha dokuz ay önce Chelsea'nin başında Şampiyonlar Ligi maçına çıkan bir hocayı getirmiş. Bizimkiler hâlâ 'vay efendim Ağustos'ta mı gelinirmiş' diye şarlıyorlar. Sanki Fatih Terim Mart ayında iş başı yaptı da dağları deldik, turnuvaları fethettik a.q.

A.Q. ne lan?

Az önceki paragrafın son kelimesini yazarken ben utandım, siz okurken bana sövdüyseniz üzülmem. Son zamanlarda sık sık gözüme çarpmaya başladı bu a.q., özellikle internet gençliğinin jargonuna yerleşmiş. O nasıl şey lan öyle? Ya hiç küfretmeyin, ya da adam gibi amına koyiim deyip geçin. A.Q. neymiş? Batmak üzere olan uyanık bir Rizeli müteahhitin İstanbul'un en siktiriboktan yerinde yeni orta sınıfları kandırıp üç beş daire satayım diye uydurduğu o sikindirik site isimlerine benziyor.

"AQ Evleri, gelin size de koyalım!"

Tamam tamam bitiriyorum

Müjdat Yetkiner'den hâlâ bahsetmedin, ne oluyoruz diyen münafıklar olacaktır elbet. Ben o zaman size Barcelona'nın Müjdat Yetkiner'i olan Messi'den bahsedeyim. Haftasonu Valencia maçını, Çarşamba akşamı da Stuttgart maçını izledim Barça'nın. Uyuyanları uyarmak, uyandırmak istiyorum. Lan oğlum dünyanın muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi futbolcusuyla aynı zaman diliminde yaşadığımızın, onun maçlarını izleyerek yaşlandığımızın farkında mısınız?


9 comments:

  1. PVH dedi ki...

    ehehahauehahhae

  2. Sekhranikos dedi ki...

    süper ne denir:)

  3. Olur Öyle dedi ki...

    Bravo birader,haklısın valla.Bizde göte "göt" denir(döt değil),neyse o.Bir de Messi konusunda haklısın,çocuklarımıza anlatacağımız onu dünya gözüyle izlemiştik diyeceğimiz bir uzaylı o,ne bileyim yada bana öyle geliyor.

  4. linguisticsfc dedi ki...

    ahahhahaha süperr, doll çok şık hakaten xD burda tabii eski fotolarda değil. yalnız bu adamın yuzune n'olmuş? (g.o.r.a)

  5. Ortega dedi ki...

    Göte göt deniyor bu ülkede ama nedense bazıları Fildişi Sahili'ne ısrarla Fildişi Sahilleri diyor. Ve ben buna kıl oluyorum. Onları Ada sahillerinde bekliyorum. Onlara laflar hazırladım.

  6. constantinache dedi ki...

    güzel yazı, lakin yabancı sınırlamasında "benim de söyleyeceklerim var":

    - sınırlama tamamen kalkarsa büyük takımlarla küçük takımlar arasındaki makas gittikçe büyür. şöyle ki, büyük bir takım 5 tane yıldız alabilirken küçük takım onlardan 1'ini bile getiremez, kadroyu dandik topçularla doldurur. o yüzden "6+sınırsız" sistemini öneririm. yani istediğimiz kadar yabancı alalım, ama lig ve kupada bunların 6'sı oynasın. avrupa maçlarında da bir inter, bir arsenal tadında yabancı takım havası yakalayalım.

    - şu da olur: kendi milli takımında en az 30 kez oynamış topçuları almak sınırsız olsun, 30un altındakilerin sayısı 4 olarak belirlensin. ligimiz de kalitelensin.

    ne olursa olsun, yabancı sayısı arttırılsın.

  7. Serkan Sağlam dedi ki...

    sabah sabah iyi güldüm...

    AQ evleri... hehahehah

  8. Sekhranikos dedi ki...

    @constantinache

    sen hiç dert etme o makası aziz betonla kapatır gene. yıldız dolu baksana sınırlı takımda bile 1 yıldız anca var oda kaç sene evvelinin yıldızı söndü sönecek. bişi değil doktor da bir gün gidecek eni sonu bu aziz betonarmesini kiminle ayakta tutucak -tutucak mı tutacak mı?- onu merak ediyorum.

    ayrıca rehavet bu AQ siyasi bir gönderme de içeriyor mu?:)

  9. Rehavet dedi ki...

    valla onu hiç düşünmedim Sekhranikos, demek istediğini anlıyorum ama, olabilir.. ayrıca abicim/ablacım yazması kolay nick seçin kendinize yav, helak oluyorum cevap verirken, aethewulf da öyle.. daha zoru şimdi geliyor...

    constantinache, (başardım yazmayı) dediğin tehlikeler var aslında ama ben çok dar bir açıdan, tamamen m.topuz ve f.bahçe penceresinden bakıyorum meseleye.. o bakımdan şeettim.. bir de iyi scouting sistemi olan anadolu takımları da bu işten bir hayli kârlı çıkabilir bence.. cavcav mesela eski formunda olsa, çok acar olurdu..

Yorum Gönder