26 Mayıs 2011
Türk Futbol Klişeleri #4
Kapalı Defanslara İş Yapmaz.

Ne zamandır bir şey yazmadığımız seriyi transfer sezonu canlandırsın. Geçen sezon Beşiktaş ve Galatasaray'a Avrupa Kupaların ön elemesinde adı bilinmeyen takımlar çıktığında o zamanlar NTV'de yorumculuk yapan Sergen'e takımlar hakkında fikrini sormuşlardı. Maçlardaki bütün pozisyonları "Ne yapmaya çalıştığını anlayamadım" diyerek analiz eden futbol uzmanımız Sergen, adını bilmediği her takımı "Valla şimdi tam bir kapalı kutu" diye analiz ediyordu. Bizim büyük takımlara transfer olan her forvet için adamın maçını 3 kere izlememiş yorumcuların ezberden söylediği sihirli cümle de "O takımda coşması kolay da kapalı defanslara karşı iş yapacak mı?"
Birincisi; Anadolu takımlarının kendi aralarında oynadıkları maçlar için özel, 3 büyükle oynadıkları maçlar için özel taktikleri falan yok. Tek farkı üç büyüklere karşı kendi evlerinde oynadıkları oyun deplasman oyunlarına biraz daha yakındır. Bu sezon ligimizde 1.35 gol averajını geçen sadece 6 takım vardı. 18 takımdan 12'si maç başına 1.35 veya altında gol atabiliyor yani. Birbirlerine "haydi buyur geç arkayı da bıraktık, takılın geniş alanda" deseler Hollanda ligi gibi 6-4 falan bitmesi lazım her maçın. 3 büyüklerle toplam 6 maç oynayan ve kalan 28 maçı iddia edilene göre çok geniş alanlar buldukları maçlar olan takımlar 1.35 gol ortalaması bile yakalayamamış. Bu kapalı defansa oynamaz dediğiniz adamlar sizin izlemediğiniz 28 maçı böyle oynuyor ve golleri o maçlarda atıyor.
İkincisi; bu sezon Fenerbahçe oynadığı 34 maçın 20 tanesinde 30. dakikaya önde girmişti. Ünlü kapalı defans teorisine göre bu Anadolu takımları gerideyken bile tüm güçleriyle defans yapıyorlar, gol falan atmaya uğraşmıyorlar. İlk yarım saati, sonra ilk devreyi, sonra üç çeyreği geride tamamlıyorlar ama son 5 dakika falan ne kadar gol lazımsa atar maçı berabere bitiririz diyorlar sanırım. Anadolu'dan çıkmış muhteşem bir taktik olmalı. Total defans futbolu: Skor ne olursa olsun gol attırmamaya oynuyoruz beyler.
Üçüncüsü; Alex de kapalı defanslara iş yapamıyordu, ikinci kere gol kralı oluyor. Fenerbahçe'nin 1. ligde en fazla gol atan ikinci oyuncusu oldu. Şimdi bu Alex kapalı defanslara gol atamıyorsa o zaman defanslar pek kapalı değil. Bunların altı kaval üstü şeşhane. O zaman neden güzel beyninizi yoruyorsunuz da her gelen forvet kapalı defansa iş yapar mı yapmaz mı onu çözmeye çalışıyorsunuz? Ha bu defanslar kapalıysa o zaman bizim Alex aslında kapalı defansa iş yapan futbolcu mu oluyor? O zaman Alex gibi 5 tane oyuncu koyalım orta sahaya, mesela orta sahamız Lincoln, Alex, Ricardinho, Yusuf Şimşek olsun. Kapalı defansa iş yapma taktiğimizle her maç 12 gol atarız, ligi toz ederiz.
"Anadolu takımında oynar da kapalı defanslara iş yapacak mı?" Arkadaşım Sergen misin yahu? "Bu adamı izlemedim, ismi de Drogba, İbrahimoviç veya Higuain değil o yüzden bilmiyorum, sırf transfer hakkında yorum yapmak için kapalı defans diyorum" de samimiyetinin önünde eğileyim.
Devamı ...
3 Ekim 2008
Türk Futbol Klişeleri #3
Basit Goller Yedik

Aslında bu serinin üçüncü yazısı için oldukça fazla malzeme vardı. Fakat ben en başından beri bu yazıyı tek başına domine edeceğinden emin olduğum bir insana, Süper Ligimizin tecrübeli hocalarından Rıza Çalımbay'a ayırmak istedim. Rıza Hocam zamanında Rizespor'un Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahip olduğunu söylediğinde garip karşıladığımı yazmıştım fakat bu yazıdan sonra hocamıza hak vermemek elde değil. Hocamızın çalıştırdığı her takım iyi, kadro oturmuş, teknik, taktik desen bir sıkıntı yok, oyuncular hocanın istediklerini yapıyor, sistem ders olacak nitelikte. Fakat Bundy Curse gibi bir kara bulut var, ayrılmıyor takımın tepesinden, hocamızın çalıştırdığı takımlar "basit goller" yiyor. Buna "basssit gol curse" diyoruz literatürde. Komplike gol ne, basit gol ne? İyi bir takım neden basit gol yer? Basit gol yemek şanssızlık göstergesi midir? Bunlara bir cevabımız yok. Yalnız Tuncay'ın İnönü'de son saniyede gol attığı ve Fenerbahçe'nin 2-1 kazandığı maçtan sonra da basit goller yedik demişti Rıza Hoca. Hani şu Anelka'nın orta sahadan tek başına taşıyıp dar bir açıdan vurup "ampül takma" deyimini futbol alemine gösterdiği gol. Bu gol basit olduğuna göre basit gol tanımı atılan gollerin % 90'ını kapsıyor olmalı. İşte lanetin kronolojisi:
Ankaragücü - 2004 (Ankaragücü - İstanbulspor)
Ankaragücü Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, istedikleri gibi oynayamadıklarını ve basit bir golle yenildiklerini söyledi. Çalımbay, iki takımın da çok fazla gol pozisyonuna girmediğini ifade ederek, “Bu kadar basit gol yemememiz lazım. Bir yan top gol oldu. İstediğimiz gibi oynayamadık. 1-0’dan sonra golü bulmak için yeterli şeyleri yapamadık. İstanbulspor da iyi direnç gösterdi. Üzgünüz” diye konuştu.
Beşiktaş - 2005 (Beşiktaş - Ankaraspor)
Karşılaşma içinde çok kötü hatalar yaptıklarını vurgulayan Rıza Çalımbay, “İstediğimiz futbolu tutturamadık ve de çok basit goller yedik. Şu anda tek düşüncemiz, Malmö maçı. Artık bu maça bakmak zorundayız. Çünkü çok kısa bir zaman kaldı.
Beşiktaş - 2005 (Beşiktaş - Samsunspor)
Rıza Çalımbay, maçtan sonraki basın toplantısını kısa tuttu, açıklamalarını yaptıktan sonra soru sorulmasına izin vermedi. Kartal'ın hocası, "Malmö maçından 2 gün sonra Samsunspor maçına çıktık. Bizim için bugün galibiyet önemliydi. Şanssız gidişe inşallah son verdik. Kötü günler bitti" diye konuştu. Çok çalkantılı günler geçirdiklerini anlatan Çalımbay, "Eskiden yaptığımız hatalardan ders aldık. Basit goller yedik. Arada bunları telafi etmeye çalışacağız. Diğer eksikliklerimizi de tamamlama gayretinde olacağız ve lige sıfırdan başlayacağız. Futbolcularımı gösterdikleri cesaretten dolayı kutluyorum" dedi.

Ankaraspor - 2005 (Ankaraspor - Trabzonspor)
Ankaraspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay ise Trabzonspor karşısında ihtiyaçları olan bir galibiyet aldıklarını söyledi. Çalımbay, karşılaşma öncesi galibiyeti hedeflediklerini belirterek, "Maça kötü başladık. Basit goller yedik. İkinci yarı herkes iyi bir oyun ortaya koydu. Sonradan oyuna dahil ettiğimiz oyuncularda görevlerini iyi yaptılar ve ihtiyacımız olan bir galibiyet aldık" dedi.
Ankaraspor - 2005 (Ankaraspor - K. Erciyes)
Ligde geçen hafta Trabzonspor deplasmanından 3 puanla dönerek büyük bir avantaj yakaladıklarını belirten Rıza Çalımbay, "Bu maçı da kazanarak avantajımızı artırabilirdik. İlk yarıda iyi bir oyun sergilemedik. İkinci yarıda pozisyon bulduk ama değerlendiremedik. Her zamanki gibi savunma hatalarından basit goller yedik" diye konuştu.
Ç.Rizespor - 2007 (Ç.Rizespor - Denizlispor)
Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, maçtan sonra yaptığı basın toplantısında, sezonun en güzel futbolunu oynadıklarını belirterek, "Çaykur Rizespor'a geldiğim günden beri belki de en iyi futbolumuzu oynadık. Bir takımın yapması gereken ne varsa hepsini yaptık. Pozisyonlar da bulduk ama maalesef oynadığımız futbolu skora yansıtamadık. Pozisyonları değerlendiremedik. Çok basit goller yedik. Bu maçın daha farklı olması gerekiyordu.
Eskişehirspor - 2008 (Eskişehirspor - Sivasspor)
Çok basit goller yedik. Sivasspor, ikinci yarıda üç forvetle bütün riskleri aldı. Bunu çok iyi değerlendirmemiz gerekiyordu. Son pas ve vuruşlardaki zaaflarımızı düzeltmemiz gerekiyor.
Türk Futbolu Klişeler Serisi
Devamı ...
12 Eylül 2008
Türk Futbol Klişeleri #2
Dikkat! Arsenal Peşimizde

Klişeler serisinin ilk yazısının ardından sıradışı bir klişe geliyor. Maç öncesi veya sonrası futbolcu değerlendirmesi değil, yöneticilerin sıradan sözlerle takım değerlendirmesi de değil... Bizim basın tutup Dünya'nın en büyük kulüplerinden birisini arka sayfa mankeni yapmış, hazır kalıp halindeki haberlerini kullarak haber yapmaya başlamış. Neden Arsenal, kimin fikriymiş bu, başka takım mı kalmamış, İnter gibi daha önce Türk oyuncuları transfer etmiş bir takım değil de Arsenal nasıl bunların ağına düşmüş? Merak edilen sorular bunlar. Üstelik bütün haberlerin başlığı aynı, yalan olduğunu kendiliğinden deklere eden başlık "Arsenal ....'in peşinde".
Arsenal Türk futboluna kafayı taktı, peşimizi bırakmıyor, sapıkça, manyakça, psikopatça peşimizde. Ayrıca Arsene Wenger'in verdiği haftalık raporlardan satır satır haberdarız. Bu haberlerin sadece bir kısmını aldım. Üstelik sonhaber, hemenogrenhaber, haber78, sporportakali gibi hiçbir ciddiyeti olmayan web haberciliği sitelerini es geçtim ve sadece en çok satılan gazetelerin ve ciddiye alınan internet sitelerinin haberlerini aldım. Arsene Wenger'in araştırmacı kişiliğime hayran kalıp benim hakkımda da olumlu rapor verdiği öğrenildi.
Eylül 2008 - F.Bahçe'de yeni sezona da süper bir başlangıç yapan ve resmi maçlarda 6 gol atan Semih Şentürk ile kaleci Volkan Demirel, Arsenal'in transfer gündemine girdi.
(http://www.sabah.com.tr/2008/09/04/haber,2A627FC6C9494DC9AA2F30B5E62FB9A3.html)
Eylül 2008 - Arsenal, Fenerbahçeli Stephen Appiah'a transfer teklifinde bulundu. Ancak Ganalı yıldız, bu öneriyi geri çevirdi.
(http://www.fotomac.com.tr/2006/06/24/ana106.html)
Ağustos 2008 - Arsenal, Mehmet Topal'ı almak için harekete geçti. 22 yaşındaki ön liberonun bonservisi için 5 milyon euroyu gözden çıkaran İngilizler, bu hafta Galatasaray yönetimiyle masaya oturacak.
(http://www.stargazete.com/spor/arsenal-topalin-pesinde-118664.htm)
Aralık 2007 - Manisa'daki performansıyla dikkat çeken Holosko'ya her gün yeni talip çıkıyor. Beşiktaş'ın da peşinde olduğu futbolcuya, Birmingham City ve Arsenal'den sonra Carlton Athletic de kancayı taktı.
(http://arsiv.sabah.com.tr/2007/12/20/haber,614D935791AD4820AFF182458F4336C0.html)
Haziran 2008 - EURO 2008'de Milli Takım forması ile oynadığı futbolla hayran bırakan Arda Turan'a, İngiltere Premier Lig takımlarından Arsenal talip oldu.
(http://www.fotomac.com.tr/2008/06/17/gal115.html)
Ekim 2007 - İngiltere Premier Ligi lideri ve kadrosunda kattığı genç isimler ile dikkat çeken Arsenal'in bu külüplerin başında geldiği ve Mesut'u uzun süredir takip eden Londra ekibinin bu transferi bitirmek için oldukça istekli olduğu da iddialar arasında.
(http://www.ajansspor.com/futbol/almanya/h/20071030/ingiltere_ozilin_pesinde.html)
Aralık 2006 - Başarı grafiğini giderek yükselten Beşiktaşlı Gökhan Zan’a, Arsenal talip oldu. İngiliz kulübü, ara transferde kadrosuna katmak istediği genç savunmacıya 6.5 milyon Sterlin teklif edecek.
(http://www.hurriyet.com.tr/spor/5590387.asp?gid=53)
Nisan 2008 - Milli Takımımızın genç yıldızı Nuri Şahin, Premier Lig'in dev kulübü Arsenal'e transfer oluyor. Borussia Dortmund'un futbolcusu olan ve geçtiğimiz sezon Feyenoord'a kiralanan Nuri performansıyla Arsenal'in teknik direktörü Arsene Wenger'in dikkatini çekti.
(http://sabah.com.tr/2008/04/19/haber,6B6475D2C9114EDD90ED782F5A9C7419.html)
Nisan 2008 - Arsenal Menajeri Wenger, Beşiktaş’ın eski teknik direktörüne, Delgado konusunda fikrini sordu, olumlu yanıt aldı. Bunun üzerine İngiliz ekibi, siyah-beyazlı oyuncuyla ilgilenmeye başladı. Arjantinli futbolcunun İtalyan vatandaşlığı bulunması da avantaj oldu.
(http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=518667&Date=19.04.2008&Kategori=spor)
Aralık 2005 - Beşiktaş’ın 2004-2005 sezonunda renklerine bağladığı İbrahim Akın’ın başına talih kuşu kondu... İngiltere Premier Ligi takımlarından Arsenal’in genç yıldızı uzun süredir yakından takip ettiği ve renklerine bağlama konusunda son derece ciddi olduğu ortaya çıktı.
(http://fanatik.ekolay.net/Fanatik/index.aspx?aType=Detail&catid=33&articleID=72515)
Şubat 2007 - Ankaragücü'nün alt yapısında forma giyen Abdülkadir Kayalı'ya büyük onur. 20 kez U-16 Milli Takımı'nın formasını giyen ve takım kaptanı olan Abdülkadir'i uzun süredir takip eden İngiliz Kulübü Manchester City, 12-20 Şubat tarihlerinde yapılacak spor akademisine davet etti. Geçen yıl Milli maçlar ve Ege Kupası'nda gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken genç futbolcuyu, Manchester City kulübünün yanı sıra Tothenham, Arsenal ve Juventus takımları da yakın takibe almıştı.
(http://arsiv.sabah.com.tr/2007/02/08/spo126.html)
Haziran 2008 - Galatasaray alt yapısında yetişen ve geleceğin yıldızı olarak görülen Semih Kaya'ya Arsenal talip oldu. Semih'in menajeri Ali Togutay, Arsenal'in genç oyuncuyu istediğini doğrularken, teknik direktör Wenger'in genç oyuncuyu kampa davet ettiğini söyledi.
(http://www.fotomac.com.tr/2008/06/18/gal105.html)
Haziran 2008 - İspanyol ve İngiliz gazeteleri, Fenerbahçe'nin transfer etmek istediği Mallorca takımında oynayan Dani Güiza'ya İngiltere'nin Arsenal kulübünün de teklifte bulunduğunu yazdı.
(http://www.ajansspor.com/futbol/superlig/h/20080625/arsenal_guizanin_aklini_celebilir.html)
Mayıs 2007 - Bu arada, "Hiç şüphe yok ki, Tuncay ile tek ilgilenen Real Madrid değil" diye yazan İspanyol gazetesi, Nihat Kahveci’nin de formasını giydiği Villarreal, İngiltere’nin Arsenal ve Yunanistan’ın Olympiakos takımlarınında bu futbolcuyla ilgilendikleri kaydedildi.
(http://www.milliyet.com.tr/2007/05/17/son/sonspo46.asp)
Devamı ...
5 Eylül 2008
Türk Futbol Klişeleri #1
Türkiye'nin En İyi Kadrosuna Sahibiz

Yeni bir yazı serisine başlıyoruz. Ne kadar güzel ifade edilirse edilsin, ne kadar doğru olursa olsun artık kimsenin inanmadığı, içi boşalan, Türk futbol camiasının kelime kapasitesini sınırlayan geyik cümleleri örneklerle sunacağız. "Önümüzdeki maçlara bakacağız" gibi Levent Kırca tarzı espri anlayışının bile eline düşenlerden çok orijinal gibi görünen, ama aslında herkesin kullandığı geyikler malzememiz olacak. Sizce Türkiye'nin en iyi kadrosu kime ait? Herkes kendi kadrosunun en iyi olduğunu söylüyor hem de aynı cümlelerle. Buyrun;
Temmuz 2000, Serdar Bilgili
BİLGİLİ kendine ve takımına güvenmesini de şöyle yorumluyor; Kim ne derse desin dünyanın en iyi antrenörüne sahibiz. Scala'ya güvenim tam. Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz.
Ağustos 2003, Sergen (Beşiktaş)
Daha ligin başındayız. Bu derenin altından çok sular geçer. G.Saray da iyi takım. Ancak biz hepsinden daha iyiyiz. Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz.
Eylül 2004, Nevzat Şakar (Trabzonspor Asbaşkanı)
Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar iddialı konuştu. Şakar, "Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz. Takımımıza ve teknik ekibe güveniyoruz. Kesin şampiyon olacağız. Ocak ayında transfer yapıp yapmayacağımız Ziya Doğan'a bağlı..."
Kasım 2004, Aziz Yıldırım
"'Fenerbahçe karıştı' diye manşetler atmak yanlış. Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz. 30 yıl sonra üst üste iki kez şampiyonluk yaşamak istiyoruz" dedi.
Nisan 2005, Ahmet Hassan (Beşiktaş)
Ahmed Hassan, takımdaki birlik ve beraberliğin üst düzeyde olduğunu ileri sürerek şöyle konuştu: "Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz. Fakat şanssızlık yakamızı bırakmadı. Diyarbakırspor karşısında berabere kalmasaydık ve G.Saray maçını kaybetmeseydik şu anda F.Bahçe ile şampiyonluk mücadelesi veriyor olurduk..."
Eylül 2005, Yıldırım Demirören
BJK Başkanı Yıldırım Demirören, taraftarlara umut dolu mesajlar verdi. Camia olarak Teknik Direktör Rıza Çalımbay ve ekibine çok güvendiklerini söyleyen Demirören, "Şimdi köstek zamanı değil, destek zamanı. Beşiktaş ruhuna sahip, savaşçı takımımızı sahada izlerken taraftarın coşkusuna şahit olmak beni de çok mutlu ediyor. Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz. Sezonun ilk maçlarında bu ışığı gördük" diye konuştu. Daha yolun başında olduklarını da vurgulayan Başkan Demirören, "Başarıya ulaşmak için daha önümüzdeki uzun bir yol var. Lig bir maraton gibi" dedi.
Mart 2006, Nobre (Fenerbahçe)
Hocamızın yaptığı eleştiriler dışında hiçbir sözü kaile almıyoruz. Hedeflerimize kilitlendik ve Türkiye’nin en iyi kadrosuna sahibiz. Herkes şampiyonluk peruğunu çekmecesinden, dolabından çıkarsın, havalandırsın. Perukları takmaya az kaldı!
Ağustos 2006, Yıldırım Demirören
Başkan Demirören, "Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz. UEFA Kupası'nda final oynayabilecek kalitede takım kurduk. Transfer için biraz bekleyelim. Takımı görelim ve karar verelim. Transfer gerekirse aralık ayında takviye yaparız" diye görüş bildirdi.
Kasım 2006, Umut (Trabzonspor)
"Bu sene bizim için en önemli şey şampiyonluk. 3 puanlık sistemde de ne olacağı belli olmaz. İnşallah Sivasspor maçıyla birlikte başlayan bir galibiyet serisi yakalayacağız. Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz" dedi.
Şubat 2007, Rıza Çalımbay (Çaykur Rize)
Takımda bir iki eksik dışında tam kadro olduklarını ifade eden Çalımbay, "Biz iki hafta sonra eksik ve sakat futbolcuların tam anlamıyla takıma katılmasının ardından bambaşka bir takım olacağız. Önemli olan bu iki haftayı kayıpsız geçmeliyiz. Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz. Benim onlardan tek isteğim kendilerine biraz daha fazla güvenmeleri. Kapasitelerinin biraz daha üzerine çıktıkları zaman çok iyi işler başaracağız" diye konuştu.
Temmuz 2007, Yıldırım Demirören
Beşiktaş, Türk futbolunun Şampiyonlar Ligi'ndeki en başarılı temsilcisi olacaktır. Çünkü Beşiktaş'ı bireysel değil takım olma özelliği ön plana çıkartacaktır. Taraftarlarımızın desteği ile yeni dönemde karşımızda hiçbir engel göremiyorum. İddia ediyorum Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahibiz. Bu kadro Süper Lig, Türkiye Kupası ve Şampiyonlar Ligi'nde büyük başarılara imza atacak güçtedir.
Mart 2008, Yıldırım Demirören
İnönü Stadı’nda yapılacak karşılaşma için özel prim verilmeyecek. Sahaya çıkın yüreğinizi ortaya koyarak mücadele edin. Türkiye’nin en iyi kadrosuna sahibiz. Rakibimiz de çok güçlü, yenilebiliriz de fakat 90 dakika formanın hakkınını verdiğinizde karşınızda kimse duramaz" dedi
Haziran 2008, Deivid (Fenerbahçe)
ATTIĞI gollerle Fenerbahçe taraftarının gönlünde taht kuran Deivid de Souza, sarı-lacivertli takımın önümüzdeki sezon çok başarılı işlerin altına imza atacağını savundu. Sambacı, "Türkiye’nin en iyi kadrosuna sahibiz. Büyük başarılar elde edeceğiz ve bunda iddialıyız. Yapılacak transferlerle daha iyi duruma geleceğimize inanıyorum. Kimse endişelenmesin" dedi.
***********************
Görüldüğü üzere Yıldırım Demirören açık ara birinci. Üstelik 2005, 2006, 2007 ve 2008'de aynı iddiayı tekrarlayarak istikrarını koruyor. İstikrarı bozmamak adına üç dört ay daha sabredip 2009 versiyonunu da patlatacaktır. Tabii 4 sene boyunca Türkiye'nin en iyisi olan kadronun şampiyonluk almamış olması da ilginç. Daha ilginci Rıza Çalımbay'ın Rize teknik direktörüyken Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahip olduklarını söylemesi. Dört büyüklerden bolca duyuyoruz bu iddiayı da Çaykur Rize için kullanılması fantastik bir hale sokuyor. Üstelik en iyilerinden birisi değil de en iyisi gibi net bir iddia var ortada. Yukarıda 13 haber var. Deivid haklı mı bu sene sonunda göreceğiz, fakat diğer 12 "en iyi" kadrodan sadece 1 tanesi o seneyi şampiyon tamamlamış. Başkanınız bu lafı söylüyorsa o seneden umudu kesin yani.
Devamı ...








