22 Mayıs 2012

Federasyonun Wild Card Ahlaksızlığı ve Uyuyan Yönetim


Fenerbahçeli olunca her gün başka bir acayipliğe uyanıyoruz, Gregor Samsa’nın bir sabah böcek olarak uyanması gibi her sabah başka bir garipliğin içinde buluyoruz kendimizi. İki gündür CEV’in Şampiyonlar Ligi için wild card’ı son Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe’ye değil de Galatasaray’a vereceği söylentileri artık yüksek sesle dile getiriliyordu, açıkçası her ne kadar Fenerbahçe Yönetim Kurulu’na bu konularda zerre kadar güvenmesemde bu kadar büyük bir hak çiğnemeye karşı sessiz kalıp bunu kabul edebileceklerini düşünmemiştim. Sağolsun beni bir kere daha yanıltmadılar.

Futboldaki Şampiyonlar Ligi’ne katılmama mevzusunun aynısıyla karşı karşıyayız. SS subayı federasyon başkanı Erol Ünal Karabıyık’ın CEV’in Fenerbahçe’ye wild card vermeme gerekçelerinin hepsi tamamen uydurma ve karar alındıktan sonra ulan bir şeyler söyleyelim diye söylenmiş sözler. Bu karar Türkiye Voleybol Federasyonun dahli olmadan alınmadı, CEV kafasına göre Türkiye’den şu takımı alayım ben diye karar vermedi, bizzat Türkiye Voleybol Federasyonu başkanının yönlendirmesinin bu kararda etkili olduğunu biliyoruz. İşin daha kötü tarafı Fenerbahçe yönetimi de böyle bir karar alınabileceğini, Federasyon Başkanı’nın tescilli bir Fenerbahçe düşmanı olduğunu bile bile bu kararın çıkmaması için kılını bile kıpırdatmadı.

Çanakkale’deki erkekler play-off finalleri sırasında otel lobisinde Hakan Dinçay’ı görüp yanına gittim. İyi akşamlar dileyip sade bir taraftar olarak sene başında kadınlarda Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna mal olan statü değişikliğine itiraz edip etmediğimizi merak ettiğimi belirtip bu konuyu sordum.
Bu konuda belgelerle açıklama yapacağız, Federasyon Başkanı yalan söylüyor Çarşambayı bekleyin
dedi. Aradan dört-beş Çarşamba geçti ortada bir açıklama falan yok tabi. İkinci soru olarak da bu sene federasyon seçimlerinde Erol Ünal Karabıyık’ı devirmek için birşeyler yapılıp yapılmadığını sordum. Dinçay,
bizim kimsenin koltuğunda gözümüz yok
dedi.
Fenerbahçe’nin koltuğunda gözü olanların koltuğunda da mı yok
dedim bir şey söylemedi.

Şimdi sen 3 senedir seni alaşağı etmek için çevirmedik dolap bırakmamış, değiştirmedik statü koymamış bir adamı ordan indirmek için hiçbir şey yapmıyorsan tutup şimdi "ah bunlar niye bizim başımıza geliyor" diye ağlanıp sızlanma hakkın yoktur.
Erol Ünal Karabıyık CEV’in sunduğu gerekçelere kendisi inanmış mı acaba da bizi gerizekalı yerine koyuyor. Ülke federasyon başkanı olarak bu ne biçim gerekçe diye sormak yerine çok iyi oldu haklı adamlar noktasına gelmesi Fenerbahçe düşmanlığının geldiği nokta açısından ibret verici bir düzey gerçekten.

Fenerbahçe CEV’in belirlediği otelde kalmamış da, yok onların istediği formayla seromoniye çıkmamış da böyle ergen sevgili kaprisi bile olamayacak gerekçelerle Wild Card verilmemesi normalmiş. Ulan bir Allah’ın kulu da demiyor ki iki sene önce Cannes’ın anonsçusu maçı resmen manipüle ederken, Arkas’ın anonsçusu bu yıl Novosibirsk maçında servis atan rakibin kulağının dibinde mikrofonla “İzmir uyuma” diye bağırırken neredeymiş bu CEV. Bırak herhangi bir yaptırımı, para cezasını ilgili kulüplere bir tane resmi uyarı göndermiş mi? Olayın federasyon ayağı rezil ama beklenmedik değil. Bu adamın Fenerbahçe aleyhine bir fırsat bulsa kulübü kapatmayı isteyecek kadar azılı bir Fenerbahçe düşmanı olduğunu cümle alem biliyor peki Fenerbahçe yönetimi bu cinayeti göre göre nasıl suspus oluyor.

Fenerbahçe'nin voleybol şubesinin nasıl yönetildiği son üç aydır muamma. Universal ile sponsorluğun ne olduğu belli değil, koç gitti hangi koç gelecek o belli değil, CEV'le ilişkileri güya düzenleyecek Violet Duca'nın nerde olduğu belli değil,şube yöneticisi Hakan Dinçay transferini görüşeceğiz ama Kim'e ulaşamıyoruz diyor kız aynı gün Twitter'de takım arkadaşlarıyla yemek yerken resim paylaşıyor, taraftar tepki göstermesin diye oyuncular fazla para istiyor diye hedef gösteriliyor Ve bunun üstüne böyle skandal bir kararla wild card alamıyorsun. Kimse yok 3 Temmuz, yok şartlar şöyle düşmanlar şöyle falan bahaneleri bulmasın. Futbolda Şampiyonlar Ligi’ne katılmamayı bir katakulliyle kaybetmişsin, bu konularda ne kadar dikkatli olman gerektiğini biliyorsun kalkıp da Federasyonu aradan çıkarıp CEV başkanı Meyer'e bir telefon açamıyor musunuz arkadaş. Avrupa Şampiyonu’nun bir sonraki sene Şampiyonlar Ligi’ne katılamayıp lig dördüncüsünün gitmesi nerde görülmüş şu kararın alındığı bir yerde Fenerbahçe yöneticisiyiz diye utanmadan nasıl insan içine çıkacaksınız?

Takım Trabzon’da linç olmaktan kurtulur emniyete teşekkür edersiniz, Avrupa Şampiyonu olur havaalanında biber gazı yer tek kelime etmezsiniz, CAS davasına namus davası deyip ülke çıkarı diye geri çekersiniz, polis, provokasyonla 55.000 kişiyi gazlar, polisle işbirliği yapmaya hazırız dersiniz, hem Fenerbahçe’ye operasyon yapıldı deyip hem bizzat operasyon yaptığını iddia ettiğiniz adamların yakınlarını yönetime alırsınız, ilk icraat olarak Zaman Gazetesi’ne koşup cemaate barış mesajları veren bir yöneticiyi Divan Başkanı yaparsınız.

Size nasıl güveneceğiz bu kulübün haklarını koruma konusunda Allah aşkına ?

Taraftar gecesini gündüzüne katmış, mitinglerde helak olmuş,coplanmış, biber gazı yemiş, varını yoğunu kulübe adamış kazancının %10 unu kulübe vergi olarak ödeyeceksin deseler onu bile seve seve kabul edecek konumdayken Fenerbahçe’nin menfaatlerini korumakta bu kadar korkakça davranmayı Fenerbahçe tarihi affetmez. Fenerbahçe’nin çıkarlarıyla ülkenin çıkarları tamamen ayrıldı artık. Biz biber gazı yiyenlerin çıkarını savunun istiyoruz, siz biber gazı atanlarla kolkola girmekten çekinmiyorsunuz. Hepinize yazıklar olsun.

Devamı ...