Yönetimin Bilica Açıklaması Üstüne



Fenerbahçe yönetimi Bilica konusunda bir açıklama yaptı.

“Bilica'nın; futbol sahasında yaptığı sportmenlik dışı davranışın cezası, futbol oyun kuralları kitabında saptanmış olup; müsabakanın hakemi de bu kurala uygun şekilde; sarı kart ile futbolcumuzu cezalandırmıştır.”…… Kulübümüz; kendi iç disiplin talimatları, sözleşmesel şartlar ve bunlara ilişkin hukuki düzenlemeler çerçevesinde, olayın gereğini yapmıştır. Kulübümüz için; bu konu kapanmıştır.
Ne kadar da tanıdık bir üslup değil mi. Sanki işkence yapan polisler hakkında tenezzül edip iki satır bilgi veren bir Valilik açıklaması, ya da yolsuzluk yapan bir bürokratla ilgili suya sabuna dokunmak istemeyen bir Cemil Çicek basın toplantısından alınma sözler gibi.

Açıklamanın üstte alıntıldağım bölümünü bir değerlendirelim, Fenerbahçe yönetimi sportmenlik dışı hareketin sahada olup biten bir şey olduğunu düşünmüş, yine Silahlı Kuvvetlerin soruşturma sonucundan bilgi verir gibi bir üslüpla iç disiplin talimatlarına göre cezayı verdik, olay bizim için kapanmıştır demişler. Şimdi Fenerbahçe yönetimine soruyorum? Adamın yaptığı hareket milyonların gözünün önünde cereyan etmiş, pek çok insanın abartılı ya da normal tepkisini çekmiş, sen bu adamın hareketinin sportmenlik dışı olduğunu kendin de kabul etmişsin ama kamuoyuna “biz ceza işini aramızda hallettik “ minvalinde bir açıklama yapıyorsun.

Kamuya mal olmuş ya da kamu vicdanını rahatsız eden bir eylemin cezası verilecekse böyle verilmez. Cezayı tüm kamuoyuna duyurursun ki kulüp olarak böyle olaylar karşısında ilkelerin olduğunu, aynı şeylere tevessül edecek diğer sporculara da böyle bir olaya kalkışmamaları gerektiği mesajını vermiş olursun. Eğer “Bilica’ya ceza vermeye gerek duymuyoruz” gibi bir açıklama yapılsa bunu haklı bulmasam da anlarım ama “biz aramızda hallettik sizi ilgilendirmez” anlayışı maalesef artık kulüpte iyice içselleştirdiğimiz doğu tipi despotizm örneği.

Bilica’nın özel hayatına yönelik suçlamalara karşı oyuncunun kulüp tarafından desteklenmesini anlarım, haklı da bulurum, gerçekten de adamın öğrenim durumundan, çocuk sayısına kadar bütün niteliklerini afişe edip haklı bir ahlaki konumda olmasına rağmen adi bir üslup kullanmayı tercih eden insanları eleştirirsiniz ama oyuncuyu linç kampanyasından koruyorum diye "biz öpüşüp barıştık bizim için kapandı mesele" diyemezsiniz.

Ömer Aşık kulübe karşı yasal haklarını kullandığı ve ihtarname çektiği için iyileşmesine rağmen ve takımın ona çok ihtiyacı olmasına rağmen kadroya giremiyor. Sen bir sporcuyu sözleşmeden kaynaklanan hakkını kullandığı için kızağa çekeceksin diğer sporcunun yaptığı spor ahlakına yakışmayan hareketi sineye çekip hiçbir yaptırımda bulunmadan, bulunsan bile bunu afişe etmeden devam edeceksin. Sporcuya verilen mesaj şu “Başkana karşı gelirsen ne olursa olsun cezalandırılacaksın ama kulübün gelenekleriyle ters düşen Fenerbahçe’nin temsil ettiği değerleri kirleten sporcuysan bir çaresine bakarız”.

Fenerbahçe pek çoğumuzun övündüğü gibi bir futbol kulübü değil binlerce sporcunun spor yaptığı altyapıdaki pek çok gencin sarı lacivert çubuklu formayı ilk kez giydiğinde heyecandan titrediği devasa bir organizasyon. Sportmenlik dışı davranışları kendi bünyenizde cezalandırmazsanız Tanıl Bora’nın bugün Radikal’de dediği gibi kürekten yüzmeye atletizmden basketbola altyapıdaki oyunculara spor etiği konusunda ne söyleyeceksiniz.


8 comments:

  1. Stringer dedi ki...

    Bilica olayinin diger futbol ahlaksizliklarindan tek farki "farkli" bir sey olmasi. Onun disinda cezasi sari kart. Bana gore bariz bir sekilde top ayagindan cikmisken hakeme "tac bizim " hareketi yapmak bundan daha bile buyuk bir ahlaksizlik ama onun cezasi bile yok oyun kuralarinda.

    Fair-play disinda davranan her oyuncuyu gondereceksek takimda oyncu kalmaz. Ilk yarida Kazim'i linc ettiler yetmedi sira simdi Bilica'ya geldi.

    Bazen merak ediyorum "aa cok ayip, hemen gonderilsin" yorumlarini yapan arkadaslar hangi ulkede yasiyor.

  2. Arkhe dedi ki...

    Ben Fenerbahçe'liyim ve benim Fenerbahçe'liliğime dokundu. Gönderilsin diyenleri saçmalıyor diye tanımlamanın anlamı yok. Ben öyle hissettim, hissetmeyeni de eleştirmem.

  3. Sekhranikos dedi ki...

    ismail güldüren, hürrriyet ve sair insan kılıklılar durmalı bir bilica gitmeli zaten. Adam ayağı ile penaltı noktasını eşeledi budur ona yakışan bir harekettir kimse görünce vay bilica bunu nasıl yaptı demez de gönderilecek sebep bu ise gönderilmesin! Ortada basit bayağı bir kurnazlık var bunun güvenin kavalına girişen mustafa doğanın yanında lafı olmaz, rakip topçunun orasını burasını elleyen topçuların yanında sözü edilmez.

    Bilica yetersiz ve gereksiz bir topçudur ve futbol ahlakı zayıftır. Penaltı noktasını eşelemekle bunun bir alakası varsa hakeme çaktırmadan ilerleyen baraj mensubu tüm topçular gönderilmelidir.

    Hayır efenim gerzekliğinde bir sınırı olsa iyi olur kanaatindeyim.

  4. cenk dedi ki...

    Bu tarz düşünen taraftarlar maalesef 1950 lerde kalmışlar, doğrudur yanlıştır diyemem ama o zamanın futbol bakış açısındalar. Hani bizimkiler ve gs liler aynı evdelermiş gs başkanı gelmiş vsvs.
    Artık öyle dönmüyor bu işler çoğumuzun hayatı boyunca kazanamayacağı rakkamı alıyor sahadakiler ve klüpler böyle paralar harcayınca son noktasına kadar kullanmak zorundalar artık taraftarın büyük çoğunluğu da skorboarda bakarak değerlendiriyor herşeyi.
    Bu anlamdaki başka bir konuyada yazmıştım avrupa 2. olan bir takım sadece bir maç kaybedince o gitsin bu gitsin demeye başlıyor çoğunluk. Yahu bu kızlar bir hafta evvel bize en büyük kupada final yaşattılar dediğimizde , şampiyonmu oldular cevabı geliyor. Hal böyleyken kimse böyle kritik dönemlerde oyuncusunu harcayıp alacağı kupayı riske etmez. Unutmadan, bu denli romantik düşünüp sonra klübe ihtarname çeken bir oyuncunun yasal haklarından bahsedilmesi de, genel tavırla tezat oluşturmuş.
    Son olarak evet olmasın böyle şeyler ama sadece bizim oyuncularımız değil kimse yapmasın.kuralda cezası belli ve cezası verilmiş bir hareket için bu denli konuşulurken aynı cezanın uygulanmadığı nice örnek var kimsenin sesi çıkmıyor

  5. DenizEr dedi ki...

    ideal sartlarda yazinin ana fikri dogrudur ama butun sene uzerimize oynanan oyunlardan sonra nedense Bilica gozume melek gibi geliyor ve de ceza almasi gerektiginin dusunmuyorum...

  6. Unknown dedi ki...

    Papazin Cayiri'nda katilamadigim ender (hatta ne enderi, tek yazi) yazilardan biriydi bu.

    Kulup Bilica'yi cok acik olarak medyanin ve rakip takim taraftarlarinin bel alti saldirilarina karsi savunmus. Savunmak da gorevidir. Bilica yanlis yapmis olabilir, ama sen kalkip adamin aile hayatindan, egitim seviyesinden, teknolojiyle iliskisinden elestiri yapiyorsan kulup de orada dur demek zorundadir.

    "Fenerbahçe yönetimi sportmenlik dışı hareketin sahada olup biten bir şey olduğunu düşünmüş". Bu dogru degil, aciklamada hem hakemin hem de yonetimin bu hareketi cezalandirdigi soylenmis. Sahada olup bittigine inansalar kendileri cezalandirmazdi Bilica'yi.

    "linç kampanyasından koruyorum diye "biz öpüşüp barıştık bizim için kapandı mesele" diyemezsiniz". Evet diyemezsiniz, ama zaten opusup baristik diyen yok. Mesele kapanmistir diyorlar. Kapanmis demek hersey gulluk gulistanlik demek degil. Ben hala yonetimin Bilica'yi sezon sonunda gonderecegini dusunuyorum. Konu kapandi demek olay Bilica'nin siciline yazilmadi demek degil.

  7. Unknown dedi ki...

    Ömer aşık konusuna katılıyorum ve fenerbahçe' de yerleşen bu despot düzenden ben de rahatsızım. ancak bilica konusunun, çoğu blogda ve yorumlarda bahsedildiği gibi, koca sezon şampiyonluk kovalayan takımın as oyuncusunun sözleşmesinin feshedilmesi ya da medyaya malzeme olacak şekilde ceza verilmesi-açıklamaların yapılması şeklinde çözülmesi, yarışın kızıştığı bu dönemde belki de şampiyonluğa mal olurdu. hem de ne olduğu, ne amaçla yapıldığı belli olmayan saçma bir hareket için... bence yönetim gayet iyi geçiştirdi. tabii şu an için. umarım sezon sonu bilica' nın artıları eksileri değerlendirilir ve nihai karar verilir.

  8. Unknown dedi ki...

    Kim ne derse desin Fenerbahçe yönetimi en doğrusunu yaptı. Bilica'nın yaptığının etiklikle alakası yok. Adam resmen dikkat dağtmaya yönelik bir hareket yaptı. O zaman Bobo penaltı atarken ıslıklayan taraftarıda, basket maçlarında faul atışı yaparken dikkat dağıtmaya çalışan taraftarlarıda bu ülkeden sürelim.

    Bilica'nın eğitim seviyesini tartışanların çoğuna bakın, eğitimi liseyi geçmemiştir. Zaten adam gibi eğitimi olan adam Bilica'yı başka yönlerden eleştirir. Bu ülke ne zaman belden aşağı vurmamayı öğrenecek merak ediyorum.

Yorum Gönder