18 Haziran 2011
Gönüllerin Şampiyonu, Hakemler ve Medya Üstüne
Geçen yıl kıyısından döndüğümüz 5’te 5’i bu yıl yaptık. Futbol dışı branşları da futbol kadar büyük bir heyecan ve stresle takip eden taraftarlar için müthiş bir haz bütün branşlarda şampiyonluğu kutlamak. En az iki ay herhangi bir Fenerbahçe maçının stresini, heyecanını yorgunluğunu yaşamayacağım için omuzlarımdan bir ton yük kalkmış gibi hissediyorum.
Sonunda şampiyon olduğumuz bir maçtan sonra hakemler hakkında bir şeyler söylemek pek doğru karşılanmayabilir ama dün maçtan sonra bile sinirim geçmedi. Hakemler tam anlamıyla rezil bir maç yönettiler. Recep Ankaralı, Alper Özgök, Erşan Kartal üçlüsü muhtemelen seriyi yedinci maça götürmek için yüksek yerlerden aldığı talimatları sonuna kadar uyguladılar. Zaten basketbol federasyonu başkanının kupa töreninde olmaması da herhalde serinin yedinci maça gideceği konusunda içinin rahat olmasından kaynaklanıyordur.
Oktay Mahmudi’ye teknik faul verdikten sonra gözlerinin içine baka baka ettiği küfüre yarabbi şükür dediler, ilk yarı sonunda Caner topa ayakla müdahale etmesine rağmen Oğuz’a ayakla müdahale çalıp topu Galatasaray’a verdiler. Shipp’in yarım metre dışarıdan girip attığı sayıya basket verdi gözünün önünde olmasına rağmen Recep Ankaralı. Son periyot Emir’in içeriye Ukiç’e verdiği pasta Ukiç şut atarken Haluk’un yaptığı faulü çalamayıp ribaunt mücadelesinde Lavrinoviç’e son derece ucuz bir faul çaldılar ve Galatasaray iki atış kullandı. Emir’in iki turnikesinde de basket faul var, hakemlerden ses yok ve maçın en kritik yerinde Tutku’dan dışarı çıkan topu görmeyip topu Galatasaray’a verdiler. Alper Özgök topu Galatasaray’a verdikten sonra açısı daha iyi olan ve aslında topun Tutku’dan çıktığını gören Recep Ankaralı’ya doğru koşuyor Fenerbahçeli oyuncular ama Recep Ankaralı ben gördüm deyip kararı değiştirebilecek yüreğe sahip değil. Şampiyon olduk diye bu hakem rezaletinin hiç dile getirilmemesi tuhaf. Kaybettiğin maçtan sonra ağlama zırlama olarak görülebilecek bir şeyi asıl en güçlü anında yapacaksın ki inandırıcılığın olabilsin.
Galatasaray için de bir şeyler söylemek lazım, benim anlamadığım bir şey var, birileri Galatasaray’a Fenerbahçe’nin dörtte biri kadar bütçe kullanacaksınız, sponsorunuz şu olacak aksi takdirde ligde yer alamazsınız diye bir kural mı koydu? Eğer Galatasaray kendimizden çok büyük bütçeli bir takıma karşı oynadık diye ikincilik kutlayacak duruma gelmişse taraftarı basketbola yatırımın neden Fenerbahçe seviyesinde yapılmadığını sorgulamayı seçmeyip, bizden daha bütçeli takıma karşı elimizden geleni budur havasına geldiyse ezeli rekabet bitmiş demektir. Sizi tutan mı var kardeşim, yapın yatırımınızı, daha iyi sponsor bulun eşit şartlarda yarışın, sanki eşit şartlarda yarışmamanın suçu Fenerbahçe’nin yatırımıymış gibi fakir fukara edebiyatı yapmaktan bıkmadınız mı hal?
Medya için de bir parantez açalım, maçları yayınlayan Spormax rezalet bir yayın performnasına imza attı. Özellikle daha önce de dalga geçtiğimiz, ikinci maç sonrası Ömer’e “biz bundan sonraki iki maçı Galatasaray’ın kazanacağını düşünüyoruz” sorusu soran hanım kızımız dün de Ermal’e “bize göre play-off serisinin iki şampiyonu var” diyor. Sen kimsin diye soramıyoruz maalesef kendine. Zaten medyadaki gönüllerin şampiyonu güzelleme törenleri böyle devam ederse FİBA seneye final serilerini oynatmadan iki şampiyon çıkması yönünde tavsiye kararı alabilir. Biz 1995’te Ülker’den çok daha az bir bütçeyle ve rezalet hakem performansına karşı finali kaybettiğimizde kimse gönüllerin şampiyonu falan dememişti. Bizim üç katımız yatırım yapan Eczacı’ya iki sene son anda şampiyonluk kaybedince yine gönüllerin şampiyonu olamadık, erkek voleybol takımımız ligin 5. bütçesine sahipken Arkas’a yarım puanla şampiyonluğu kaptırdığında da gönüllerin şampiyonu olamadık. Bu sene kaybedenler kulübünün üyelerinden bir ricamız var: Gönüllerin şampiyonu olma konusunda usul ve esasları düzenleyen gizli bir yönetmelik falan varsa bize de söylesinler. Niye biz kazanınca zuhur ediyor bu gönüllerin şampiyonu da biz kaybedince ortadan kalkıyor acaba?
Maç bitmiş şampiyon belli olmuş iki büyük takım 26 sene sonra play-off finali oynamış Türkiye’nin spor kanalı olduğunu iddia eden Ntvspor'da yayın yok. Gün boyunca 150 defa La Liga programı yapan İspanyol Muhipleri Cemiyeti doğal üyesi Ntvspor, Figo ve arkadaşlarının gösteri maçını yayınlamakla meşgul. Tabii Ntvspor’u bu yüzden eleştirince kimsenin umurunda değil, "abi adamlar Fenerli" diye eleştirince ancak taraftar bulanabiliyor.
Seri öncesi Polyanacı Galatasaray taraftarının vecizesine atfen bitirelim yazıyı, Galatasaray isminin olduğu her yerde umut vardır belki doğrudur da Fenerbahçe isminin olduğu her yerde de o umut itinayla çöpe atılır.
Devamı ...
26 Mayıs 2011
Ntvspor Fenerli mi ?
Bugün yine nontvspor hastalığı hortlamış, malum Fenerbahçe başarılı olunca diğer taraftarların nefret ihtiyaçları için günde iki doz bir Fenerbahçe'yle ilişikli nefret objesi bulmaları gerekiyor. Ntvspor'un bin tane eleştirelecek yönü varken bu kanalı protesto edenlerin en büyük gerekçesi Ntvspor'un Fenerbahçe lehine yayın yapması. Son Selçuk İnan transferinde Ntvspor Selçuk'un maliyetini yüksek gösterdiği gerekçesiyle Fenerbahçeli oldu. Gerçi Galatasaray'ın "sehven" eksik bildirimde bulunmasıyla tez havada kalacak ama tabi Fenerbahçelilik öyle bir günah ki her an bir yerlerden zuhur edebilir. (bkz: galatasaray'dan selçuk inan açıklaması)
Yahu bu Ntvspor bu kadar sıkı Fenerliyse Allahın her günü Fenerbahçe'yi ligi, rakip kalecileri, hakemleri, federasyonu, BM Genel Sekreterini satın almakla suçlayan Hıncal Uluç'a nasıl program yaptırıyor. Karabük kalecisinin açıklamalarına "üzerinde baskı var, normal", nüktedan başkan Şener'in Volkan Babacan'a yönelik şike imalarına "e çok baskı var başkan da bir şeyler söyleyecek" diyen Demirkol'un demirbaş olduğu bir kanal mı Fenerbahçe yanlısı kanal?
Fenerbahçeli Rıdvan yorum yapıyor diye özel şirket olan Ntvspor tarafsız değilse, o zaman benim verdiğim vergilerle Beşiktaşlı Sergen ve Galatasaraylı Hakan Şükür'ün yorum yaptığı devlet kanalı TRT de Fenerbahçe düşmanı oluyor bu mantıkla. Kanalların objektif olup olmadığını içinde bulunan yorumcuların ağırlığının hangi takımlı olduğuyla mı ölçeceğiz?
Mevzu aslında yine dönüp dolaşıp Fenerbahçe düşmanlığına geliyor. İnsanlar Fenerbahçeli bir kimlik gördüler mi onu bir şekilde büyük komplonun bir parçası olarak görme eğilimindeler. Fenerbahçeli olup da kirli olmayan hiç bir şey yok bu algıya göre. Sivasspor Başkanı Fenerbahçeli diye iki dakikada Fener'e maçı satacak adam diye yaftalanıyor, NTV'nin sahibi Fenerli diye Doğuş Grubuna ait arabaların birine binen Deumi'nin maç satacağından dem vurulabiliyor.
Bir kurumda Fenerbahçeli bir özne görmek o kurumun en ufak bir hatasının Fenerbahçe yanlısı olmasıyla açıklanabiliyor. Ntvspor'u eleştirecek bin tane yön varken, çok fazla futbol odaklı bir kanal olduğu, Euroleague'i eline yüzüne bulaştırdığı için eleştirmek dururken Fenerbahçelisiniz siz diye boykot etmek kör bir nefretin ürünü. Bu durum tekil ya da geçici bir durum değil. "Fenerli medya" geyiği yıllardır devam eden bir şehir efsanesi, daha önce de yazmıştım bu mesele medyada bizzat çalışanlara da öyle bir yük bindiriyor ki gerçekten Fenerbahçeli olan medya mensupları bu günaha ortak olmadıklarını ispatlamak için Fenerbahçeli olduklarının imasını bile yapamıyor hale geliyorlar.
Daha geçen yıl o zamana kadar takım sporlarının en büyük başarısını kazanmış Fenerbahçe Acıbadem için Bergamo maçından sonra "Fener'e Avrupa'da kupa hayal" diye manşet atan medya mı, twitter hesabında Fenerbahçe-Gaziantep maçı sırasında Fenerbahçe'yi yerin dibine sokan, şikeyle suçlayan adamın olduğu medya mı, 1959'dan beri Fenerbahçe'yi şampiyon yapacaklar diye her hafta bağıran adamın olduğu medya mı Fenerli medya?
Elinde çekiç olanın her şeyi çivi olarak görmesi gibi kafanızda bir Fenerbahçe nefreti varsa hangi kanalı açsanız o nefreti körükleyecek bir şeyi bulabiliyorsunuz. Hiçbir kanalda hiçbir Fenerli kalmasa bu sefer de Fenerbahçe Televizyonu taraflı yayın yapıyor diye kampanya başlatırlar.
Ntvspor bahane Fenerbahçe nefreti şahane. Devamı ...
31 Mart 2010
"Ntvspor'un Spordan Anladığı"
Ntvspor ilk açıldığında futbol dışı sporların bu kanalda bolca yer bulabileceğine dair derin bir umudum vardı. Spor olarak tematik bir ek kanalı olmadan bile basketbola Formula 1'e, atletizme zaman ayırabilmiş bir kanalın sadece spora odaklı kanalında bunların sayısının ve süresinin artacağını düşünmüştüm. Kurulduğundan beri bu anlamda Ntvspor tam bir hayalkırıklığı oldu. Futbol dışı programlarda bir çeşitliliği geçtim, eskiden Ntv’de zaman ayırabildikleri programların yerini bile futbol programlarıyla doldurdular. Ntvspor’un Euroleague konuşulan bir programı yok mesela, dostlar alışverişte görsün diye Beko Basketbol Ligi’nin suya sabuna dokunmadan konuşulduğu İhsan Bayülken-Murat Kosova lı bir program var sadece. Reklamları çıkarsa yarım saat ya sürüyor ya sürmüyor, voleybolda yine reklamları çıkardığımızda 15 dakika süren bir programları var Son Set diye. Fenerbahçe Acıbadem 4 gün sonra final-four oynayacekken bu 15 dakikayı da Eurochallenge üçüncüsü Avrupa Fatihi Galatasaray’a ayırmış Burcu Hakyemez dünkü programda mesela sağolsun. Böyle de gündemi takip eden bir program yani! Atletizmle ilgili bir tane bile program yok, Formula 1 ile ilgili program yok, tenis, diğer olimpik sporlar falan hak getire doğal olarak.
Haftanın 5 günü ekrana Rıdvan’ı koydun mu araya da Mehmet Demirkol’u Sergen’i kilitlersin oldu mu sana spor kanalı. Ntv ilk kurulduğunda spor haberlerinde Amerikan Buz Hokeyi maçlarının özetlerini bile verirdi. Arada sırada bile olsa Kenan Onuk hafta sonu atletizm konuşulan bir özel program falan yapardı, şimdi kapılarını tamamen kapatmış durumdalar bunlara, varsa yoksa futbol. İspanya ya da İtalya Liginden maç yayınlanmasına kimsenin bir şey dediği yok ama koskoca bir gündüz kuşağın var, bari buralara doğru düzgün diğer sporların da konuşulabildiği spor programları koyun da adınızın hakkını verin. Fuat Akdağ’dan çok nitelikli bir şeyler beklemiyorum, vizyonu bu zaten de, Murat Kosova, Erkan Arseven falan nasıl kayıtsız kalıyorlar bu duruma anlamış değilim. 7 gün 24 saat Rıdvan dinleterek araya da Burcuları serpiştirerek spor kanalı falan olunmaz biraz kendinize gelin artık.
Devamı ...