14 Ağustos 2011

3 Temmuz'dan Bugüne -IV-
24 Temmuz - 31 Temmuz Haftası



Hayırlı haberler olurken, arşivi de unutmamak lazım. 24 Temmuz - 31 Temmuz arasında neler oldu, kimler neler dedi, medyaya yeni hangi bulgular servis edildi, bunları da bir görelim. Pazartesi onlar tamtam seslerini değiştirirken, burada bizler kimin ne yaptığını unutmayacağız.

Birinci Bölüm: 3 Temmuz - 10 Temmuz Haftası
İkinci Bölüm: 10 Temmuz - 17 Temmuz Haftası
Üçüncü Bölüm: 17 Temmuz - 24 Temmuz Haftası

25 Temmuz

- Aykut Kocaman'ın İfade vermeye çağrılacağı iddia edildi. [1]

3. dalga ile birlikte sürpriz isimlerin emniyete ifade vermeye çağrılacağı, burada verecekleri ifadelerin ardından mahkemeye sevkedilip sevkedilmeyeceğine karar verecek. İfadelerine başvurulacak kişiler içinde Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, MHK Başkanı Oğuz Sarvan, Beşiktaş'ın eski futbolcusu ve yöneticisi Sinan Engin, Büyükşehir Belediyespor'da forma giyen Can Arat, sezon başında Kayserispor'dan Mersin İdmanyurdu'na transfer olan Önder Turacı'nın da bulunduğu gelen haberler arasında. MHK Başkanı Oğuz Sarvan'a Fenerbahçe'nin hakem atamalarında dönemin TFF Başkanı Mahmut Özgener tarafından baskı yapılıp yapılmadığı, atamalarda herhangi bir ayarlama yapılıp yapılmadığı sorulacak. Polisin teknik takibine takılan konuşmaların içerikleri sorulacak. Aynı şekilde Aykut Kocaman'a Başkan Aziz Yıldırım'la aralarında geçen bir konuşmanın ditayları sorulacak. Bu telefon görüşmesinde Aykut Kocaman ve Yıldırım'ın hakem konusunu görüştüğü öğrenildi.


Bu haber de daha sonra gerçek dışı kalacak, tarih 14 Ağustos olduğunda Aykut Kocaman hala ifade vermeye çağrılmayacaktı.

- Aziz Yıldırım'ın "Bu Federasyon tam O.Ç" dediğini gösteren bir telefon görüşmesi medyaya servis edildi.[2]

Görüşmede Aziz Yıldırım Mümtaz Karakaya ile konuşuyor, konuşmada da Oğuz Sarvan ve Federasyona da Ankaragücü - Karabükspor maçındaki hakem hataları sebebiyle çeşitli hakaretlerde bulunuyordu. Elbette bu görüşmelerin 6222 sayılı kanun anlamında şike ile alakası olmadığı gibi, başkalarının gıyabında hakaretin en az 3 kişi tarafından duyulmuş olması gerektiği hükmü karşısında herhangi bir suç unsuru bile içermiyordu. Bu görüşmelerin neden medyaya servis edildi, hangi amaçla özel iletişimin kamuoyuna sunulduğu anlaşılamadı.

- Medya bunlarla uğraşırken İsmail Uyanık "Milli Takım için maç satın alındı" diyerek gündeme oturdu. [3] Milli takımın hangi maçta kimi satın aldığı, bu satın alma işlemini kimin yaptığı, ne kadar para verdiği sorularının ise üstüne gidilmedi.

- Bir başka gelişme ise Beşiktaş'taydı. Beşiktaş Kulübü Divan Kurulu Üyesi avukat Ali Rıza Dizdar, futbolda şike iddialarına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Beşiktaşlı yönetici Serdal Adalı, teknik direktör Tayfur Havutçu ve kulüp protokol müdürü Ahmet Ateş için imza kampanyası başlattı.[4]

Beşiktaş'taki Barbaros Meydanı'nda avukat Ali Rıza Dizdar tarafından kurulan standa gelen siyah-beyazlı taraftarlar, imza verdi.

''Hak eden herkes için acil adalet'' başlığını taşıyan imza metninde şu ifadelere yer verildi:
''Şike ve teşvik primine 'hayır' diyoruz. Sporda şiddeti kınıyoruz. Bunlara bulaşmamış insanlarımıza özgürlük istiyoruz. Serdal Adalı, Tayfur Havutçu ve Ahmet Ateş'e özgürlük istiyoruz. Gecikmeden, hemen şimdi adalet istiyoruz.''


- Süper Lig Ertelendi [5]

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, futboldaki şike iddialarına yönelik soruşturma nedeniyle netlik kazanamayan Spor Toto Süper Lig ile Bank Asya 1. Lig'de sezonun eylül ayında başlayacağını açıkladı.


- Tayfur Havutçu'nun görevinin başında kalacağı da bu arada açıklandı [6]

26 Temmuz

- Sabah Gazetesi "Türk Futbolunu Bekleyen Büyük Tehlike" başlığıyla bir haber yaptı. Haberin içeriğinde şayet şike soruşturması sebebiyle bazı takımların UEFA tarafından düzenlenen turnuvalara katılmaları engellenirse, UEFA'nın bu takımlar yerine başka takımları turnuvalara kabul etmeyeceğini açıkladığı söyleniyordu. [7]

- Erman Toroğlu Emniyete giderek Aziz Yıldırım'dan şikayetçi oldu. [8]

Daha sonra konu hakkında bir yazı yazacak, Aziz Yıldırım'dan neden şikayetçi olduğunu anlatacaktı. Konu, "Erman Toroğlu ile hasbihal, kendinden başka düşmana ihtiyacın var mı?" başlığıyla papazda irdelendi. (bkz. Ermanla hasbihal)

- "Fenerbahçe'yi düşürecekler" manşetiyle Sabah gazetesi bir kere daha harcını ortaya koymuş oldu. Şadan Kalkavan ile yapılan röportajda "Aziz Yıldırım suçlu bulunursa Fenerbahçe'yi düşürürler" ifadesi, bir anda anlamından kaybettirilerek, Fenerbahçe'nin düşeceği yönünde yeni bir "müjde" olarak sunuldu. Basın hala "tarafsız"dı. [9]

- Av. Faik Işık, katıldığı televizyon programında Baransu'ya "Gazetecilerin yargılama yapamayacağını, taraf olamayacaklarını" hatırlattı. Baransu sessizce dinledi. İbrahim Akın'ın nasıl psikolojik baskıya uğradığını detaylı bir şekilde ifade eden Işık'ın iddiaları daha sonra doğru çıkacaktı. [10]

- Şekip Mosturoğlu dosyadaki gizlilik kararının kaldırılması için başvurdu. [11]

Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticilerinden Şekip Mosturoğlu'nun avukatı Naim Karakaya, soruşturmada gizlilik kararının kaldırılması ve soruşturma belgelerinin kendilerine verilmesini istedi.

Karakaya dilekçelerinde, belgelerin Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) verilmesi nedeniyle soruşturma üzerinde artık bir gizliğin kalmadığını iddia ederek, gizlilik kararının kaldırılmasını ve aynı belgelerin kendilerine verilmesini talep etti.

Dilekçede, ''Soruşturma üzerindeki kısıtlama kararı, belgelerin Türkiye Futbol Federasyonuna verilmesi ile esasen ortadan kalkmıştır. Müvekkilimizin savunması açısından belgelerin tarafımıza verilmesi önemlidir. Bu nedenle kısıtlama kararının kaldırılmasını ve belgelerin tarafımıza verilmesini talep ediyoruz'' ifadesi kullanıldı.


Gizlilik kararı kaldırılmayacak, hatta daha sonra ifade tutanakları rapidshare'e yüklenecek, Ümit Aktan Facebook profilinden paylaşacak, yine de yargılamasına tutuklu devam edilenler herkesin gördüğü bu belgeleri görmekten mahrum bırakılacaktı.

- M. A. Aydınlar Lig Başlamadan karar verileceğini açıkladı. [12]

İstinye'deki federasyon binasında yapılan toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Aydınlar, şike iddialarına yönelik soruşturmanın TFF tarafından ne zaman sonuçlandırılacağı yönündeki soru üzerine, ''Ligler başlamadan bu süreci tamamlamak istiyoruz. Ligler başladığında artık futbola odaklanmak istiyoruz'' dedi.


27 Temmuz

- Tayfur Havutçu ve Serdal Adalı'nın tutuklu yargılanmasına yapılan itirazlar mahkeme tarafından reddedildi. Tutuksuz olarak yargılanan Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener'in yurt dışına çıkma yasağına yapılan itiraz da kabul edilmedi. [13]

- Twitterda Mehmet Baransu, 4 kulübün küme düşeceğini, bunların da Sivasspor, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Mersin İdman Yurdu olduğunu söylerken, TFF Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve Mersin İdman Yurdu kulübü yöneticileriyle bir araya geldi. [14]

- "100.000$ Oyunu bozdu" başlıklı bir haberde [15], İ.B.B Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın Türkiye Kupası final maçından önce, futbolcusu İbrahim Akın'a 100.000$ ekstra prim vaad ettiği "iddia edildi." Gerçekten de sadece iddia idi zira ikili arasındaki konuşmanın bir kaynağı veya delili bulunmuyordu. Gazete haberine göre bu 100.000$'lık prim teklifi "şike anlaşmasını" bozmuş, İbrahim Akın şike yapmaktan vazgeçmişti. Delil olarak sunulan konuşma ise şuydu:

İŞ BOZULUNCA TURANLI BOZULDU
Türkiye Kupası finaline saatler kala atılan mesajların şekli değişmeye başladı. 11 Mayıs günü 11.43 ile 12.31 arasında Yusuf Turanlı ile İbrahim Akın arasında şu mesajlaşmalar oldu:
Yusuf Turanlı: Valla seneye Belediye'den 1.5 trilyon alacaksan oyna :) Seni sevmeyen apo hocanla beraber..
İbrahim AKIN: Hahahah Sevmediğini kim söyledi, çok seviomuş beni:) Çok baskı yapiyosun bana ama böyle olmaz:)
Yusuf Turanlı: RELAXXXXXXX
İbrahim AKIN: Baştan söylesene şunu:))
Yusuf Turanlı: Sıkmayın yaa ayıp olur adamlara işi bitirdim rakamda anlaştık:)


Bu görüşmede hiçbir Beşiktaş yöneticisi yer almazken, Menejerin transfer görüşmeleri süren bir futbolcuya "sıkma" demesi, ahlak bakımından sorgulanabilir olsa da 6222 sayılı kanun bağlamında şike gösteren herhangi bir imaya bile sahip değildi. Zira Turanlı, bu ifadeyi herhangi bir Beşiktaş yöneticisinin telkini / isteği ile söylemiyor, tam olarak "seneye oynayacağın kulübü çok sıkma" manasında ifade ediyordu.

28 Temmuz

- Şike ve Teşvik Primine Spor Toto darbesi başlıklı bir haber Hürriyet'te yer aldı.[16] Haberde darbe olarak sunulan şey şuydu:

Resmi Gazete'de bugün yayınlanan yönetmeliğin değişen 8'inci maddesi şöyle:

Şike ve teşvik

Madde 8: Spor kulüplerinin yönetim kurulu başkanı veya üyeleri ya da kulübü temsile yetkili idari veya teknik personelinin, 31/3/2011 tarihli ve 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 11 inci maddesine aykırı eylemleri nedeniyle kesinleşmiş mahkeme kararı ile cezalandırılmaları ya da bu eylemler nedeniyle kişilerin veya kulübün ilgili federasyon tarafından disiplin mevzuatı kapsamında cezalandırılmasının kesinleşmesi hallerinde, ilgili spor kulüplerine yönetim kurulunca belirlenecek sürede sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyun programlarında yer verilmez ve bunlara oyun programında yer almadıkları döneme ilişkin olarak isim hakkı ödenmez. Bu durumda, şike yapıldığı veya teşvik primi verildiği tespit edilen müsabakalara ilişkin olarak ödenen isim hakları yasal faiziyle birlikte ilgili spor kulübünden geri alınır veya spor kulübünün Teşkilat nezdindeki alacaklarından öncelikle mahsup edilir.

Eski madde

Şike ve doping

Madde 8: Sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyun programlarında yer alan spor müsabakalarının sonucunu çıkar karşılığı anlaşarak etkilemek veya doğal olmayan, sporcunun sağlığı için zararlı madde ve yöntemlerin kullanılması veya performanslarını artırabilecek madde ve yöntemlerin kullanımı/kullandırılması veya doping analizi için numune verme sürecinin ihlal edilmesi iddialarıyla haklarında ilgili federasyonca inceleme veya soruşturma açılan spor kulübü, spor takımı ve sporculara inceleme veya soruşturmanın kesin olarak sonuçlanmasına kadar isim hakkı ödenmez. Şike ve doping yapanlara ödenen isim hakları yasal faizi ile birlikte geri alınır.


Halbuki düzenlemeden açıkça anlaşılacağı gibi, eski düzenlemede Şike soruşturması açılsa bile para verilmeyecekken yeni düzenlemede haklarında soruşturma açılanlara da para veriliyor yani düzenlemede soruşturulan taraf yönünden "iyileştirme" yapılıyordu. Haber, gazetecilerin okuduklarını anlama konusundaki yetersizliğinin güzide örneklerinden biri oldu.

- Emenike Spartak Moskova kulübüne 10 milyon € karşılığında transfer oldu. Herkes "şikenin delili", "yaprak dökümü başladı" gibi abuk subuk konuşurken Emenike şunları söyleyecekti: [17]

"Çok üzgünüm. Her şeyden önce bu kulüp, taraftarlar, sizler beni çok sevdiniz. Ben de sizleri çok sevdim. Çok erken bir ayrılık oldu. Özelikle Aykut hoca ile çok özel bir ilişkimiz vardı. Bu kulüp için bir şeyler yapmak istiyordum. Ancak bu ülkede çok ilginç şeyler yaşadım. İlk önce benim için oynar-oynamaz tartışması yapıldı. Daha sonra yaşımla ilgili beni çok üzen bir iddia ortaya atıldı ve hayatımda ilk kez bir güvenlik soruşturması sürecine girdim, tutuklandım, 4 gün içeride hapis kaldım. Çok istememe rağmen böyle bir futbol ikliminde yapamayacağımı anladım. Psikolojik olarak kendimi iyi hissetmiyorum. Açıkçası kafamın içi iyi değil. Herkese teşekkür ediyorum. Arkadaşlarımı, yöneticilerimi, hocalarımı, teknik heyettekileri, oyuncuları ve taraftarları çok özleyeceğim. Psikolojik ve kafa olarak kendimi rahat hissetmiyorum"


- Aziz Yılmaz "Aziz Yıldırım hep şike yapıyor" diyerek karakterini ortaya koydu. Sözlerine şöyle devam edecekti[18]

"Bu yönetimin, Mayıs ayına kadar kulübü yöneteceğine inanmıyorum. Çünkü bizdeki model, tek adam modeli. Şu anda hapishaneden başkan yönetiyor mektuplarla. Yöneticiler de o mektupları hüngür hüngür ağlayarak okuyor. Okuyan kim? Başkanın vekili, kulübü yönetecek lider. Lider böyle zamanlarda ağlar mı? Divan toplantısına birlik-beraberlik diye gittim, neredeyse kusacaktım... İkinci alkışta kalktım, terk ettim.


- Ümit Karan psikolojik baskı gördüğünü açıkladı. [19]

Karan, bildiride, 3 gün boyunca tek başına kaldığı emniyet nezarethanesinde psikolojik baskılara maruz kaldıktan sonra ifadesinin alındığını ve emniyet ifadesiyle savcılığa verdiği ifadenin aynı olduğunu belirterek, "Savcı ifademi almaya başlamadan önce, bir savcıya yakışmayacak ön yargıyla bana inanmayacağını söyledi. Adalet bunun neresinde? Mahkemeye çıktığımda bu yaşananlardan sonra zaten umudum kalmamıştı" ifadelerini kullandı.

Karan, "Soruşturma bitiminde suçsuz olduğumuz ortaya çıktığında, bu onur kırıcı davranışın, benim maneviyatıma yapılan bu saygısızlığın bedeli kim tarafından, nasıl ödenecektir?" sorusunu açıklamasının sonuna ekledi. Eskişehirspor'da bir dönem sportif direktörlük de yapan eski milli futbolcu Ümit Karan futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınmış, savcılıkça sorgulanmış, 7 Temmuz'da tutuklanmıştı.


Sanıkların lehine de delilleri toplamakla kanun tarafından mükellef kılınmış Savcının neden psikolojik baskı yaptığı hala anlaşılamadı.

- UEFA Başkanı Platini: "F.Bahçe'nin şike yaptığı kesinleşmeden Avrupa kupalarından atılamaz" [20] derken, medyamızı derin bir üzüntüye soktu. Kendisinden alevli bir "%0,19 ihtimal bile varsa kümeye düşürün!" beyannamesi beklerken Platini Yunanistan'da şunları söyleyecekti:

Yunan gazeteciler, UEFA Başkanı'na F.Bahçe'nin durumunu sordu. Michel Platini, UEFA'nın
12 Temmuz'da yaptığı açıklamayı hatırlattı ve F.Bahçe'nin kaderini yakından ilgilendiren şu sözleri sarf etti: 'Aldığımız kararlar var ve Avrupa kupalarından ihraç etmeden önce şike yaptıklarından emin olmamız gerekiyor'.


- M. A. Aydınlar hukuku çiğnetmeyeceklerini söyledi. [21]

FF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'a kulüp başkanlarının ortak yakınması öncelikle "Sporda Şiddet Yasası" hakkındaydı. "Bu yasa bir an önce çıksın diye diye, hiç alışık olmadığımız bir sürece girildi. Geçiş çok sert oldu. Yasanın neler getirdiğini yaşadıkça öğreniyoruz. Türkiye bu yasaya henüz alışık değil" dediler. Kulüplerin, "Ceza olmasın diyen yok. Ama küme düşme futbolun kimyası bozacak. Yasa Türk futboluna iyi anlatılmadı. Şiddet dışında da ciddi hükümleri olduğunu gördük" genel görüşü ve, "Küme düşme olmamasını temenni ediyoruz" şeklindeki talebine TFF'nin yanıtı da netti:

YASALAR ÇOK AÇIK
"Yasalar, talimatlar açık. Hukukun dışına çıkmamız mümkün değil. Hassasiyetinizi anlıyoruz, ama hukuk da belli. Yasaların, talimatların dışında hareket etmemiz mümkün değil. Bunu ancak el birliğiyle çözebiliriz." Futbol Disiplin Talimatı'nın 55 ve Futbol Müsabaka Talimatı'nın 24. maddeleri "Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkileyen, buna teşebbüs eden kulüplere önce küme düşürme cezası, ihlalin ağırlığına göre ek olarak puan indirme cezası" öngörüyor ve teşvik priminin de bu kapsamda olduğunu belirtiyor. TFF yetkilileri, mevcut talimatlarda önce küme düşme cezasının verilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar.


Geçtiğimiz üç hafta boyunca hukukun ayaklar altına alınıp tepelendiğini gören Fenerbahçeliler açısından "hukuk" kelimesinin ağza alınması bile anlamlı bir gelişme olarak değerlendirildi.

29 Temmuz

- İlhan Çelikay, Papazınçayırı'nda yayınlanan röportajından sonra emniyete çağrıldı. [22]

- Sabah Gazetesi "Fenerbahçe Belediye mi oluyor" başlığıyla bir haber yayınladı. Haberde, Fenerbahçe'nin en kötü ihtimale karşı İ.B.B. ile birleşme ihtimalini gündeme aldığı ve adını İBB Fenerbahçe olarak değiştireceği iddia edildi. Elbette haberin kaynağı yoktu ve bir spekülasyon böyle kamuoyuna sunulmuştu. [23]

- HSYK Başkanı, şike soruşturmasında bulunan savcı hakkında şikayet gelmesi halinde araştırma yapacaklarını kamuoyuna duyurdu. [24]

30 Temmuz

- "Yıldırım Uzun'u aradı mı" başlığıyla medyaya servis edilen haberde, "Aziz Yıldırım'ın Yıldırım'ın İstanbul BŞB maçı öncesi 'Uzun' diye adlandırdığı Can Arat'ı aramaları için yöneticilerini görevlendirdiği, Can'ın da "Bize bir yatın demedikleri kaldı" diye isyan ettiği öne sürüldü" ifadeleri geçiyor, Can Arat adeta şike teklifine maruz kalmakla itham ediliyordu. [25] Oysa Can Arat'ın ifadesi alınacak ve bir suç işlediğine dair herhangi bir iddia bile ortaya konulmayacaktı.

- Can Arat Serbest Bırakıldı.[26]

Gözaltına alındıktan sonra Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine sevk edilen Arat, soruşturmayı yürüten savcı Mehmet Berk’e ifade verdi. Arat, sorgusunun ardından serbest kaldı.

Kendisini bekleyen ailesiyle adliyeden ayrılan Can Arat, basın mensuplarının soruları üzerine, "Söyleyecek bir şey yok, her şey ortada" dedi.


- Can Arat hakkında asılsız iddialar ortaya çıkarken bir haber de Uğur Uçar'dan geldi. Uğur Uçar'ın Fenerbahçe maçı öncesi menejer Yusuf Turanlı'dan şike teklifi aldığı "ancak kabul etmediği"ni itiraf ettiği iddia edildi. Bu iddia hakkında da hiçbir gelişme olmayacak, medyada bir an yanacak ve sönecekti. [27]

- Günün en komik gelişmesinin aktörü TSYD idi. Dernek, spor yazarlarını Fenerbahçe'nin ilk maçına gitmemeye davet ediyordu. Derneğin açıklamasında gazetecilikten, hukuktan ve demokrasiden bahsetmesi güzel bir gelişme olarak kaydedildi. (bkz. TSYD Gazeteci olduğunu hatırlamış biz de gazeteciliği hatırlatalım)

30 Temmuz

- Trabzonspor başkanvekili Hacıosmanoğlu Fenerbahçe'nin Trabzonspor'un 4 şampiyonluğunu çaldığını hiçbir delile dayanmadan öyle bodoslama iddia etti. Hakkında hala 6222 sayılı kanun çerçevesinde şiddete mahal verebilecek açıklama yaptığı için dava açılmadı. [28]

- Tahkim Kurulu bütün süreci etkileyecek çok önemli bir karar verdi. [29]

Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu, tartışılan şike soruşturmasına örnek oluşturabilecek bir karara imza attı. Kurul, kaleci Recep Öztürk ile birlikte 3 futbolcunun cezalarında "yürütmeyi durdurma" kararı vererek, İstanbul Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın sonuçlanmasının beklenmesine hükmetti.


31 Temmuz

- Av. Ali Rıza Dizdar Tahkim Kurulu kararının şike soruşturmasına emsal olacağı gerçeğini ifade etti. [30]>

Dizdar, “Tahkim’in başında Hasan Gerçeker’in bulunması bu kararın önemini bir kat daha artırıyor. Nihai karar için Ağır Ceza Mehkemesi kararının beklenmesi olasılığı ortaya çıktı” dedi. Tahkim, Recep Öztürk, Umut Koçin ve Durmuş Bayram için yürütmeyi durdururken, Beyoğlu 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının bekleneceğini belirtmişti.


- Sabah gazetesi ise habere bozulmuş gibiydi. "Tahkim yanlış yaptı" başlıklı haberde, bir avukata istinaden spor hukuku bakımından kararın yanlış olduğu ifadelerine yer veriliyor, böylece mahkeme bitmeden, ifadeler alınmadan, insanlar savunma haklarını kullanmadan hatta haklarındaki suçlamaları bile göremeden karar verilmesi gibi "hukuki" bir yöntemin uygulanmıyor oluşundan rahatsızlığını belli ediyordu. [31]

- Ahmet Çakar Taraf gazetesine verdiği röportajda Aziz Yıldırım'ın kafasının az çalıştığını ve kendisinin Yıldırım'ı Hitler'e benzettiğini söyledi. [32]

Haberdeki en ilginç yerlerden birisiyse şuydu:

Aziz Yıldırım kafası az çalışan bir adammış. Şikeyle suçlandığı maçlara bak: İstanbul B.B., Bucaspor, Eskişehirspor ve Sivasspor. Fener'in tarihindeki en iyi kadroyu kurmuştu Yıldırım ve normal şartlar altında da o takım bunların hepsini yenerdi.


Ahmet Çakar'ın bütün bu maçları izlemesine, Fenerbahçe'nin nasıl zor bir şekilde bu maçları kazandığını görmesine, bu maçlarda şike yapıldığına dair tek bir bulgu bile ortada olmamasına, hatta kendisinin de itiraf ettiği gibi bu maçlarda "şike yapılmasına gerek olmaması"na rağmen neden şike yapıldığına inandığı ve böyle ifade ettiği ise kendisinin zeka seviyesini gösteren bir bulgu olarak akıllarda kaldı.

Sonuç

- Emniyetin 6 Temmuz tarihinde 19 maçta şike tespit ettiğini ifade etmesine ve 3 Temmuz tarihinden itibaren 28 gün boyunca medyaya bir çok bulgu servis edilmesine rağmen hala 6222 sayılı kanun anlamında şike suçunu gösteren tek bir "bulgu" dahi ortaya çıkmadı.

- Medya olayları yine maksatlı ve taraflı bir şekilde ele aldı. Yargısız infazlar gırla gitti. Can Arat ve daha nicesi şikeyle itham edilmelerine rağmen hepsi serbest bırakıldı.

- TFF üstüne müthiş bir baskı kurulmasına hatta PFDK Tahkim Kurulu kararları bile zan altında bırakılmasına rağmen, şike soruşturmasında ikna edici hiçbir somut bulgu ortaya çıkmadı.



[1] http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/F...381400208726
[2] http://www.sabah.com.tr/...bu-federasyon-tam-o-c
[3] http://www.sabah.com.tr/...401218354680
[4] http://www.sabah.com.tr/...517056127287
[5] http://www.sabah.com.tr/...-acikliyor
[6] http://www.sabah.com.tr/S...havutcu-gorevinin-basinda
[7] http://www.sabah.com.tr/...438033830799
[8] http://www.radikal.com.tr/...CategoryID=77
[9] http://www.sabah.com.tr/...fenerbahceyi-dusurecekler
[10] http://webtv.hurriyet.com.tr/....aspx
[11] http://www.sabah.com.tr/S...kaldirilsin
[12] http://www.sabah.com.tr/...-verilecek
[13] http://www.sabah.com.tr/...geldi
[14] http://www.sabah.com.tr...zirvesi
[15] http://www.sabah.com.tr/...336032136560
[16] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...id=18362331
[17] http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=25380
[18] http://www.sabah.com.tr/...-yapiyor
[19] http://www.cnnturk.com/...
[20] http://haber.gazetevatan.com/.../5/Spor
[21] http://www.sabah.com.tr/.../hukuku-cignemeyiz
[22] http://webtv.hurriyet.com.tr/...-in-agabeyi-emniyette.aspx
[23] http://www.sabah.com.tr/S...333155387511
[24] http://www.sabah.com.tr/...hsykdan-sike-aciklamasi
[25] http://www.sabah.com.tr/...ildirim-uzunu-aradin-mi
[26] http://www.posta.com.tr/...=82235
[27] http://www.sabah.com.tr/...edildi
[28] http://www.sabah.com.tr/...calindi
[29] http://spor.mynet.com/..-karar/38775
[30] http://www.stargazete.com/...-370893.htm
[31] http://www.sabah.com.tr/.../tahkim-yanlis-yapti
[32] http://www.sabah.com.tr...dirimin-kafasi-az-calisiyormus
Devamı ...

30 Temmuz 2011

3 Temmuz'dan Bugüne -III-
17 Temmuz - 24 Temmuz Haftası



3 Temmuz ile başlayan şike soruşturmasını takip etmeye devam ediyoruz. Bu sefer 17 Temmuz - 24 Temmuz arasını inceleyeceğiz.

Birinci Bölüm: 3 Temmuz - 10 Temmuz Haftası
İkinci Bölüm: 10 Temmuz - 17 Temmuz Haftası


18 Temmuz

- TFF yetkilileri ile UEFA yetkilileri bir araya geldi. [1]

TFF Başkanvekili Lütfi Arıboğan, toplantı çıkışında

"Çok başarılı bir toplantı oldu. Bu süreçte TFF'YE olan güvenlerini belirttiler.Dünyada şike benzeri olumsuzluklarla mücadelede UEFA'nın ne kadar hassas olduğunu biliyoruz. Türkiye'deki şike soruşturmasıyla ilgili savcılığın ve özellikle polisin yaptıklarından memnunlar. Onlarla yaptığımız iş birliğinden memnunlar. Resmi belgeler elimize geçmediği için sürecin ağır işlediğinin farkındalar. UEFA belgelerin elimize geçtiğinde sürecin hızlanacağının da farkında. İş birliğimiz iki tarafı da mutlu eder şekilde devam edecek."


Toplantı sonunda UEFA'nın "Fenerbahçe'yi küme düşürün" filan diyeceğini bekleyenler de bir kere daha hayal kırıklığına uğradılar.

19 Temmuz

- TFF Süper Kupa Finalini belirsiz bir tarihe erteledi. [2]

"Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, 31 Temmuz'da Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanması planlanan Süper Kupa 2011 Finali'ni ileri bir tarihe erteledi. Yönetim Kurulu'nun ardından TFF Başkanvekilleri ile birlikte basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, ertelenen Süper Kupa'nın yeni tarihinin belli olmadığını söyledi."


Aynı konuşmada belgelerin henüz eline ulaşmadığını, ulaşınca da "çok iyi" koruyacaklarını belirten Aydınlar, böylelikle belgeleri bir kere daha talep etmiş oldu.

- Trabzonspor Divan Kurulu "17 Maçta 16 Galibiyet daha önce görülmemiştir" açıklamasını yaptı. [3]

Açıklama aynen şöyleydi.

"(Trabzonspor'un aldığı) Bu 82 puanın içerisinde hiç kimse lekeli bir puanın varlığını herhangi bir belgeye dayalı olarak gösterememektedir. Herkes Trabzonspor'un bu puanları emeğiyle kazandığına hem fikirdir!
Şampiyon olan takım ise Spor-Toto Süper Lig'in ilk yarısında 33, ikinci yarısında 49 puan toplayarak, sezonu toplam 82 puan ve averajla birinci sırada tamamlamıştır.
53 sezonluk birinci lig tarihinde hiçbir takımın, özellikle ligin ikinci yarısında 17 maçta 16 galibiyet aldığı görülmüş bir olay değildir.
Tartışılması gereken asıl konu budur!"


Bu açıklamayla Trabzonspor 18 maçta 17 galibiyet almanın şike karinesi olduğunu iddia eden dünyadaki ilk kulüp olurken, Aynı Trabzonspor'un 83/84 sezonunda üstüste 28 maç hiç kaybetmemesi de böylece Trabzonlu aklında sorgulanabiliyor hale geliyordu.

- İbrahim Akın: Psikolojik baskı nedeniyle suçu kabul ettim. [4]

Ancak skandal Trabzonspor'un artık alışılagelmiş komplo teorili, nefret soslu, öfkeli, nüktedan açıklaması değil, İbrahim Akın'ın baskı gördüğünü fas eden ifadesiydi.

Basında yer alan 'Şikeyi İbrahim Akın itiraf etti' şeklinde çıkan haberler üzerine açıklama yapmak zorunda kaldığını ifade eden İbrahim Akın açıklamasında şunları söyledi,

“Savcılık sorgum esnasında soruşturma savcısı Mehmet Berk’in şike olayını itiraf etmem halinde tutuklanmayacağım yönündeki beyanları ve uygulamış olduğu psikolojik baskı nedeniyle gerçek olmamasına rağmen suçu kabul etmiş bulunmaktayım. Emniyette vermiş olduğum ifadede açıkça reddettiğim hususların savcılıkta kabul edilmiş olmasını temel sebebi bahsetmiş olduğum psikolojik baskıdır. Konuyla ilgili itirazlarımı ve savunmamı yargılama aşamasında yapacağımı ve gerçek dışı iddiaların tamamını reddettiğimi saygılarımla kamuoyunun bilgilerine sunarım"


Savcının herhangi bir insana psikolojik baskı kurma hakkı olmadığını da sokakta oynayan çocuklar dahi biliyordu.

- "En büyük delilimiz alınterimiz" [5]

Fenerbahçeli futbolcular antremanda "En büyük delimimiz, alınterimiz" yazan bir pankart açtılar. Herhalde 17 - 24 Temmuz haftasında yaşanan en şık, en zarif ve en doğru şeydi.

20 Temmuz

- Nasıl olduysa oldu, Savcılık TFF'ye 26 Klasör belge gönderdi. [6]

Futbolda 'Şike Soruşturması'nda kritik günlerden biri daha yaşanıyor. Emniyet Müdürlüğü, savcılık ve Türkiye Futbol Federasyonu eksenindeki belge alışverişi başladı. 26 klasörde toplanan belgeler TFF'ye geldi.

Geldi gelmesine de, CMK'da açıkça hüküm bulunurken, hakkında da gizlilik kararı verilmiş bir dosyanın nasıl olup da TFF'ye gönderildiği, gönderilebildiği de anlaşılamadı. Üstelik bu 26 klasör belge yeterli delili oluşturuyorsa ve delillerin tamamı da böylelikle toplanmış ise "delilleri karartabileceği" iddiası ile tutuklu yargılanmasına karar verilenlerin de neden hala "tutukluluk"larının devam ettiği de anlaşılamadı. Ancak elbette bazıları bunları konuşmayacak, TFF'ye belgelerin gitmesi ile top TFF'nin sahasına geçince, presle beklenen "gole" ulaşmaya kanalize olacaktı.

- Sadri Şener: "Biz ifademizi verdik serbest kaldık" [7]

Trabzonspor Başkanı Şener tutuksuz yargılamayı ciddiye almadığından olacak şu açıklamayı yaptı:

"İstanbul basını daha kuvvetli Trabzon'daki basından, daha etkili. Bu süreç nasıl devam edecek hiç bilmiyorum. Çünkü yargı kararı verecek, yorum yapmamız da yanlış. Futbol Federasyonu'nun birtakım talimatnameleri var. Buna da herkes uymaya mecbur. Bu olay Trabzonspor Kulübü'nü etkilemez. Bize isnat edilen bir şey yok zaten. Kendi ifadelerimizi verdik serbest kaldık. Fenerbahçe ve diğer kulüpleri de bilemiyorum yani. İnşallah hayırlısı olur. İnşallah herkes iyi olur, futbol için iyi olur. Yapacak bir şey yok, söylenecek bir şey yok"


21 Temmuz

- Cavcav'dan TFF'ye tepki [8]

Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, liglerin ertelenmesi yönünde alınacak bir kararın kendi takımı da dahil olmak üzere tüm takımların performanslarında bir düşüşe neden olacağına inandığını söyledi.

- Aziz Yıldırım'ın "Bir farkla" mektubu [9]

Aziz Yıldırım gönderdiği mektubunda şunları söyledi

"Kurguladıkları bir senaryo ile bugün beni hayatımın en büyük sevdası Fenerbahçe'den kopardılar. Yaktılar ağacı, yanan ağacın yerine yenisinin dikilemeyeceğini bilmeyenler. Ama ben de tükendim. Bu süreç beni çok yordu. Ruhum, bedenim iflas etti, artık daha fazla taşı da ateşi de taşıyamaz hale geldim. Bu süreci atlattığımda hayatımın geri kalan bölümünde Fenerbahçe artık sadece yüreğimde bir sevda olarak kalacak"


- Shakhtar Maçı Yarıda Kaldı. [10]

Fenerbahçe ile Shakhtar Donetsk arasında oynanacak dostluk maçında Fenerbahçe taraftarı önce basın mensuplarına tepki gösterdi, arkasından da 65. dakikada sahaya girdi. Buna gelen tepkilere de özetle "siz tezahürat mı sandınız" dedik, geçtik.

22 Temmuz

- İbrahim Toraman "Sizinleyiz" tshirtüne açıklık getirdi. [11]

Beşiktaşlı futbolcu İbrahim Toraman, ''Aramızda olmayan hocamız, yöneticimiz ve çalışanımızı sevdiğimizi ve onlara güvendiğimizi belirtmek için 'Sizinleyiz' yazılı tişörtleri giydik'' dedi. Böylelikle Beşiktaş camiası içerisinde de "arının gelin", "bize masumiyetinizi ispat edin" gibi faşizan söylemlerin dışında bir duruşun olduğunu görme kısmetine tüm spor camiası erişti.

- 26 Kişinin tutukluluk hallerine yapmış oldukları itiraz reddedildi. [12]

11. ve 14. Ağır Ceza Mahkemeleri, 26 tutuklunun itirazına ilişkin başvuruları değerlendirdi.

Mahkeme, 26 kişinin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Şike soruşturmasının ilk dalgasında tutuklanan 26 kişiyle ilgili itiraz reddedildi.

İtirazı reddedilen isimler arasında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, İlhan Ekşioğlu, Mecnun Odyakmaz, Cemil Turan, Bülent Uygun, Ümit Karan, Korcan Çelikay, Olgun Peker, Abdurrahman Yakut, Yusuf Turhanlı ve Tamer Yelkovan bulunuyordu.

- Kasımpaşa TFF'ye bir üst lige çıkmak için başvurdu. [13]

Kasımpaşa Kulübü, TFF'ye başvuruda bulunarak, şike soruşturmasında takımlara bir alt kümeye düşürme cezası verilmesi halinde, geçen sezon ligden düşen takımların tekrar Spor Toto Süper Lig'e alınmasını talep etti.

23 Temmuz

- Fenerbahçe Divan Kurulu Gürledi.[14]

Fenerbahçe Başkanvekili Nihat Özdemir özetle şunları söyledi:

"TFF bu süreci kendi düzenlemelerine uygun bir şekilde yürütmek yasal zorunluluğu altındadır. Bu açıdan, değerlendirildiğinde asıl mesele, ne kadar kısa bir sürede karar verileceği değil, verilecek kararın adil bir yargılama neticesi olarak hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde çıkıp çıkmayacağıdır. Süreç içerisinde kişi ve kurumları gereksiz bir aceleyle yanlış karar almaya yönelten her türlü yorumdan ve değerlendirmeden başta futbol ailesinin fertleri ve basın olmak üzere herkesin kaçınması gerekmektedir. Bu noktada, bazı odaklar tarafından, Futbol Federasyonu'nun engizisyon mahkemeleri gibi çalışmasını ve herhangi bir delil ve belgeye dayanmadan, başarılarla dolu 104 yıllık geçmişe sahip kulübümüz aleyhinde karar almasını temenni etmek, en temel hukuk prensiplerinden biri olan 'savunma hakkının ihlali' olacağı aşikardır.

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, soruşturmaya ilişkin tüm bilgi ve belgeler federasyon ile paylaşılmadıkça, kimin hangi suçla suçlandığı somut bir şekilde gözler önüne serilmedikçe ve bu konuda savunma yapma imkanı ilgililere tanınıp kimin suçlu kimin suçsuz olduğu net bir şekilde ortaya çıkmadıkça sürecin hukuken doğru yürümemiş sayılacağı kanaatindeyiz.

Çeşitli çevrelerden yapılan sorumsuz açıklamalar, başta masumiyet karinesi olmak üzere hukukun temel pek çok prensibini ayaklar altına almış, savunma hakkı ve adil yargılanma gibi temel hukuk prensiplerine zarar vererek, kamuoyunu ve özellikle Türkiye Futbol Federasyonunu da etkilemiştir.

'UEFA, başkanımız Sayın Aziz Yıldırım'ın ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızın, yargı sürecinde mahkum olmadıkları sürece, herhangi bir ön yargı oluşturulmaması ve kulübümüzün, Şampiyonlar Ligi'ne ve Türkiye liglerine devam etmesi gerektiği görüşünü savunmuştur. UEFA, aynı zamanda ilk günden beri tüm açıklamalarında masumiyet karinesi ilkesine dikkat çekmiştir.

Türk adaletine güvenimiz sonsuzdur. En sonunda da hak yerini bulacak, kulübümüz aklanacak ve yargısız infazcılar insan içine çıkamayacak duruma gelecektir."


24 Temmuz

- Lugano: Şampiyonluğu kan, ter ve gözyaşıyla kazandık! [15]

Diego Lugano şampiyonluğu, ''Kan, ter ve gözyaşıyla kazandık'' dedi. Uruguay Milli Takımı’yla Copa Amerika finaline hazırlanan Lugano, şike soruşturmasıyla ilgili gelişmeleri değerlendirdi. Uruguaylı oyuncu, Fenerbahçe'nin, şampiyonluğu Türkiye'nin en iyi takımı olduğu için hak ederek kazandığı dile getirdi. Ancak elbette futbolcuların emeklerine hiç saygısı olmayan, her yolu mübah gören, iftira atan, iddiasını ispat ihtiyacı hissetmeyen, hilafı hakikat konuşabilen bir güruhun vicdanında bu sözler yankı yaratmadı.

Sonuç

1- Operasyonun ilk haftasında ortaya delil, bilgi, belge sızdırılması bu hafta da düşük yoğunlukla devam etti.

2- Suç işlemek maksadıyla örgüt kurmaktan yargılanan Aziz Yıldırım'ın operasyonun başladığı zaman hangi örgütü kurduğu, bu örgütün üyelerinin kimler olduğu, örgütün hiyerarşisi, ne tipte eylemler yaptığı ve bu eylemleri gösterecek bulgular hala ortaya çıkmadı.

3- İbrahim Akın'ın baskı altında ifade verdiği ortaya çıktı.

4- TFF'ye ne şekilde delillerin gönderildiği ve delillerin mahiyeti ortaya çıkmadı. Emniyet güçleri neye dayanarak gönderilen delilleri seçtiler, bu delillerin hukuki yeterliliği var mıydı, bu bile ortaya konulmadı. Savunma hakkı alenen ihlal edildi, soruşturmanın gizliliği de yok edildi buna rağmen, delilleri karartabilir şüphesi ile tutukluluk kararı devam ettirildi.


[1] http://www.internethaber.com..jt
[2] http://www.tff.org/default.aspx?pageID=285&ftxtID=13032
[3] http://www.ntvspor.net/h...daha-once-gorulmemistir
[4] http://www.ntvspor.net/...sucu-kabul-ettim
[5] http://www.ntvspor.net/...alin-terimiz
[6] http://www.ntvspor.net/...belgeler-tffye-ulasti
[7] http://www.ntvspor.net/...erbest-kaldik
[8] http://www.ntvspor.net/...cavcavdan-tffye-tepki
[9] http://www.ntvspor.net/...yuklu-mektup
[10] http://www.ntvspor.net...shakhtar-maci-yarida-kaldi
[11] http://www.ntvspor.net/h...tisortu-aciklamasi
[12] http://www.ntvspor.net/...-reddedildi
[14] http://www.ntvspor.net/...yuklu-anlar
[15] http://www.ntvspor.net/...ederek-kazandik

Devamı ...

18 Temmuz 2011

3 Temmuz'dan Bugüne -II-
10 Temmuz - 17 Temmuz Haftası


3 Temmuz ile başlayan şike soruşturmasını takip etmeye devam ediyoruz. Yazının ilk bölümünde, 3 Temmuz - 10 Temmuz 2011 aralığında yaşanan olaylar yer almaktaydı. Bu yazıda da aynı şekilde 10 Temmuz - 17 Temmuz arasında yaşanan olaylara yer vererek, ortaya çıkan somut gelişmeleri, olgu ve olayları değerlendireceğiz.

11 Temmuz

- Sadri Şener ve Özgener gözaltına alındı [1]
Şike soruşturmasının ikinci haftası hareketli başladı. Önce Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ve 22 kişi gözaltına alındı. Burada da nüktedan yönünü gösteren Şener, "Yavaş sorun, yavaş cevap verelim" gibi nezih bir espriyi patlattı. Aziz Yıldırım'ın gözaltına alınmasının aksine gözaltı görüntüleri medyaya suzmadı, neyle suçlandığı da uzun bir süre belirsizliğini korudu.

- Kulüpler Birliği açıklaması [2]
Sadri Şener gözaltındayken bir yandan da Kulüpler Birliği toplanıyordu. Objektif Galatasaraylılar ve Beşiktaşlıların hararetli "Fenerbahçe'nin küme düşürülmesi" talepleri arasında Kulüpler Birliği "Kulüplere karşı bazı basın yayın organları tarafından yapılan yargısız infazı kabul etmemiz mümkün değildir." diyecek, tek yürek olduklarını belirtecek, TFF'nin de arkasında olduklarını söyleyeceklerdi.

- TFF Kararını açıkladı [3]
Kulüpler Birliği'nin açıklamasıyla eli de rahatlayan TFF, "önceyaylayasonrabankasyaya" gibi adilane öneriler yerine makuliyetten yana yer aldı. TFF henüz delillerin kendilerinde olmadığını belirterek, liglerin ertelenmeden aynen devam edeceğini ifade etti.

- Mehmet Ali Aydınlar'ın Telegolde Yaptığı Açıklamalar [4]
Ortalık birbirine girmişti. Özellikle objektif Galatasaraylılar, Trabzonlular ve her türden Fenerbahçe'nin küme düşmesini iştahla bekleyenler TFF kararı karşısında şaşkına dönerken, hakaretin de bini pazarda bir liradan rayiç bulabiliyordu. Böyle bir ortamda Aydınlar Telegol'e katılarak "Bu işin içinde sadece Fenerbahçe yok. 6-7 tane daha kulüp var. iki tane daha büyük kulüp var. Bizim elimizde sihirli değnek yok. Herkesi memnun etmemiz mümkün değil. Elimizde delil yok. Biz emmniyetten ve savcıdan sadece bilgi aldık. Hiç belge görmedik. Soruşturmanın tamamlanması için bizim bir süre vermemiz mümkün değil. Karar almamız için savcının iddianame vermesi ve bizim de delilleri görmemiz gerekli. Bir kişi çıkıp rakip takımın oyuncusu ile anlaşma yaparsa bundan tüm kulübü srumlu tutmak sizce ne kadar doğru? Kişisel görüşüm, kurumları kişilerden ayırt etmek lazım." beyanında bulununca, iş şirazesinden çıkacak en sonunda "#uefabanturkey" kampanyası twitterda trending topic olacaktı. Objektiflerin görüşüne göre, elinde delil, belge namına bir şey olmayan, suçlanan kişilere hangi esaslarla ceza vereceği belli olmayan TFF gazete haberleri üzerinden sadece 1 haftada karar vermemekle haksız bir karar vermiş oluyor, şikeyle mücadele etmiyor, dolayısıyla UEFA'nın Türkiye'yi yasaklaması gerekiyordu. Bunca objektiflik, UEFA'dan da beklediği iltifatı elbette bulamayacaktı. [5]

12 temmuz

- Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu Emniyette [6]
Herkes Fenerbahçe'yi tartışırken ve Sadri Şener gözaltındayken, 12 Temmuz sabahı Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu gözaltına alındı.

- Yıldırım'ın adresi Metris Cezaevi olarak gösterildi [7]
Soruşturmanın ikinci safhasında medyaya yansıyan bulgular azalıp, Beşiktaş ve Trabzon yöneticilerinin tutuklanmasıyla hakaretler ile yargısız infazların debisi düşerken, bu sefer ortaya çıkan bir skandal kamuoyuna yansıdır. Aziz Yıldırım hastaneye sevk edildiği zaman emniyet güçlerince adresi Metris Cezaevi olarak gösterilmişti. Ortada tutukluluk kararı bile yokken! Ankara Barosu Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu "eğer büyük bir yanlışlık yoksa, büyük bir skandal var" diyerek bu duruma isyan edecekti. Adil yargılanma, masumiyet karinesi gibi temel ilkelerin bütünü gözümüzün önünde çiğneniyor, yok ediliyordu ve bu kimsenin derdi değil gibi gözüküyordu.

- Ünal Aysal, TFF'den acele bir karar vermesini istedi [8]
Galatasaray Başkanı ise elbette bu tip hukuksuzluklara dikkat çekmeyecekti. Ne adil yargılanma ilkesi, ne soruşturmanın gizliliği hakkında tek kelime etmeden Ünal Aysal TFF'yi acil bir karar vermeye ve ligi tehir etmeye çağırdı. TFF'den gelen cevap sert olacaktı,

"Çok değil sadece 24 saat önce yapılan TFF-Kulüpler Birliği toplantısına katılan Galatasaray 2. Başkanı Ali Dürüst, o toplantıdaki görüşleri benimsemiş ve TFF'nin alacağı her kararı destekleyeceğini belirtmiştir.

Türk futbolunun geleceğini planlayacak bu toplantıya, mazereti nedeniyle katılamayan Galatasaray Kulübü Başkanı, bugün yaptığı bu açıklama ile 106 yıllık bir camiayı temsil eden 2. Başkanı'nı da oldukça güç bir duruma düşürmektedir.

Sonuçları nereye kadar ulaşacağı belli olmayan bu kriz üzerinden "bu ateş üfleyerek sönmez" diyerek fırsatçılık yapmak, elde herhangi bir belge ve delil olmadan hukuka ve adalete aykırı sonuçlar yaratabilecek nitelikte alelacele karar verilmesini beklemek, yüzlerce yıllık bir eğitim kurumunun temelleri üzerine yükselmiş olan Galatasaray Spor Kulübü'nün Başkanı'na hiç yakışmamaktadır"
[9]

Ancak bu polemik bir süre daha sürecek en sonunda Ünal Aysal TFF'nin arkasında olduğunu belirterek tartışmayı sona erdirecekti. [10]

"Hiçbir şekilde kimsenin karşısında değiliz ama doğrunun yanındayız. Doğrunun tecelli etmesi için her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. TFF'ye güvenimiz tamdır ve devam etmektedir."


13 Temmuz

- Sadri Şener ve Özgener serbest bırakıldı. [11],[12]
Bir kaç gün süren gözaltıdan sonra iki yönetici de serbest bırakıldı. Şener'in "polisteki ifadesinde şike suçlamalarını kabul etmeyerek “Yönetici arkadaşlarla kendi aramızda rakip takımımız olan Fenerbahçe’nin kalan maçları hakkında durum değerlendirmesi yapıyorduk" dediği ortaya çıktı. Ancak gözaltına sebep olan olaylarda da gerçekten akıl dışı şeyler oluyordu. Örneğin

"Zeki Mazlum’a ifadesinde Trabzonspor yöneticilerinden Nevzat Çakır’ı arayıp “Başkan para var mı?” şeklindeki görüşmesi soruldu. Çakar’a bu görüşmeden hemen sonra Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnur Odyazmaz’ı arayarak “Seninle görüşmemiz gerekiyor” şeklindeki telefonları da soruldu. Mazlum’un ifadesinde “ ‘Çakır’a paran var mı?’ diye sorduğum doğrudur. Çünkü ondan alacağım var” dediği öğrenildi."


Bütünüyle bağlamından kopuk bir konuşma teşvik primi suçunun işlendiği iddiasının temeli oluyor, bu konuşma sebebiyle insanlar gözaltına alınıyor ve toplum önünde itibarlarının zedelenmesi de doğal karşlanıyordu. Elbette kimse, "bu adamı yönetici bir arkadaşına "paran var mı?" diye sorduğu için mi gözaltına aldınız" demedi. Hukuk mantığından kopuk olaylar, medyadan lanse edilen senaryolar içerisinde hararetli bir suç filmi gibi gösteriliyor, milyonlarca insan da sanki bunda bir gariplik yokmuş gibi şehvetle olanları izliyordu.

- UEFA listeyi onayladı [13]
Zira, Türkiye'nin gözü bu tipte acaipliklerde değil, UEFA'nın vereceği karardaydı. Objektifler, TFF'nin sunacağı listeyi UEFA'nın onaylamamasını beklerken, UEFA bir kere daha ciddi bir kurum olduğunu gösterdi.

" Türkiye’deki şike oerasyonu sportif olarak Türkiye Futbol Federasyonu’nun, adli olarak Türk mahkemelerinin konusudur. Bizim bu konu veya onuçları ile ilgili yorum yapmamız mümkün değildir.

- UEFA olarak şike soruşturmasında adı geçen kulüpleri UEFA kupalarına kabul etmeme hakkımız bulunmamaktadır.

- Türk kulüplerinin UEFA kupalarına katılması hususunda Türkiye Futbol Federasyonu’nun sportif başarı ekseninde doğru isimleri göndereceğine güvenimiz tamdır. Uefa kupalarına katılan takımlar, UEFA’ya şikeye karışmadıkları hususunda yazılı güvence vermekle yükümlüdür.

- UEFA olarak Türk devlet otoritelerinden elllerindeki bilgi ve belgeleri en kısa zamanda Türkiye Futbol Federasyonu ile paylaşmalarını talep ediyoruz. Böylece sportif yargı da en adil şekilde karar verebilir."


- Sadri Şener'e "Başbakan'a karşı komplo kurdunuz mu diye soruldu. [14]
UEFA açıklaması her şeyi ortaya koyarken bir başka skandal da kendini fas etti. Gözaltı sırasında Sadri Şener'e "Başbakan'a karşı komplo kurdunuz mu" diye sorulmasının, gerek şike soruşturmasıyla, gerek atılı suçlarla ne alakası olduğu, Şener'in ne şekilde Başbakan'a komplo kuracağı, yetkililerin niçin bundan şüphelendiği anlaşılamadı. Atılı suçla hiçbir alakası olmayan bu tip soruların sorulması ise münferit değil, Şener'in gözaltı sürecine yayılan genel bir olaydı. Zira, Şener'e sorulan diğer bir soru da en az bu kadar ilginçti. Gazete haberi şöyle verecekti:

5 saatte 52 soru sorulan Şener'e sorulan sorular arasında Özgener ile Yıldırım arasındaki bir telefon konuşmasında geçen "Trabzon'un da götü kalktı" ifadesi de bulunuyordu.


Polisin bu soruyu ne amaçla sorduğu, Sadri Şener'in böyle bir özel görüşmeyi nereden bileceğini düşündüğü de anlaşılamadı. [15]

- İbrahim Akın'ın Türkiye Kupası final maçında Beşiktaş lehine şike yaptığı iddia edildi [16]
Kanıt olarak gösterilen telefon konuşması şöyleydi:
"HAVUTÇU: Biz şimdi bak. Bu Akın ile İskender. Ben söyledim şimdi. Onun kesinlikle şey yapmak istiyorlar ikisini.
TURANLI: Almak istiyorlar.
HAVUTÇU: Kesin yani. Şimdi bu maçla falan alakası yok yani onun için. İbrahim Akın'ı istiyorum çünkü yani.
TURANLI: İbrahim Akın ve İskender'in benim olduğunu bütün Türkiye biliyor. Çocuklar hemen gelmek istiyor hocam hiçbir sıkıntı yok yani. İskender şu anda senin yanında. Yani o derece."


Bu görüşmelerden şike ortaya çıkartılması ise ancak Sadri Şener'in Başbakan'a komplo kurmasını makul ihtimal olarak görebilecek bir çoklu zihin için mümkün olabilirdi.

- Ufuk Özerten serbest bırakıldı. [17]

- Çarşı açıklama yaptı. [18]
Bir süre önce "Trabzon'un şampiyonluğunu" kutlayan Çarşı grubu, Rıdvan Akar'a yazdırdığı bir metni kamuoyuyla paylaşarak, masumiyet karinesinden dem vurdu ve suçlu olduğu iddia edilenlerin suçsuzluklarını kendilerine de kanıtlamasını istedi. Böylece Çarşı ilginç bir şekilde, soruşturmadaki aksaklıklarla, usulsüzlük ve hatalarla ilgilenmeyeceğini fas ediyor, bunca tantana arasında kalmış insanların da şike yapmadıklarını -nasıl olacaksa- bir de kendilerine ispat etmesini bekliyordu.

- Aziz Yıldırım'ın ifadesinin tam metni ortaya çıktı.[19]
Bu ifadenin de nasıl ve kimlerce medyaya sızdırıldığı anlaşılamadı.

- Tayfur Havutçu, Serdal Adalı tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. İbrahim Akın ile İskender'in şikeyi kabul ettikleri ileri sürüldü. [20] ve daha sonra bu isimlerin tutuklu yargılanmasına kararı verildi. [21]
Ancak, bu tantanada Avukatın ifadesi kaybolacak, İbrahim Akın ile İskender'in hiçbir suçlamayı kabul etmedikleri yönündeki beyan yok sayılacaktı.

14 Temmuz

- Serdal Adalı'nın İbrahim Akın'a Türkiye Kupası finalinda iyi oynamaması için 150.000 dolarlık bir at hediye ettiğini, bu futbolcunun kabul ettiği iddia edildi. [22]
Fakat bu iddianın da destekçisi olabilecek herhangi bir delil medyaya sunulmadı. Medya bir kere daha Emniyet Basınla İlişkiler dairesi gibi çalışıyor, delilsiz isnadları verili gerçek kabul ederek kamuoyuna servis ediyordu.

- Böyle bir ortamda Yıldırım Demirören Türkiye Kupasını iade etme kararı aldı. [23] Bu hareket büyük alkış getirecekti. Ancak Türkiye Kupasını vermesine neden olan iddianın gerçek olup olmadığı, hangi delillere dayandığı ve kendi takımının Asbaşkanı ile Teknik Direktörü'nün içeride olup olmamasının haklı olup olmaması hiç sorgulanmayacaktı. Demirören, haksız bir kupayı almayı reddediyordu ancak kendi kulübünün parçalarının haksız içeri alınıp alınmadığıyla hiç ilgilenmiyordu.

- Beşiktaş Kongre Üyesi Ali Rıza Dizdar'ın ifadeleri böyle bir ortamda daha da ilginç bir hale geldi. Dizdar, şikeye kanıt gösterilen görüşmelerin normal bir transfer görüşmesi olduğunu beyan ediyor ve daha sonra bir başka hukuk skandalına daha dikkat çekerek, savcının İbrahim Akın'ı kandırdığını ve bir ifade imzalattığını daha sonra Akın'ın bu ifadeyi reddettiğini beyan ediyordu. [24] Beşiktaş'ı alkışlayanlar bu iddialara hiç yer vermedi. Merkez medyada bu durum hiç gözükmedi.

- Yılmaz Vural, Levent Kızıl ve Mümtaz Karakaya savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakılırken, Serdar Kulbilge, Seyit Kalender ve Zeki Mazlum için tutuklama talebi istendi. Ardından mahkemeye sevk edilen bu 3 isim de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. [25]

15 Temmuz

- Serdal Adalı istifa etti. [26]

- İbrahim Akın ile İskender'in şikeyi itiraf ettikleri iddiası balon çıktı [27]
Bu durum da pek öyle yankı bulmadı. İbrahim Akın ile İskender'in şikeyi bir bir kabul ettikleri, Serdal Adalı ile Tayfur'u yaktıkları, müthiş bir itiraf olduğu, artık da şikeden şüphe eden varsa iyi valla olduğunu söyleyen koca güruh 3 gün sonra bir kere daha bütün bu iddiaların yalan çıkması ile de silkelenmedi. Varolduğu iddia edilen güçlü deliller ortaya çıkmıyor, çıkan deliller bir şeyi ispatlamıyor, itiraf ettiler dediklerinse ise avukatlar yalanlıyordu. Operasyon, sağlıklı bir soruşturma olarak değil, emniyetin PR çalışması olarak yürümeye devam etti.

16 Temmuz
Olaysız geçti.

- Şike Soruşturmasında bir kişi daha serbest [28]

- Tutuklananların tam listesi [29]

17 Temmuz

- Tutuksuz yargılanmak için bir üst mahkemeye başvuran Yıldırım, reddedilirse, 18 Temmuz saat 18.00’de kulübe istifa dilekçesini gönderecek.[30]

- Beşiktaş bir üst mahkemeye başvuracak [31]

- Tolga Zengin "Her şey ortada" [32]
Operasyonun ikinci haftası biterken, henüz iddianame yazılmamışken, deliller şikeyi göstermeye uygun değilken, Sadri Şener bile gözaltına alınmış ve Başbakan'a komplo kurdunuz mu gibi anlamlı sorulara muhatap olmuşken, soruşturmaya biat etmiş Trabzonspor Kalecisi Tolga Zengin çıktı dedi ki "Geçen sene şampiyon olamadık demek istemiyorum, görüyorsunuz her şey ortada" Ancak bu, geçen bir hafta düşünüldüğünde yine de olabileceklerin en hafifiydi.

Sonuç

1- Operasyonun ilk haftasına göre ikinci haftada gizlilik ihlalleri daha az sayıda gerçekleşti. Şener, Özgener, Adalı ve diğerlerinin gözaltılarında eşkal fotoğrafları medyaya yansımadı, müthiş deliller var diye ortalıkta dolaşan gazeteci azaldı.

2- Suç işlemek maksadıyla örgüt kurmaktan yargılanan Aziz Yıldırım'ın operasyonun başladığı zaman hangi örgütü kurduğu, bu örgütün üyelerinin kimler olduğu, örgütün hiyerarşisi, ne tipte eylemler yaptığı ve bu eylemleri gösterecek bulgular hala ortaya çıkmadı.

3- Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı ile Teknik Direktörünün Türkiye Kupası Final maçında İbrahim Akın ile anlaşarak şike yaptıkları iddia edildi ancak bu iddiaları destekleyecek somut bulgular kamuoyuna ulaşmadı. İbrahim Akın ile İskender'in iddiaları kabul ettikleri öne sürüldü ancak bu iddia da yalan çıktı.

4- 19 maçta şike tespit eden Emniyet ile bilgi sızdıran eniyet mensupları hakkında başlatılan soruşturmanın safahatı hakkında bilgi alınamadı. (İsteyince oluyormuş)

[1] http://www.ntvmsnbc.com/id/25231132/
[2] http://www.internetspor.com/...310425479
[3] http://www.hurriyet.com.tr/.../18230803.asp?gid=362
[4] http://gundem.milliyet.com.tr/...default.htm
[5] http://twitter.com/#!/search/%23uefabanturkey
[6] http://spor.milliyet.com.tr/.../default.htm
[7] http://gundem.milliyet.com.tr/.../1413187/default.htm
[8] http://www.galatasaray.org/kulup/haber/10590.php
[9] http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/18237376.asp
[10] http://www.htspor.com/...arkasindayiz
[11] http://www.sabah.com.tr/...-ozgener-serbest
[12] http://haber.gazetevatan.com/...1/Gundem
[13] http://www.hurriyet.com.tr/...=381
[14] http://haber.gazetevatan.com/...Manset
[15] http://www.sabah.com.tr/...paging=4
[16] http://www.sabah.com.tr/...tehlikede-mi
[17] http://www.ntvspor.net/...birakildi
[18] http://www.ntvspor.net/...emizlik-hareketi
[19] http://haber.mynet.com/d...581734/1
[20] http://www.hurriyet.com.tr/...25.asp?gid=381
[21] http://www.hurriyet.com.tr/...4.asp?gid=381
[22] http://www.radikal.com.tr/...&CategoryID=84
[23] http://www.internethaber.com/...359537h.htm
[24] http://www.haber1903.com/..i.htm
[25] http://www.hurriyet.com.tr...381
[26] http://www.cnnturk.com/...index.html
[27] http://gundem.milliyet.com.tr/...414631/default.htm
[28] http://www.hurriyet.com.tr/..3.asp?top=1
[29] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr...-07-16
[30] http://www.hurriyet.com.tr/...2028.asp?gid=362
[31] http://www.hurriyet.com.tr/...4456.asp?gid=381
[32] http://www.hurriyet.com.tr/...9026.asp?gid=362
Devamı ...

11 Temmuz 2011

3 Temmuz'dan Bugüne - I-
3 Temmuz - 10 Temmuz Haftası



Tam bir hafta geçti. 3 Temmuz'da gözaltılarla başlayan operasyonda dün Aziz Yıldırım'ın tutuklu yargılanmasına karar verildi, binlerce Fenerbahçe taraftarı İstanbul'da yürüyüş yaptı. Genel bir değerlendirme yapmanın vaktidir. Bu yazı 3 Temmuz tarihinden itibaren gerçekleşen tüm kritik gelişmeleri, önemli iddiaları, deliller ve sonuçlarını gün gün görmek ve genel bir değerlendirme yapma şansı bulmak amacıyla yazıldı.

3 Temmuz - Başlangıç

"Çıkar amaçlı silahlı suç örgütü kurmak, yönetmek, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" gerekçesiyle başlatılan operasyon 3 Temmuz günü başladı. Bu tarihte Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Mecnun Odyakmaz, Tamer Yelkovan, Abdurrahman Yakut, Bülent Uygun, Ümit Karan, Mehmet Yıldız, Korcan Çelikay, Sezer Öztürk, Emenike, Olgun Peker'in de bulunduğu 50 isim gözaltına alındı. [1] Fenerbahçe Spor Kulübü binasında arama yapıldı. Gazateciler yapılan operasyonun çok ciddi olduğunu, son derece güçlü deliller bulunduğunu ifade ettiler. Şimdilerde ortalarda pek gözükmeyen Ekrem Açıkel Sezer ve Emenike'nin şikeye karıştığını ifade ederken, bizleri operasyonun ciddiyeti konusunda temin etti. http://papazincayiri.blogspot.com/...deliller.html)[2]

Aynı gün, Trabzonspor ve Beşiktaş kulüp binasında arama yapıldığı idia edildi. Diğer kulüplere de operasyonların genişleyebileceği yönünde bilgiler medyaya aktı.[3] "İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yürüttüğü futbolda şike operasyonu kapsamında Beşiktaş Kulüp Binası'na giden ekiplerin yöneticilerden Serdal Adalı'yı sordukları öğrenildi." [4]

Yine 3 Temmuz tarihinde, Fenerbahçe'nin 28. haftada oynadığı Eskişehirspor maçı ve 34. hafta oynadığı Sivasspor maçlarının incelemeye takıldığı bildirildi. [5]

TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar Beşiktaş Adliyesi'ne giderek soruşturmayı yürüten savcı Mehmet Berk ile görüştü, daha sonra Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ile bir araya geldi. 15 Temmuz'da UEFA'ya takım bildirilmesi konusunda bir soru geldiğinde ise "zaman darlığının farkında olduklarını" ifade etti. [6]

4 Temmuz - Peşinen hükmünü veren büyük kalabalık

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı tarafından verilen Arama ve el koyma kararı medyaya yansıdı. [7] Daha önce Sedat Peker ile deniz sefası yaparken görüntüleri çıkan Hakan Şükür "Kendi adıma öyle bir duruşunuz olmalı ki bunlar size yanaşmamalı" diyerek "Bu sürecin ders olmasını diledi" [8]

Geniş bir kamuoyu "iddiaların çok ciddi olduğunu, çok önemli belgelerin bulunduğunu, Fenerbahçeli yöneticilerin organize şekilde şike yaptığını, Fenerbahçelilerin bu durumu kabul etmesi, Fenerbahçe'nin acilen küme düşürülmesi gerektğini, bu delillere karşı da hala konuşacak bir insan varsa iyi valla olduğunu, bunun hiç de doğru olmadığını" belirtti.

5 Temmuz - Sızan telefon konuşmaları, büyük iddialar

Sivasspor - Fenerbahçe maçından önce yapılan konuşmalar medyaya sızdırıldı. Menejer Abdullah Başak ile Sivasspor yöneticisi Ahmet Çelebi'nin kayıtlarının şikenin belgesi olduğu öne sürüldü. Kayıtlarda şu ifadeler geçiyordu: "Abdullah Başak: O çantayı unutursan beni ömür boyu unut. O hem senin geleceğin hem benim hem de İlhan Ekşioğlu'nun...
Ahmet Çelebi (Sivasspor yöneticisi): Abdullah biz kapının önünde seni bekliyoruz arabada...
Abdullah Başak: Tamam geliyorum.
2 SAAT Sonra...
Ahmet Başak: Çantam nerede?
N.: Arabada
Ahmet Başak: Getirsene onu yukarı."

Çanta polemiği uzun bir süre devam edecek, hatta bir Fenerium poşeti gösteren fotoğraf ortaya çıkacak, [9] "Şike fotoğraflarındak o çantada ne var!" diye sorulacaktı. En sonunda "Görüntülerdeki taşınan çanta içerisinde ise maç öncesi protokol biletleri ve Fenerbahçe Kulübü'ne verilmek üzere misafir davetiyeleri" bulunduğu açıklandı. [10]

Aynı gün "Sivas'ı da kurtaralım" başlıklı bir haberle Fenerbahçe yöneticilerinin Sivasspor'u kurtarmak gayesi de güderek, Bucaspor maçında şike yaptığı bu amaçla Bucaspor'da oynayan bazı yabancı futbolcular ve Musa Aydın ile görüştüğü, anlaşıldığı iddia edildi. İddia ile birlkte verilen görüşmede bu iddiayı ispatlayacak hiç bir şey yokken, meşhur "Rüzgar var ya rüzgar (Ali Kıratlı) kuşun birini almış" ifadesi bütün bu iddiaların delili oldu. Bu iddialar ortaya çıktıktan sonra hiçbir Bucasporlu oyuncu şike sebebiyle tutuklanmadı. [11]

Daha bitmedi, Emenike'nin de para sayarken görüntüleri olduğu iddia edildi. [12]

Gün içerisindeki ilginç gelişme gözaltına alınan 59 kişiden 22'sinin Emniyetten kelepçeli olarak çıkarılıp ifadeleri alınmak üzere adliyeye sevk edilmeleriydi. Tutuklama talep edilen 18 kişi arasında Mehmet Yıldız da vardı. Telefon görüşmeleri daha önce sızan Mehmet Yıldız, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. [13]

Teşvik primi gerçekleştiği iddia edilen maçlardan biri olan Eskişehirspor - Trabzonspor maçında, bu iddianın delili "İşte Aziz Yıldırım'ı yakacak telefon konuşmaları" manşetiyle verildi, telefon konuşmalarında "Saat: 00.03 Aziz Yıldırım, İşçen’i arar; “Ali’yi görmüş mü basın Ali’yi.. (Eskişehir-Trabzon maçında görülen Ali Kıratlı’yı kasteder) Gelmedim demesin ha. İyi demesin. YAKMASIN BİZİ. Yanmayalım. " Dediği görüldü. [14] Ancak bu ne teşvik priminin deliliydi, zira bir kazanç veya sair menfaat teklifi yoktu, ne de başka bir şey. Hem Bülent İşçen'in hem de Aziz Yıldırım'ın sorgusunda ortaya çıkacaktı ki, Aziz Yıldırım Ali Kıratlı'nın "gitmedim" demesine kızmış, bu dönemde böyle bir hareketten rahatsız olduğunu ifade etmişti. "Eskişehir-Trabzon maçında da stada gitmiş. Bu nedenle basında fotoğrafları çıkmıştı. Ben buna çok sinirlendim. Sanki kendisini biz göndermişiz gibi bir görüntü oluşturmuştu."[15]

Bu arada bir başka husus İbrahim Akın ile ilgili olarak ortaya çıktı. Bu şahsın hem Fenebahçe hem de Beşiktaş'tan çeşitli şike teklifleri aldığı iddia edilmiş hatta Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı'nın futbolcuya "Bu maçta oynama seni Beşiktaş'a alacağım" dediği medyada yer bulmuştu. Serdal Adalı iddiaları yalanladı, kimse Adalı'ya veya İbrahim Akın'a bu iddiaların gerçek olup olmadığını sormadı. [16]

6 Temmuz - Emniyetin PR Günü

6 Temmuz tarihinde "Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 25 kişinin savcılık sorgusu başladı", "Şekip Mosturoğlu, İlhan Ekşioğlu ve Mecnun Otyakmaz'ın 2.5 saat süren sorguları sona erdi." [17] Bir kaç gündür şike yaptığı iddia edilen ve para sayarken görüntüleri olduğu söylenen Emenike ile, 10 Nisan'da şike amaçlı Fenerbahçe yöneticileriyle görüştüğü söylenen [18] Sezer Öztürk ile bir takım telefon konuşmaları şike yaptığı iddiasıyla basına sızdırılan Mehmet Yıldız tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Esas ilginçlik Emniyetten geldi. "İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Süper Lig ve Bank Asya 1. Ligi'nde toplam 19 maçta şike ve teşvik faaliyetlerinin gerçekleştirildiğinin tespit edildiği ve delillendirildiği bildirildi." Yetmedi Emniyet bazı görüntüleri medyayla paylaşacağını da ifade etti.[19], [20] Halbuki CMK'nın 157 maddesi " Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir." ifadesine havi iken, Adalet Bakanlığı da çeşitli genelgelerinde polisin medyaya bu tip açıklamalar yapmaması, bilgi belge sızdırmaması konusunda emir yayınlamıştı. [21], [22] Emniyetin neden böyle bir açıklama yaparak suç işlediği hala anlaşılamadı. Ancak bu olaydan sonra Aziz Yıldırım'ın eşkal fotoğrafını sızdırdığı iddia edilen bir polis memuru hakkında soruşturma başladı. [23] Şike Soruşturmasını yürüten Mehmet Berk "soruşturmanın gizliliğini ihlal eden haberler ve sızdırılan belgelere ilişkin suç duyurusunda bulundu." [24]

Aynı gün Aziz Yıldırım'ın gözaltına alınmasına ilişkin bir görüntü medyaya Emniyet tarafından servis edildi. Görüntüde yüzü buzlanmış Aziz Yıldırım evinin kapısını açıyor, daha sonra polis memurları eve giriş yapıyor, evde yapılan aramada silahlar ve Sedat Peker'in fotoğrafları bulunuyordu. Akışkan bir şekilde devam eden bu görüntülerden uyanan intibağ Aziz Yıldırım'ın evinde Sedat Peker fotoğrafları ve silah çıktığıydı halbuki iki ayrı eve yapılan baskındaki görüntüler hiçbir belirtici unsur konulmadan bir araya getirilmişti. Emniyetin "sanat eseri" olduğu iddia edilen çalışmasında, montaj sanatına neden katkı yapmak istediği hala izah edilemedi. [25]

"Eski Diyarbakırspor Başkanı Abdurrahman Yakut, Eski Giresunspor Başkanı Olgun Peker, Giresunspor Başkanı Ömer Ülkü, Eski Giresunspor yöneticisi Hakan Karaahmet, Giresunspor yöneticisi Coşkun Çalık, eski Türkiye Futbol Federasyonu çalışanı Haldun Şenman ve Avukat Talat Emre Koçak tutuklandı ve bu isimler Metris cezaevine gönderildi." [17 - aynı haberin devamı]

7 Temmuz - Tutukluluk kararları, UEFA açıklamaları ve yalanlar

04.17 gibi bir saatte, Futbolda şike iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında, 20 kişiden 15'i tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi. Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde mahkemeye sevk edilen 20 kişiden Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri Şekip Mosturoğlu ve İlhan Ekşioğlu, Fenerbahçe Spor Kulübü Alt Yapı Koordinatörü Cemil Turan, sözleşmesi dondurulan Eskişehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Sivasspor Kulüp Başkanı Mecnun Otyakmaz, eski futbolcu Ümit Karan, futbolcu Korcan Çelikay, Ahmet Çelebi, Yusuf Turallı, Abdullah Başak, Bülent İbrahim İşcen, Tamer Yelkovan, Mehmet Yenice, Sami Dinç ve Ali Kıratlı tutuklanarak Metris Cezaevine gönderildi. [26]

Bunun böyle olacağı da belliydi. Zira CMK 100 kapsamında suç örgütü kurucusu veya üyesi olmakla soruşturulanlar hakkında tutuklu yargılanma talebinde bulunulabiliyor, uygulamada da mahkemelerimiz %90 bu yönde karar veriyordu. Kanunun istisnai bir yol olarak sunduğu tutukluluk kararı, ne yazık ki ülkemizde mutada dönüşmüştü. [27], [28] Ancak bu durum elbette medya tarafından bu şekilde ele alınmadı, "Bu işin bittiği, suçun kesinleştiği, Fenerbahçe'nin kesssin küme düşürülmesi gerektiği" talepleri "Fenerbahçe Ergenekon" gibi süper bağlantılar veya eski Genelkurmay Başkanları'nın Fenerbahçeli olması gibi harika suç unsurları ile desteklenerek bir kere daha gazeteler, radyolar ve televizyonlardan kamuoyuna iletildi. Zirve ise Telegol programındaydı. Programda polisin soruşturmayı 10 üzerinden 10 puanlık gerçekleştirdiği ve bir sanat eseri olduğu ifade edildi. [29]

Fatih Çekirge'nin yazısı da gerçek bir sanat eseri olarak yükseldi. Çekirge yazısında Amerikan Başkonsolosluğunun Bağımsızlık Günü daveti sırasında üst düzey bir emniyet yetkilisi ile sohbet ettğini belirtiyor, yetkilinin kendisine "Fatih bey, hiç kimsenin şüphesi olmasın. Meslek hayatımın en kapsamlı dört dörtlük bir polis operasyonudur bu. Bütün hazırlıklar tamdır." dediğini ifade ediyordu. [30] Yazıya emniyete ne kadar güvendiğini, içinin süpper rahat olduğunu belirterek devam eden Çekirge'nin, bu kadar dört dörtlük bir operasyonda şikeyi Fenerbahçelilerin kimle yaptığını, Emenike, Sezer ve Mehmet Yıldız'ın neden serbest bırakıldığını, Bucaspor maçında şike yaptığı iddia edilen futbolcuların neden gözaltına alınmadığını, medyaya hangi sebeple bilgi servis edildiğini, neden bu zamana kadar 6222 sayılı kanun kapsamında ciddi bir şike delilinin henüz ortaya çıkmadığını, Emniyet'in açıklama yapmasının doğru olup olmadığını, 19 Maçta şike yapıldıysa bunun kale direkleri veya out çizgisi ile mi yapıldığını sormadığını da bu sayede öğrendik. Çekirge, meslektaşlarının bir çoğu gibi, gazetecilik yapmak yerine "yüksek yerlerde tanıdıkları olan güçlü adam pozu" vermeyi tercih etmişti.

Emenike'nin çilesi bitmemiş olacak ki, serbest bırakıldıktan sonra bu sefer Yabancılar Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Medya da hemen Emenike'nin çalışma izni olmadığı, sınır dışı edilebileceği, başına çok kötü şeyler geleceği yönünde haberler geçmeye başladı. [31] Oysa medyanın heyecan ve şehvetle ele alıp, kamuoyuna yansıttığı her şey gibi bu da gerçek dışı çıkacaktı. Emenike serbest bırakıldı. Topuk Yaylasında kamp yapan Fenerbahçe takımına katıldı.

UEFA Basın Bürosu Sözcüsü, Alman radyo ve televizyon kuruluşu ''Deutsche Welle''nin (DW) Türkçe Servisine yaptığı açıklamada, bir suç ispatlanana kadar kendileri için masumiyet esasının geçerli olduğunu belirterek, kendileri tarafından Fenerbahçe'nin maçlarının askıya alınmasının söz konusu olmadığını söyledi. [32] Bu durum "acele edin, 15 Temmuz'da UEFA karar bekliyor, Fenerbahçe küme düşürülsün, Bankasya birinci lig, birinci lig Bankasya" tezahüratları ile başı dönmüş kitlenin ve şok edici gelişme, flaş olay, skandal, işte şikenin belgesi/delili/ispatı/kararı yayını yapmakta olan medya tarafından hoş karşılanmayacak UEFA'nın "Şayet, elde edilen delillerden kafanızda 'şike yapıldığına dair' yüzde bir şüphe oluşsa bile gereğini yapın. Yönetmelik ve talimatlar ne diyorsa onu yapın" dediği ileri sürülecek [33] ancak UEFA'nın hiç de böyle demediği, tam tersine masumiyet karinesine güçlü bir vurgu yaptığı, suçu ispatlanana kadar kimsenin suçlu addedilemeyeceğini beyan ettiği ortaya çıkacaktı. UEFA lige el koyabilir, UEFA Fenerbahçe'yi kabul etmeyebilir diye yazı yazan medya mensuplarının neden bu şekilde davrandığı, neden medyaya yalan haber sızdırıldığı, neden CAS'ın verdiği Porto'ya ilişkin kararı ve UEFA kurallarını dikkate almadıklar, hala anlaşılamadı.

Bir başka ilginç nokta "Futbolda şike soruşturmasında, Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören ile kulüp yöneticilerinden Serdal Adalı, Fenerbahçeli milli futbolcu Emre Belözoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu eski Başkanı Mahmut Özgener ile birlikte bazı yönetici ve görevlilerin şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınacak." haberiydi. Haberde "Beşiktaş Kulübü binasında arama yapıldığı sırada polis, görevlilere Serdal Adalı'nın odasının olup olmadığını sormuştu. Dün akşam satlerinde özel uçağıyla Beşiktaş'ın kamp yaptığı Avusturya'nın Salzburg şehrine giden Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören takımın kamp yaptığı otele girişi sırasında gazetecilerin konuyla ilgili sorusu üzerine "Ben de şimdi duydum. Konuyla ilgili fazla bilgim yok" dedi." ifadeleri geçiyordu. [34] Hala kimse Yıldırım Demirören ve Serdal Adalı'ya hiçbir şey sormadı, İbrahim Akın'ın şahsiyeti şike yaptığı iddialarıyla toplum önünde zedelenmesine rağmen, soruşturmaya alınmadı. Haberler yalan mıydı, yalansa kim bu yalanları medyaya sızdırmaktan hangi amacı güdüyor, bir türlü öğrenilemedi.

"Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım'ın şike konuşmaları teknik takibe takıldı." başlığıyla bir takım konuşmalar medyada yer aldı. Şikenin delili olduğu söylenen
"İşçen: O arkadaş caddede beni bekliyor.
Yıldırım: Sen bak o .... söyle bize yardım etsinler. Tamam mı? Yani belli etmeden yardım etsinler.
İşçen:Tabii ağabeyciğim tabii, sen rahat ol..." konuşmasının ise biletlerle ilgili olduğu ortaya çıkacaktı. [35]

"İşte Şikenin Resmi" başlıklı haberler de medyada yer bulmaya başladı. Mecnun Otyakmaz ile Nihat Özdemir'in de bulunduğu bir grubun fotoğrafı şikenin delili olarak sunulmaktaydı. Bucaspor - Fenerbahçe maçının devre arasında yapılan bir konuşma da yine paranoid bir şekilde şikenin deili olarak sunuldu. Halbuki hem Fenerbahçelilerin hem de diğer takım yöneticilerinin maçtan önce bir araya gelip yemek yemesi, görüşmesi vaka-i adiyedendi, hem de maç kritik Bucaspor maçının devre arasında iki yöneticinin kendi aralarında kazanacağız, merak etmeyin diye heyecanlı konuşma yapması olağan bir şeydi. 6222 sayılı kanunun şike tanımı kapsamında bir şike delili hala yokken, her fotoğraftan ve konuşmadan spekülasyon üretme, iddiaları desteklemeyecek delilleri yorumlayara, kompozisyon içerisinde yeniden sunma gibi yöntemler yoğun şekilde devam ediyor, medya da bu servislere şevkle aracı oluyordu. [36]

8 Temmuz - TFF'nin Eski Başkanları, Yeni Başkanları

Önce Hukukçular açıklama yaptı. "Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre, sporda yaşanan şike olaylarına ilişkin emniyetin açıklamasını değerlendiren Spor Hukuku Enstitüsü Genel Sekreteri avukat Emin Öztürk, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün “tespit edildi”, “delillendirildi” gibi net ifadeler kullanarak açıklama yapma yetkisinin olmadığını söyledi. Öztürk, “Bu olay soruşturma aşamasında. Bu tür konular çok önemli, bunlara dikkat edilmesi gerekli. Açıklama soruşturma açısından biraz sıkıntı yaratabilir” dedi. Öztürk, şöyle devam etti: “Emniyetin bu tür ifadeleri kullandıktan sonra açıklamasının kesin bir karar niteliği taşımadığını da söylemesi gerekliydi. Öncelikle emniyetin basına açıklama yapma gibi bir yükümlülüğü yoktur. Asıl problem emniyetin elinde olan teknik takip, bilgi, belge ve fotoğrafları basına sızdırmasıdır. Bu durum yargının doğru bir şekilde yürütülmesini engeller. Bazı kişiler çeşitli fotoğraflarla günlerdir basında zaten peşinen suçlu ilan edildi.”" [37]

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ise şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında savcılık sorgusunun ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılmasının öncesinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan Aziz Yıldırım'ın tedavi gördüğü Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelerek, Aziz Yıldırım'ı ziyaret etti. [38]

Günün ilginç olayı ise TFF'nin şimdi ki başkanı değil, eski başkanı Mahmut Özgener hakkındaydı. Önce şöyle bir haber çıktı: "Polis, telefon görüşmelerinin ardından yaptığı değerlendirmelerde kesin ifadeler kullanarak, şike soruşturması kapsamında şüpheli olduğu açıklanan Özgener’in şike faaliyetlerinden haberdar olduğu ve Aziz Yıldırım ile çıkar ilişkileri içinde bulunduğunun altını çizdi. Polis raporunda, 9 Mart saat 08.42’de soyadı bilinmeyen Ahmet isimli bir kişi ile konuşan Mahmut Özgener’in, Işın Çelebi’ye de küfür ettiği belirtildi." [39] Polis tabi nasıl "alt" çiziyor, nasıl "çıkar ilişkisi" tespit ediyor bunlar tartışılmaya muhtaçken, Özgener ile Aziz Yıldırım arasındaki bir takım telefon görüşmeleri medyaya yansıdı. Görüşmeler şöyleydi:

"MAHMUT ÖZGENER: Beşiktaş hemen açıklama yapmış, Yıldırım efendi pazartesi cevap verecekmiş.
AZİZ YILDIRIM: Verse ne olur kafanı takma.
ÖZGENER: Tamam, Levent’in selamı var.
YILDIRIM: Bu pazartesi günkü adam için Oğuz konuşsun, bir şey istediğimiz yok ama bu Beşiktaşlı mı değil mi?, bizi aradan çıkarmasın.
ÖZGENER: O etki altında kalmaz.
YILDIRIM: Yine de uyarsın.
ÖZGENER: Tamam başkanım merak etme.
YILDIRIM: Olmazsa onunla gelsin.
ÖZGENER: Merak etmeyin.
YILDIRIM: Ben korkuyorum
ÖZGENER: İnşallah iyi geçecek." [40]

Ancak bu görüşmelerde ve medyaya yansıyan diğer görüşmelerde (a) Hiçbir şekilde Mahmut Özgener'in şikeyi bildiğini gösteren bir şey yoktu (b) şike hakkında bir şey yoktu. Dahası bu görüşmelerden Fenerbahçe kulüp başkanının hakem ataması yaptığı da iddia edildi ancak, esasında olan hakemin etki altında kalmaması için uyarıda bulunması talebiydi. Bu iddialar da büyük manşetlerinin aksine, iddiayla alakasız içeriğe sahiptiler ve deliller de hala şikeyi göstermiyordu.

Milliyet ve çeşitli gazeteler ise Tesis parasının şikeye gittiğini iddia edecekti. Haberde aynen şöyle geçiyordu: "Yıldırım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak 19 Nisan 2011’de Ankara’ya gitti. Yıldırım, Başbakan Erdoğan’dan, FB tesislerinde kullanacağını belirterek, 5 milyon TL federasyon yardımı talep etti. Erdoğan’ın bu talebe olumlu cevap verdiğini Yıldırım daha sonra Özgener’e iletti. 21 Nisan 2011 günü de Özgener, Yıldırım’a paranın onaylandığı bilgisini verdi. Bu paranın kulübe aktarılmasından sonra 29 Nisan 2011’de kulubün Mali İşler Müdürü Tamer Yelkovan, Fenerbahçe’nin oynayacağı maçlar için şike faaliyetleri yürüten kişileri tek tek yanına çağırıp görüşme yaptı. Bu görüşmelerde, federasyondan alınan paradan şike faaliyetlerinde kullanılmak üzere aracılara para verildiği saptandı." [41] Halbuki hiçbir saptama bulunmuyordu. Aziz Yıldırım'ın savunmasında bu paraların belirtilen şike amacıyla kullanılmadığı, zaten iki ayrı taksitle alındığı ortaya çıktı. [42]

Medyaya bir çok bilgi sızdırılıyor ancak bu iddiaları ispatlayacak hiçbir şey ortada gözükmüyordu. İddialar iddia üstüne binip, polis fezlekelerinden, tutanaklarından bölümler fütursuzca medyada yer bulurken, bütün hukuk kuralları çiğneniyor, hatta ispatın en temel kuralı olan delil göstermeye bile gerek duyulmuyordu.

9 Temmuz - Vay anasını

Günün en önemli olayı sağlık sorunları sebebiyle Aziz Yıldırım'ın bir adliyeye bir hastaneye gitmesi oldu. Bir kısım medya mensubu bunu Haberal'a benzetecek, tansiyon ve şeker hastası, böbreğinde kist olan, kalbinden rahatsız bir adamın saatlerce emniyet sorgusuna çekilmesi sonucunda rahatsızlanması ile dalga geçecek kadar izanı şaşıracaktı. Bunu destekleyen geniş kitle Yıldırım ile dalga geçerken, en sonunda hastalanma hakkı bile görmeyecek kadar kör bir nefret içerisinde olduklarını da bizlerin görmesini sağladı. [43]

Günün sonunda İstanbul Adliyesi'nde Savcı Mehmet Berk tarafından sorgulanan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, sorgusunun ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Aynı gün Aziz Yıldırım'ın ifadesi çeşitli medya gruplarında yer aldı.

En önemli olay Fenerbahçe Yönetim Kurulu'nun açıklamasıydı. [44] Açıklamada şunlar söyleniyordu:

Yargısız İnfaz
Bu inancımız doğrultusunda Başkanımız ve Yöneticilerimizin gözaltına alındığı Pazar gününden bu yana saygıyla süreci takip ettik. Bizler yürütülmekte olan sürece saygı duyuyoruz. Ancak belirli bir kesimin henüz kesinleşmemiş delil ve kararlar üzerinden yargısız infaz yapmalarını ibretle izliyoruz ve bunu kabul etmiyoruz.
Gizlilik ilkesi ihlal edilmektedir
Üzülerek görüyoruz ki bizim saygı ile takip ettiğimiz süreçte soruşturmanın gizliliği ilkesi her geçen gün daha da artarak ihlal edilmektedir.
Yargısız İnfaz ve Linç Kampanyası
başkanımıza uygun görülen muameleye ve Fenerbahçe’ye karşı sürdürülen bu yargısız infaz ve linç kampanyasının hukuki durumu maalesef içler acısıdır. Soruşturma safhasında gizlilik esas olmasına rağmen, bir nevi halkla ilişkiler kampanyası yürütülüyormuş gibi bir sürü medya mensubu kirli bilgilerini, yanlış kanaatlerini ve düşüncelerini kesinleşmiş, ispatlanmış ve hükme bağlanmış kararlar gibi takdim etmekte, bunu bekleyen yorumcular da buradan devam ederek yargılamadan infaz etmektedirler.
TFF'nin ciddiyeti ile bağdaşmaz
elillerin ne olduğunun net olarak bilinmediği iddianamenin bile yazılmadığı bir süreçte basında çıkan haberler yada yapılan yorumlar üzerine kulübümüzün şampiyonlar ligine katılması ya da küme düşürülmesi konusunda karar vermek Türkiye Futbol Federasyonu gibi bir kurumun ciddiyeti ve ağırlığı ile bağdaşmaz
Suçlamalara inanmıyoruz
Hal böyle iken biz başkanımız ve yöneticilerimize isnat edilmeye çalışılan suçlamalara inanmıyoruz


10 Temmuz - İsyan ve Tutuklama
Medyanın yürüyüş gerçekleşmeyeceği yönündeki anlamsız haberlerine rağmen, binlerce Fenerbahçe taraftarı adalet isteği ile önce Topuk Yaylasında sonra Caddede toplandı. Saatlerce süren, Köprüye kadar uzanan yürüyüş, emniyet güçlerinin orantısız ve anlamsız biber gazlı şiddeti ile son buldu. Medya, bir kere daha binlerce insanın protesto yürüyüşünü ve adalet isteğini görmezlikten geldi. Biber gazlı orantısız müdahaleye ise yer vermedi.

Aziz Yıldırım hakkında talep edilen tutuklu yargılanma kararı mahkeme tarafından kabul edildi. Zaten CMK 100 ve uygulama ışığında beklenen bir karardı.

3 Temmuz'dan bu güne kadar:

1- Emniyet birimleri açıkça hüküm vererek adil yargılanma ilkesi ve ilgili genelgelere aykırı davrandı, en sonunda soruşturma açıldı,

2- Soruşturmanın gizliliği ilkesi sayısız defa ihlal edildi,

3- Masumiyet karinesi yok edildi, zanlılar peşinen suçlu kabul edilerek kamuoyunda manevi itibarları linç edildi,

4- Fenerbahçe 19 maçta şike yapmakla suçlanırken, Korcan ile artık futbol oynama kapasitesi belli Ümit Karan dışında hiçbir futbolcu tutuklanmadı. Bir çok futbolcunun adı geçmesi, ima edilmesine rağmen ifade vermeye bile çağrılmadı,

5- 6222 Sayılı Kanun kapsamında şike suçunun unsurlarına net olarak sahip olduğu gözlenen Serdal Adalı ile İbrahim Akın arasında böyle bir konuşmanın varolup olmadığı, yoksa hangi amaçla medyaya sızdırıldığı, medyanın bunu neden servis ettiği, bu haberi neden takip etmediği, böyle bir konuşma bulunmuyorsa neden açıkça kamuoyuna sunmadığı ve Beşiktaş Asbaşkanı ile Başkanını zan altında bırakmaya hakları olup olmadıkları hala açıklanmadı.

6- Teşvik primi vermeye çalıştığı iddia edilen Trabzonspor Kulübü hakkında bu güne kadar hiçbir bilgi medyaya yansımadı ancak 11 Temmuz sabahı Sadri Şener gözaltına alındı. Bu yazıyı yazarken Sadri Şener'in hangi gerekçeyle gözaltına alındığı belirsizliğini koruyordu.

7- Tutuklananların yarısı FİFA sınavının sorunlarını çalmakla itham edilirken, altı üstü 15 kişiyle 19 maçta nasıl şike yapılabileceği belirsizliğini korudu,

8- Kanun 14 Nisanda çıkmasına rağmen ve uzun süre "14 nisandan öncesi geçersiz ondan sadece Fenerbahçe soruşturuluyor" açıklamaları gazetelerde yer bulurken, bu tarihten önceki maçların neden sorulduğu, bu maçlarla ilgili şüphenin ne olduğu, bunlar da soruşturmaya dahil ise neden başka maçların da dahil olmadığı anlaşılamadı, TFF'nin 14 Nisandan önceki maçlarda da şike tespit ederse ceza verebileceğine yönelik hükümler, görüşler ise seçimlik olarak gözardı edildi, Fenerbahçe yaparsa ceza verilsin, başkasına 6222 sayılı kanun kabul edilmedi ki denilsin gibi çarpık bir mantık hakim oldu,

9- Kasıtlı olarak manipüle edilmiş bilgiler, servis edilen haberlerin filtresiz yayınlanması ile medya korkunç bir habercilik yaptı. Kamuoyunu bilgilendirme görevi olan medya, hukuk kuralları konusunda hassasiyet göstermedi, hukukun evrensel ilkelerini gözardı etti, demokratik bir topluma yakışan vazifeyi yerine getirmedi,

10- Henüz soruşturma safhası dahi bitmeden, iddianame bile hazırlanmadna, mahkeme kovuşturma safhasına dahi geçmeden, birinci derece mahkemesinde dava görülmeden, bu davanın temyizi gerçekleşmeden ve nihai hüküm oluşmadan her tür karar peşin hükümle verildi, TFF'ye korkunç bir baskı uygulandı ve amir CAS kararlarına muhalefet edecek şekilde karar vermesi beklendi.

Operasyonun amacının ne olduğu hala bilinmiyor.

Türkiye'de şikeyi temizleyeceği, alnı ak tertemiz bir sürece girileceği müjdeleri verilirken yapılan bunca hukuksuzluk, soruşturma kapsamının darlığı, tek bir kulübü ve belirli şahısları esas alışı, medyanın gösterdiği 28 şubat süreci vari hizmet ise akıllardan çıkmayacak şekilde duruyor.

Gelişmeleri takip edeceğiz.


[1] http://www.ntvspor.net/h...operasyonu
[2] http://www.ntvspor.net/...operasyonu
[3] http://webtv.hurriyet.com.tr/...arama.aspx
[4] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...18165173
[5] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...18162776
[6] http://webtv.hurriyet.com.tr...yapti.aspx
[7] http://www.ntvspor.net/haber/...sike-operasyonu
[8] http://papazincayiri.blogspot.com/...gelisi.html
[9] http://www.aksam.com.tr/...52693h.html
[10] http://www.internetspor.com...v=1310114024
[11] http://papazincayiri.blogspot.com...deliller.html
[12] http://www.haber1903.com/...h1523.html
[13] http://haber.gazetevatan.com/m...Gundem
[14] http://www.habervitrini.com/i...542375.html
[15] http://www.dipnot.tv/...-olacak.aspx
[16] http://www.ajansspor.com/...ama.html
[17] http://www.ntvspor.net/haber/s...-yayin
[18] http://www.gazeteport.com.tr/haber/...iddialari
[19] http://www.ntvspor.net/...edildi
[20] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...18187835
[21] http://papazincayiri.blogspot.com/2011/07/...bilgi.html
[22] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...18202504
[23] http://www.internethaber.com/...358156h.htm
[24] http://t24.com.tr/haberdetay/155374.aspx
[25] http://webtv.hurriyet.com.tr/...operasyonu.aspx
[26] http://www.ntvspor.net/...--canli
[27] http://papazincayiri.blogspot.com/...ne-olacak.html
[28] http://webtv.hurriyet.com.tr/...aspx
[29] http://www.youtube.com/w..._embedded
[30] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...18195430
[31] http://gundem.milliyet.com.tr/.../default.htm
[32] http://spor.mynet.com/haber/...-aciklama/37841
[33] http://www.sabah.com.tr/...yapin
[34] http://www.sabah.com.tr/...supheli
[35] http://www.htspor.com/...yani-belli-etmeden
[36] http://www.takvim.com.tr/...-resmi-198414340014
[37] http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/...8202504
[38] http://www.dha.com.tr/...183311.html
[39] http://www.hurriyet.com.tr/...18200676.asp?gid=362
[40] http://www.internethaber.com/...358173h.htm
[41] http://gundem.milliyet.com.tr/.../default.htm
[42] http://www.sabah.com.tr/...paging=4
[43] http://www.ntvspor.net...--gun--canli
[44] http://www.fenerbahce.org/...tentID=25221
Devamı ...