10 Mayıs 2012

Hayatta Hiçbir Şeyimiz Naz Olmadı Senin Kadar



Lâkin şu son yaşanandan sonra "Sen de başını alıp gitme, ne olur" diyemiyoruz artık. Husule gelen şey bir büyük burukluk ki kelimeyle anlatılır gibi değil. Bir kaç cümleyle denemek gerekirse anlatmayı:
Fenerbahçe'ye süre vermek değil, bunu cümle âleme duyurmak güzel olmadı. Mahremi ayak altına almak oldu. Hiçbir şey eskisi gibi olmaz artık.

Bizim gibilerden fazla kalmadı Naz. Taş çatlasa bir kaç bin varız belki. Fazladan şeddeli eşşşekler gibi biliyoruz, sözleşme ile bağlanan oyunculardan belli hassasiyetlerin beklenmeyeceğini ama yine de bazen, bazı oyunculardan bekliyoruz işte.

Tövbe, 1970'li yıllarda Semih Bayülken tayfası şubeyi neredeyse keyfen kapatınca son ana kadar bekleyip ağlaya ağlaya başka kulüplere giden erkek voleybolcuların tavrını beklemiyoruz. Görece güzel zamanların, fazla güzel insanlarını uğurlayalı uzun zaman oldu ama hiç değilse biraz daha lisan-ı münasip mi desek?

Yok, biz anlatamayacağız galiba. En iyisi biz sana bir tanıdığını tavsiye edelim Naz kardeşim.

Yıllar önce bir Dicle deplasmanı dönüşü, Sabiha Gökçen çıkışında bekleyen taraftarlara gelip, orada bulunan herkese hitaben "Senelerdir voleybol oynuyorum ama hayatımda bu kadar büyük bir sahiplenme, bu kadar muazzam bir duygu görmedim. Hep birlikte bir fotoğraf çektirelim mi?" diye soran Çiğdem Can Rasna'ya bir danış. O sana neler hissettiğimizi açıklar. Vesileyle kaptanımıza saygılarımızı ilet lütfen.

Sana gelince... Fenerbahçe'de kalsan da kalmasan da Allah yolunu açık etsin.
Devamı ...

11 Ekim 2011

Voleybol Federasyonunun Eyyamı ve Naz Aydemir Meselesi




Hatırlanacağı gibi Türkiye Voleybol Federasyon’u milli takım kampına davet edildiği halde gitmeyip kulübüyle antrenmanlara çıktığı gerekçesiyle Fenerbahçe oyuncusu Naz Aydemir’i ceza kuruluna sevk etmişti. Avrupa Şampiyonası bittikten sonra sessiz sedasız ceza kararı açıklandı.

TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞINDAN
Federasyonumuzca bugüne kadar sporcu, idareci ve diğer spor elemanları hakkında TVF Ceza Kurulunca verilen kararların ifşa edilmesinden özenle kaçınıldığı malûmdur. Ancak bugün bazı internet sitelerinde sporcu Naz AYDEMİR hakkında verilen ceza resmen duyurulmuş gibi bir izlenim yaratılmış, bu nedenle aşağıdaki açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.

Türkiye Voleybol Federasyonu Ceza Kurulu tarafından; sporcu Naz AYDEMİR hakkında TVF Ceza Talimatının 57. maddesi doğrultusunda işlem yapılarak kendisine "1 ay resmi yarışmalardan men cezası" verilmiş, sonrasında Kurulca takdir yetkisi kullanılmak suretiyle cezanın, aynı Talimatın 25. maddesi doğrultusunda yarı yarıya indirilerek 15 gün resmi yarışmalardan men cezasına ve bu cezanın da yine aynı Talimatın 14.2.1.2. maddesi hükmü uyarınca "2 resmi yarışmadan men" cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

Sporcunun cezası, Kulübüne tebliğ edilmiştir.

Saygıyla duyurulur
.
Şimdi duyurudaki garipliğe bir bakalım Ceza Kurulunca verilen kararların ifşa edilmesinden özenle kaçınılmıyormuş. Şimdi burda durup kardeşim siz manyak mısınız sorusunu sormamız gerekiyor. Ceza Kuruluna sevk ettiğiniz kişinin cezasını tabii ki ifşa edeceksiniz, iki maç men cezası vereceğiz ama kimse duymasın diye mi karar alıyorsunuz, Federasyon garabet açıklamaya devam etmiş ifadeye gel vatandaş "resmen duyurulmuş gibi bir izlenim yaratıldı ama biz kulübe cezayı tebliğ ettik" diyorlar. Yani cezayı kulübe tebliğ edip kamuoyuyla paylaşmayınca ceza resmi olmuyor bu anlatma ve ifade yeteneği olmayan Federasyon’a göre

Gelelim ikinci paragrafa. Voleybol Federasyonu Naz’a Ceza Talimatı'nın 57. Maddesine istinaden ceza verildiğini açıklıyor. 57. Maddeye bir bakalım
Yarışmada Görevlendirilen Hakem, Gözlemci, Temsilci, Saha Komiseri ve Diğer Federasyon Mensuplarına Karşı İşlenen Suçlar
Kaba, Müstehzî, Küçük Düşürücü Hareket

Madde 57 – Spor gezisi, kamp, kongre, kurs, seminer, konferans ve sair toplantı yerleri ile çalışma ve yarışma yerlerinde yönetici ve yetkili mercilere karşı spor disiplini ve terbiyesine aykırı harekette bulunanlar suçları daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde ihtar cezası ile cezalandırılırlar.
İhtar cezası gerektiren bu tür eylemi birlikte işleyenler bir ay yarışmalardan men veya o kadar süre ile hak mahrumiyeti ve/veya 5.000.-TL’ye kadar para cezası ile cezalandırılırlar.
Yarışmadan önce, yarışma sırasında veya yarışmadan sonra görevli hakemlere, gözlemci, temsilci, saha komiseri ve Federasyon mensuplarına kaba, müstehzi ve küçük düşürücü söz sarf eden veya bu kabil hareketlerde bulunanlar yirmi günden üç aya kadar yarışmalardan men veya bir aydan üç aya kadar hak mahrumiyeti ve/veya 10.000.-TL’ye kadar para cezası ile cezalandırılırlar.
Bu hareketler protokol tribününde yapılırsa verilecek ceza bir misli artırılır."


Naz’ın ceza kuruluna sevk edilmesinin gerekçesini yukarıda belirtmiştik mazaretsiz milli takıma katılmaması yani yukarıdaki maddeyle ilgisi yok. Ceza talimatında milli müsabakalara mazaretsiz katılmama diye bir ceza maddesi olmasa hadi diyeceğim geniş yorumla bu maddeye dayandırabilirler verecekleri cezayı ama kapı gibi bir madde var talimatta. Buyrun size madde 42

Temsilî ve Millî Yarışmaya Katılmamak

Madde 42 – Görevlendirildikleri hususu; telefon, faks, elektronik posta veya Federasyonun Resmî İnternet Sitesi yoluyla ilan edilmesine rağmen, ilgililerce geçerli bulunmayan nedenlerle veya mazeretsiz olarak temsilî veya millî yarışmaya, millî takım kadrolarında yer almasalar dahi millî takım hazırlık çalışmalarına, Federasyonun voleybolun imajını yükseltme amaçlı organize ettiği kutlama, gala, tanıtım, iletişim ve benzeri etkinliklerine katılmayan, geç katılan, çalışma ve/veya yarışma ve/veya faaliyet yerini terk eden kişi üç aydan bir yıla kadar yarışmalardan men ve/veya 10.000.-TL’ye kadar para cezası ile cezalandırılır.
Olayın mahiyetine göre ilgili teşekkül altı aya kadar yarışmalardan men ve/veya 20.000.-TL’ye kadar para cezası ile cezalandırılabilir.
Teşekküle verilen bu ceza yerine resmî yarışma adedi ile men cezası uygulanabilir.


Görüldüğü gibi Naz’a bir ceza verilecekse 57. Değil 42. Maddeye göre verilmesi lazım. Şimdi federasyon Naz’a 42. maddeye göre verilecek ceza daha uzun süreli bir ceza olduğu için bunu vermeyi göze alamayıp 57. Maddeye göre ceza vermiş. Sonra da yetkisini kullanıp yarıya indirmiş, onu da yine başka bir yetkisini kullanıp 2 resmi maçtan men cezasına dönüştürmüş. Tam anlamıyla ceza verelim ama fazla da gürültü kopmasın diye alınmış garabet bir karar.
Fenerbahçe kulübü de federasyonun açıklaması üstüne yine suyu sabuna dokunmayan cezanın niye verildiğine dair bir eleştiri yapmadan bir açıklama yayınlamış

Bayan Voleybol Takımımız Fenerbahçe Universal’in Milli oyuncularından Naz Aydemir’in cezai durumuna dair yanlış bilgilendirmenin önüne geçmek isteriz.

Milli oyuncumuz Naz Aydemir, Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Ceza Talimatı’nın ilgili maddesi uyarınca, ’2 resmi yarışmadan men cezası’ almıştır. Kulübümüze, 4 Ekim 2011 tarihinde tebliğ edilen bu karar neticesinde, oyuncumuz 5 Ekim 2011’de cezaya itiraz ederek; konuyu Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu’na taşımıştır. Spor kamuoyunun bilgisine sunarız.


Voleybol Federasyonu ‘nun işi gücü milli takım, gücü yetse ligi kaldıracak Ünal Efendi. Naz milli takım kampına katılmadıysa ve sen de mazaretini geçerli bulmadıysan ceza kuralını uygula. Şark kurnazlığı yapıp ceza verelim ama çok da tepki çekmeyelim diye aptalca işler yapma. Kaldı ki bir gün bile verilecek ceza sakat olduğunu söyleyen, bunu raporla belgeleyen ve bu yüzden milli takımda olmayan birisinin en temel insan hakkının ihlalidir. Voeleybol federasyonu dangalakça bir takvimle senenin yarısını milli takımda geçiren sporcuların yükünü hafifleteceği yerde sağlıklarını riske etmelerini istiyor. Yakında Cenk Akyol'la ilişkisini onaylamıyoruz diye de Naz'a ceza verirlerse şaşırmayacağım.
Fenerbahçe yönetimine gelince, sporcuları milli maçta küfür yiyip ıslıklanırken, milli takım kamplarında sakat sakat oynatılmaya zorlanırken sporcunuzu savunmayacaksınız siz ne işe yararsınız. Bu rezil federasyon başkanına milli takımı Kuzey Kore gibi yöneten bu başkana bu ne iş diye sesini yükseltmekten sizi ne esirgiyor.
Devamı ...

21 Eylül 2011

Naz Aydemir ve Milli Takım Meselesi



Dünya durdukça başımızda kalmasını dilediğimiz Voleybol Federasyonu dün ilginç bir kararla sakatlığı nedeniyle Milli Takım kampına katılmayan Naz Aydemir'i ceza kuruluna sevk etmiş. Gerekçesi de Naz'ın sakat olduğunu belirtip ameliyat olacağını söylemesine rağmen kulübünde çalışmalara katılmasıymış.

Voleybol Federasyonu'na göre bildimiz gibi ligler oyuncular, kulüpler falan tamamen teferruat. Önemli olan milli takımın başarısı. Daha iki ay önce yabancı sınırını yerli oyuncular fazla süre alsın diye düşüren hatta sahadaki oyunculara milli olup olmadıklarına, yabancı olup olmadıklarına genç olup olmadıklarına göre belli puanlar vererek maçları bir ALES sınavı sorusuna çevirecek önerilier sunan bir federasyondan bahsediyoruz.

Şimdi bu federasyona göre bir oyuncunun sakat olmasının kendini kötü hissetmesinin falan hiç bir önemi yok. Milli takıma çağrılmışsan ayağın kopsa da oynayacaksın. Ameliyat olacaksan 3 ay ertelersin olur biter, kariyerinin geri kalan kısmını riske atmak falan hiç bir şey ifade etmiyor. Naz'ın durumu özelinde Naz'ın ameliyat olup olmayacağı kendisine bırakılmış bir mesele. Doktorlar iki farklı tedavi önermiş birisi ameliyat içeren birisi içermeyen. Oyuncu bu iki alternatif arasında henüz tercihini yapmamış ancak kesin bir durum var ki bu oyuncunun şu an voleybol oynaması ya da kısa vadede voleybol oynaması imkansız. Voleybol Federasyonu'nun bunu bile bile Naz'ı ceza kuruluna sevk etmesi bu ülkede görmeye alışık olduğumuz otoriter zihniyetin aptal bir göstergesi daha.

Şimdi bu durumu geçelim, Naz gerçekten oynayabilecek fiziki durumda ve sakat değil, ancak milli takımda oynamak istemediğini belirtip kampa katılmıyor. Bizim bütün federasyonlarda Türkiye Liginde görev yapan herhangi bir milli sporcunun davet edilip de milli takıma gelmemesi cezai yaptırıma neden oluyor. Oysa adı üstünde milli takıma oyuncu "davet" edilir, gelip gelmemek milli takım için oynayıp oynamamak oyuncunun tasarrufuna bırakılmalıdır. Bir sporcunun milli takımda oynamak istememesi hangi nedenle olursa olsun gayet doğal bir haktır, kendini kötü hissettiği, heyecan duymadığı, milliyetçi bir söylemin içinde yer almak istemediği gibi nedenlerle birisi milli takımda oynamadı diye linç edilip spor kariyeri federasyon yönetcisinin iki dudağına bırakılıyorsa oraya ileri demokrasi değil Kuzey Kore denir.

Başkaları için son derece radikal ya da Fenerbahçe kibri falan gelebilir ama ben zaten özellikle 3 Temmuz'dan bu yana hiç bir branşta milli takıma oyuncu verilmesini istemiyorum. Federasyonların bu pespaye tutumlarını, Fenerbahçe'ye karşı hoyratlıklarını görüp de hala bu ülkenin sporuna Fenerbahçe'nin katkısını istemek de bana göre fazla iyimserlik. Naz'ın ceza kuruluna sevk edilmesinin ardından keşke Milli Takım kampından Eda ve Seda 'da bu duruma tepki gösterip ayrılsa ne kadar iyi olurdu.

Federasyon doktorlarınca sakatlığı gizlenen, milli takımda sakatken oynamadı diye ceza verilmesi istenilen sporcular umarım bir gün kurşun asker olmadıklarını anlarlar. Vicdani reddin yasal olması gerektiğini tartışırken milli takıma gitmedi diye oyuncuya ceza verilmesi kadar dangalakça bir uygulama olamaz. Fenerbahçe kulübü de taraftarı Naz Aydemir'in arkasındadır. Fenerbahçe'ye kupa verirken dünyanın en hüzünlü adamı olan Erol Ünal Karabıyık'ın egosuna Naz'ı feda ettirmeyiz.
Devamı ...

5 Haziran 2009

Voleybolda Çağ Değişimi



Geçen yıl Acıbadam grubunu eleştirmiştik sponsorluğun gerketirdiği ölçüde katkıda bulunmadıkları için. Bu sene Mehmet Ali Aydınlar şampiyonluktan sonra verdiği sözü tuttu ve yatırımı arttırdı. Transfer bombaları ardı ardına patlamaya başladı. Önce birinci sınıf bir smaçör olan Osmakroviç ardından sansasyonel bir Türk oyuncu transferi Naz Aydemir ve dün haberi gördüğümde gözlerime inanamadığım Gamova transferi. Seda'yla resmi sözleşme imzalanmasa da anlaşıldığı duyumları geliyor. Beşiktaş'tan İpek'i ve Vakıfbank'tan Nihan'ı da alacağımızı düşünürsek ve Aydınlar'ın söz verdiği bir yabancının daha geleceğini hesaba katarsak Şampiyonlar Ligi'nde ne kadar iddialı olabileceğimizi tahmin etmek zor değil.

Gamova transferi şimdiye dek Türkiye'de herhangi bir takımın yaptığı en dominant transfer. Geçen sene Gamova'nın en skorer oyuncusu olduğu Dinamo Moskova Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu'nu finalde 3-2 lik sonuçla kaybetti. Bizim mütevazı bir kadroyla perişan ettiğimiz Eczacıbaşı geçen yıl Final-Four oynamıştı. Bu verilerle ve taraftar desteğiyle bu sene Avrupa'da başarı hiç de zor değil. Zaten Final Four'a kalırsak organizasyonu büyük bir ihtimalle İstanbul'a alırız. Jenerasyonlarının ve poziyonlarının en iyi Türk oyuncuları Eda, Seda, Naz ve onlara eklenen üç süper yabancıyla bu takım Fenerbahçe kulüp tarihinin ilk Avrupa Şampiyonluğu için dev bir adım attı. Acıbadem'e teşekkür ediyor bu katkılarının devamını diliyoruz. Erkek voleybolda da aynı hamlelerin gelmesi ve diğer rakiplere inat Fenerbahçe'nin spor kulübü olarak kalması en büyük dileğimiz.
Devamı ...