21 Nisan 2010
Yönetimin Bilica Açıklaması Üstüne

Fenerbahçe yönetimi Bilica konusunda bir açıklama yaptı.
“Bilica'nın; futbol sahasında yaptığı sportmenlik dışı davranışın cezası, futbol oyun kuralları kitabında saptanmış olup; müsabakanın hakemi de bu kurala uygun şekilde; sarı kart ile futbolcumuzu cezalandırmıştır.”…… Kulübümüz; kendi iç disiplin talimatları, sözleşmesel şartlar ve bunlara ilişkin hukuki düzenlemeler çerçevesinde, olayın gereğini yapmıştır. Kulübümüz için; bu konu kapanmıştır.Ne kadar da tanıdık bir üslup değil mi. Sanki işkence yapan polisler hakkında tenezzül edip iki satır bilgi veren bir Valilik açıklaması, ya da yolsuzluk yapan bir bürokratla ilgili suya sabuna dokunmak istemeyen bir Cemil Çicek basın toplantısından alınma sözler gibi.
Açıklamanın üstte alıntıldağım bölümünü bir değerlendirelim, Fenerbahçe yönetimi sportmenlik dışı hareketin sahada olup biten bir şey olduğunu düşünmüş, yine Silahlı Kuvvetlerin soruşturma sonucundan bilgi verir gibi bir üslüpla iç disiplin talimatlarına göre cezayı verdik, olay bizim için kapanmıştır demişler. Şimdi Fenerbahçe yönetimine soruyorum? Adamın yaptığı hareket milyonların gözünün önünde cereyan etmiş, pek çok insanın abartılı ya da normal tepkisini çekmiş, sen bu adamın hareketinin sportmenlik dışı olduğunu kendin de kabul etmişsin ama kamuoyuna “biz ceza işini aramızda hallettik “ minvalinde bir açıklama yapıyorsun.
Kamuya mal olmuş ya da kamu vicdanını rahatsız eden bir eylemin cezası verilecekse böyle verilmez. Cezayı tüm kamuoyuna duyurursun ki kulüp olarak böyle olaylar karşısında ilkelerin olduğunu, aynı şeylere tevessül edecek diğer sporculara da böyle bir olaya kalkışmamaları gerektiği mesajını vermiş olursun. Eğer “Bilica’ya ceza vermeye gerek duymuyoruz” gibi bir açıklama yapılsa bunu haklı bulmasam da anlarım ama “biz aramızda hallettik sizi ilgilendirmez” anlayışı maalesef artık kulüpte iyice içselleştirdiğimiz doğu tipi despotizm örneği.
Bilica’nın özel hayatına yönelik suçlamalara karşı oyuncunun kulüp tarafından desteklenmesini anlarım, haklı da bulurum, gerçekten de adamın öğrenim durumundan, çocuk sayısına kadar bütün niteliklerini afişe edip haklı bir ahlaki konumda olmasına rağmen adi bir üslup kullanmayı tercih eden insanları eleştirirsiniz ama oyuncuyu linç kampanyasından koruyorum diye "biz öpüşüp barıştık bizim için kapandı mesele" diyemezsiniz.
Ömer Aşık kulübe karşı yasal haklarını kullandığı ve ihtarname çektiği için iyileşmesine rağmen ve takımın ona çok ihtiyacı olmasına rağmen kadroya giremiyor. Sen bir sporcuyu sözleşmeden kaynaklanan hakkını kullandığı için kızağa çekeceksin diğer sporcunun yaptığı spor ahlakına yakışmayan hareketi sineye çekip hiçbir yaptırımda bulunmadan, bulunsan bile bunu afişe etmeden devam edeceksin. Sporcuya verilen mesaj şu “Başkana karşı gelirsen ne olursa olsun cezalandırılacaksın ama kulübün gelenekleriyle ters düşen Fenerbahçe’nin temsil ettiği değerleri kirleten sporcuysan bir çaresine bakarız”.
Fenerbahçe pek çoğumuzun övündüğü gibi bir futbol kulübü değil binlerce sporcunun spor yaptığı altyapıdaki pek çok gencin sarı lacivert çubuklu formayı ilk kez giydiğinde heyecandan titrediği devasa bir organizasyon. Sportmenlik dışı davranışları kendi bünyenizde cezalandırmazsanız Tanıl Bora’nın bugün Radikal’de dediği gibi kürekten yüzmeye atletizmden basketbola altyapıdaki oyunculara spor etiği konusunda ne söyleyeceksiniz.
Devamı ...








