23 Ekim 2009
Oyuncuların Durumu ve Muhtemel Kadro
Biraz geç oldu fakat ancak vakit buladildim. Gaziantep maçında bazı futbolcuların neler yaptığına tek tek bakmak gerek. Eksik kadronun da etkisiyle özellikle ikinci yarıda çok dağınık oynadık. Bu dağınık oyuna rağmen kazanabilirdik fakat Daum geçen hafta sonu gerçekten çok formsuzdu. Yaptığı ve yapmadığı oyuncu değişiklikleri başımızı yaktı. Bunlar üzerinden bu hafta derbiye nasıl bir kadroyla çıkarız ona da bakalım.
Kazım
Kazım, takımda driplingle ilerleyebilen az sayıda oyuncudan olduğu için Daum tarafından as olarak düşünülmesini garipsemiyorum, fakat geçen hafta en geç 45. dakikada değişmeliydi, takımın açık ara en kötü oyuncusuydu çünkü. Sadece aldığı bütün topları ezip hücumun ritmini bozmakla kalmadı, takım savunmasına da çok büyük zarar verdi. Aşağıdaki 20 saniyelik video Olcan'ın direkten dönen topu. Pozisyonun biraz daha gerisi görüntülerde yok, fakat 3-4 saniye daha geri gidersek sağ kanatta Kazım'ın topu kaptırdığını görecektiniz.
Pozisyon bu. Kazım sağ kanatta topu kaptırıyor, o kaptırılan top bizden dönen topla başlatılan bir kontra olduğu için oyuncularımız hâlâ arkada. Topu kaptırması normal, muhtemelen kalabalık savunma arasında yardım alamadı ve kaptırdı denilir. Fakat pozisyonun devamında gördüğünüz gibi topu kapan adamın önünde 40 metre boşluk var, orayı geçiyor, Gökhan tarafından karşılanıyor. Sağda bir oyuncu daha bomboş. Top 60 metre yol alıyor fakat Kazım kadraja giremiyor. Videonun sonunda en son top giden oyuncu Kazım, yerine bakıyoruz, top gitmiş, kendi kanadından ortalanmış, direkten dönmüş ve Kazım 5 metre geri yürüyerek izlemiş. Topu kaptırabilirsiniz fakat bu kadar gamsız olmak yıkım getirir, getirdi.
Andre Santos
Burada da ilk gol öncesi Andre Santos var. Kendini taca atma hareketinin anlamı nedir? Neden yaptı bunu? Pozisyonun devamında gol oluyor. Pas yapıldıktan sonra taca atlamayıp hemen dönse ve devam etse gol pasını rahatlıkla engelleyecek. Golde Önder'in durduğu yer de facia fakat o kademe hatası der anlarız. Andre Santos ne yapmaya çalışmış onu anlamıyoruz.
Selçuk
Sene başından beri oynadığımız bütün rakiplerin bize havadan üstünlüğü var. Gaziantep maçında da bu değişmedi. O yüzden kimsenin sevmediği bir oyuncu olsa da Selçuk'un bütün maçlarda son 15-20 dakika oynaması gerek, özellikle de son bölümüne önde girilen maçlarda. Selçuk'un bir tane üstün özelliğini söyle deseler "hava hakimiyeti" olur. Takımda Lugano ile birlikte hava hakimiyeti olan bir iki oyuncudan, böyle maçlarda kesinlikle kullanmak gerek. Pas zaafiyeti yüzünden ana iskeletin bir parçası oup 90 dakika oynayamaz fakat havadan tehlike başladığında iyi bir savunma alternatifi olur, hem orta sahada hem ceza alanı içinde.
Guiza ve Kadro
Sene başından beri düzenli olarak güncellediğimiz bir istatik sayfamız var. Oyuncuların ne kadar süre alıp ne kadar skor katkısı verdiklerini görmek açısından faydalı. Aynı zamanda blog yazarları olarak maç sonları kendi aramızda oyuncuları oyluyoruz ve her hafta o puanları da güncelliyoruz. Tabii objektif bir ölçü değil fakat az çok fikir vermesi açısından faydalı oluyor.
Oradaki tabloya bakınca ilk dikkat çeken şey sene başından beri büyük tepki alan hatta benim bir ara "tek zayıf halka" ilan ettiğim Guiza. 8 maça 11'de başlamış, tek maçta yok. 11'de başladığı 8 maçta 8 galibiyet, oynamadığı tek maçta tek mağlubiyet. Futbol tanrıları belli ki çok seviyor bu adamı. Galatasaray maçına yetşisse iyi olacak.
O tabloya bakarak mevkilerinde en fazla süre alan oyuncularla muhtemel Galatasaray maçı 11'i yaptım. Oyuncuların yanlarında da bizim 10 üzerinden verdiğimiz puanlarla 9 haftada aldıkları ortalama puan var. Takımın en iyi 5 oyuncusu Alex, Emre, Bilica, Gökhan, Volkan. Herhalde 100 Fenerbahçeliye bunu sorsak doksanından aynı cevabı alırız, o yüzden puanlar tutarlı gibi görünüyor, içimiz rahat diyelim; kadroyu ve oyuncuların durumunu yorumlamayı size bırakalım.
Devamı ...
17 Ağustos 2009
Andre Santos Flip Flap
91'de bütün yarı sahayı geçip mükemmel bir gol atan Andre Santos'un maçta yaptığı başka bir şov. Spiker ne olup bittiğinin farkında değil ama tribünden yükselen sesten de anlayacağımız gibi tribün gayet farkında. Bu arada görüntüyü şu blogdan buldum, maç özetleri ve goller var, çok başarılı.
Devamı ...
23 Temmuz 2009
Araştırma: Cristian Oliveira Baroni & Andre Dos Santos
Görünen o ki yeni transferler Andre Dos Santos ve Cristian Oliveira, internetteki muhtelif görüntüleri ve kulaktan dolma birkaç bilgi dışında hepimiz için kapalı kutu. Cristian’ın defansif ortasaha olması ve Andre Santos’un sol açıkta oynuyor olması dışında pek birşey bilmiyoruz. Sanki şimdi Brezilya ligini takip eden ve her detayını bilen biriymiş gibi ahkam keseceğim sanılmasın, ancak elimizden geldiğince, öğrenebildiğimiz kadarıyla buraya not düşelim ki takımın gidişatı hakkında sohbet etmeye vesile olsun istedim; elbette profesyonel destek alarak. Brezilya futbolu hakkında kafaya takılan bir şey olduğunda ilk akla gelen adres olan TV Globo in São Paulo’nun yorumcusu Jon Cotterill’e masraftan kaçınmadık ve “papazın çayırı” olarak biz de sorduk Fenerbahçe’nin yeni transferleri Andre Santos’u ve Cristian Oliveira’yı. Kendisi sağolsun ilgilendi ve bildiklerini aktardı.
Öncelikle Cristian Oliveira’ya bir bakalim. Ahit uzunluğunda bir ismi vardır muhakkak kendisinin ama bize yetecek kadarıyla ismi “Cristian Oliveira Baroni”. Kaşını, gözünü, boyunu, kilosunu merak etmiyorsunuzdur diye tahmin ediyorum zira Radikal gazetesi spor servisi kinayeli bir yazıyla beraber bu konuyu açıklığa kavuşturmuş, takip etmişsinizdir(http://tinyurl.com/loujut). Kinaye kısmıyla ilgili daha sonra konuşulur elbet, şimdi o kısma girmiyorum. Kendisi officially bir defansif ortasaha oyuncusu ancak ileriye çıkmayı seven, güçlü bir oyuncu ve geçtiğimiz sezon mükerrer kereler ileriye çıkarak skora katkıda bulunmuş. Aşağıdaki videolarda da görüleceği gibi kendisi Aziz Yıldırım’ın tabiriyle “öpen futbolcu” statüsünde değerlendirilebilecek derece de azimli ve güçlü bir oyuncu.
Takıma katıldıktan sonra, Daum’un bu aralar dilinden düşmeyen “Yeni Fenerbahçe Zihniyeti” içerisinde Cristian Oliveira’nın nereye tekabül edeceği muamma ancak görünen o ki Selçuk ve Deniz’in genellikle oyna(yama)dığı ve eskiden Aurellio’nun ve Appiah’ın (sağ kanatta değerlendirildiği zamanlar dışında) bulunduğu mevkide yer alması kuvvetle muhtemel. Selçuk ve Deniz’den farklı olarak bileklerine hakim ve sahada geniş alanı idare edebilen biri. Yani, özlediğimiz, beklediğimiz “basan, koşan, pres yapan, ve hatta neden bilmiyorum ama ısıran/öpen” defansif ortasaha özelliklerine sahip biri. Defansın hemen önünde topu alıp ileriye taşıması ve ofansı rahatlatması, özellikle de bunu Alex ve Emre’nin geriden topu alıp taşımasına engel olarak, oyunu ileriye kolaylıkla ve süratle taşıyarak yapması sanırım bizim için en önemli faydası olacak. Misal bu özelliklerini kullanarak, Paulista Eyalet Şampiyonası'nda Corinthians'ın Sao Paulo'yu 2–1 mağlup ettiği yarı final maçında attığı golle takımına galibiyeti getirmişti.
Bunlara ilave olarak, Aurelio ve Appiah kadar defansif özelliklerinin de üst düzey olduğu söylenebilir zira sahada geniş alanları idare edebiliyor ve koşan, hırslı bir futbolcu. Yani sonuç olarak uzun zamandır bahsi geçen iki yönlü (hem defansif hem ofansif yönü kuvvetli) ortasaha arayışımız, Cristian Oliveira ile son bulmuş olabilir. Son olarak da bu sezon 51 maçta 8 gol atmış, onu da belirtelim.
http://tinyurl.com/d3qmod
http://tinyurl.com/mnwkm2
“Andre Clarindo dos Santos” ise Brezilya da defansın solunda oynayan bir futbolcu ancak bir defans oyuncusu değil. Siz okurken fark etmeyebilirsiniz ancak yazarken fevkalade mantıksız görünen bu cümle, düşünmeye biraz daha şans tanıyınca giderek mantıklı hale geliyor, bence siz de deneyin.
Şöyle ki bu cümleden sonra akla ilk gelen isim Ümit Özat oluyor, sonra Andre Santos’un topla yaptıklarını, kanat ortalarını (düşünün bir de sol ayakla orta açıyor) ve genelde bulunduğu mevkiyi görünce aradaki farkı anlamak kolaylaşıyor. Öyle görünüyor ki Fenerbahçe’de defansın solunda değil, Uğur Boral’ın oynadığı (ve hatta bence Özer’in oynayacağı) sol açıkta değerlendirilecek.
Andre Santos’u farklı yapan, kendisinin iyi orta yapmakla kalmayıp, iyi orta yapabilecek noktaya kadar topa hakim olabilmesi ve dribbling yapabilmesi. Arkasında Carlos’a daha az iş bırakıp adamı çok yormadığı gibi ve onunla birlikte hızla kanattan çizgi boyunca atağa çıkabilir. Dahası Sağda Topuz’un solda Andre Santos’un olduğu bir takımda oyunu kanatlara yığmak artık çok daha kolay olacaktır ve oyuna zenginlik kazandıracaktır. Uğur Boral’ın ilerlemeye korkup Carlos’la paslaşıp hızlı kanat ataklarını bitirdiği, Ümit Özat’ın Himalayalar’a orta açtığı günleri umarım bu sayede geride bırakacağız. Şimdi haksızlık yapmayalım, elbette Ümit Özat da mücadele ve azim konusunda istatistiklere bakıldığında başarılı bir futbolcuydu ancak şunu demek de abes kaçmaz sanırım; artık sağ kanattan taca çıkan sol kanat ortalarını daha az göreceğiz gibi.
Andre Santos’un iyi bir frikikçi olduğunu da sanırım yazmama gerek yok, onu da muhtelif yerlerden okumuşsunuzdur ancak bi de görelim be hacı diyenler için link aşağıda. Son olarak Andre Santos 98 maçta 25 gol atmış, bu da bi kenarda dursun..
http://tinyurl.com/ldt69b
Verdiğim bilgiler elbette başta da söylediğim gibi Jon Cotterill’in değerlendirmeleri ışığında yazılmıştır zira Brezilya ligi konusunda ahkam kesebilecek haddimin olmadığını baştan belirtmiştim. Ve yine bu bilgiler “Yeni Fenerbahçe Zihniyeti” içerisinde nasıl şekillenecek bunu zaman gösterecek, ancak performans/ihtiyaç düzleminde görünen o ki Aykut hoca başarılı iki transferin altına imzasını atmış.
Eğer kağıt üzerindekiler sahaya da yansırsa ve kısa sürede uyum içinde oynayan bir takıma ulaşılırsa; defanstan hızlı çıkabilen, teknik kapasitesi yüksek bir ön libero sayesinde özellikle Alex ve Emre’nin ofansif özelliklerini daha ön plana çıkartan, hem ortadan hem kanatlardan etkili ataklar yapmaya müsait, bu sayede oyunun yönünü sıklıkla değiştirebilen, kanat oyuncularının golcü vasıfları sayesinde pozisyon zenginliğine sahip bir Fenerbahçe izleyebiliriz gibi görünüyor.
Devamı ...